KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2127 E., 2021/1686 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2021
- Esas No
- 2020/2127
- Karar No
- 2021/1686
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrolcülük San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, bayisi olan … Pompa Sistemleri Otomasyon İnşaat ve Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda 12/07/2013 tarihinde yapılan denetimde, vaziyet planında yer almayan tank bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, dağıtıcı şirket olarak yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendine aykırı olduğu gerekçesiyle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca 250.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 12/07/2013 tarihinde yapılan denetimde … ve … plakalı tankerler ile akaryakıt ikmal edildiğinin görülmesi üzerine olaya müdahale edildiği, marker ölçümlerinin geçersiz çıkması üzerine ikmal edilen ürünlere ait 12/07/2013 tarihli ... seri, … numaralı, 19.667 lt motorin olan faturanın ibraz edildiği, ancak tartımda 17.000 lt ürün olduğunun görüldüğü, yer altında bulunan 1 ve 2 no.lu tanklarda yapılan marker ölçümlerinin geçerli sonuç verdiği, 3 no.lu tankın içerisinde ürün olmadığı,
ancak tankın dalgıç kısmı sökülerek yapılan kontrolde 190 cm yüksekliğinde ürün olduğu ve tank içerisinde ayrı bir bölmenin bulunduğu hususlarının tespit edildiği, buradaki ürünün marker ölçümlerinin geçersiz sonuç verdiği, denetim tarihi itibarıyla dava dışı bayinin, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket ile bayilik sözleşmesinin bulunduğu, akaryakıt istasyonlarındaki tankların otomasyon sistemine bağlı olmasının zorunlu olduğu,
bu tankların fiilen kullanılıyor olup olmamasının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı, ayrıca dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü oldukları ve bu yükümlülüğün bayide sürekli denetimi gerektirdiği dikkate alındığında dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce. Dairemizin … tarih ve E:…., K:… sayılı bozma kararına uyularak.
5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan ve bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlâl etmeleri hâlinde, dağıtıcı lisansı sahibine idarî para cezası verilmesini öngören kanun hükmü, 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değiştirildiğinden ve maddenin yeni hâlinde anılan düzenlemeye yer verilmediğinden,
davacı şirkete değişiklikten önceki fiilinden dolayı verilen cezanın dayanağının kalmadığı, bu itibarla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise idari para cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahibi tarafından ihlâl edilmesi hâlinde,
bu ihlâli yapan lisans sahibinin sözleşmeli bulunduğu dağıtıcı lisansı sahibi hakkında anılan değişiklik sonrasında yaptırım uygulanmasına hukuki olanak bulunmadığından, davaya konu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmüne dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen şekilde işlem tesis edilmesinin ise hukuka aykırı davrananların ödüllendirilmesi anlamına geleceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/2127, K. 2021/1686, 17 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama