KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2023 E., 2022/1763 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2022
- Esas No
- 2020/2023
- Karar No
- 2022/1763
- Temyiz eden (davalı)
- ...Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...İnşaat Nakliyat Otomotiv Petrol Temizlik İthalat İhracat ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 11/12/2017 tarihinde yapılan denetimde, dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 11/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait ...plakalı tankere, başka bir bayi olan ...Gıda Petrol ve Tarım Ürünleri İnşaat Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait ...plakalı tankerden hortum vasıtasıyla akaryakıt ikmal edildiği tespit edilerek durumun fotoğraflandığı, bu kapsamda davacı şirketin dağıtıcı şirket haricinde akaryakıt ikmali yaptığı hususunun açık olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ....
İdari Dava Dairesi'nce; davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun'un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığı;
bu durumda, davacıya atfedilen "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek" fiili Kanun'un 8. maddesinde mevcut olmasına rağmen, bu fiilin karşılığı olan idari para cezasının Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmiş olduğundan, tespit edilen fiilin, "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" hâli olarak değerlendirilerek, 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin 2 numaralı alt bendi yasal dayanak alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirkete ait istasyonda yapılan denetimdeki tespitlere istinaden yapılan soruşturma neticesinde, davacı tarafından dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmali fiilinin işlenildiğinin tespit edildiği ve sabit olduğu anlaşılan bu fiili karşılığında idari para cezası uygulandığı, davacının mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/2023, K. 2022/1763, 20 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama