İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2020/2461 K.2020/2475

Dava konusu istem: Davacı tarafından Kurulu'nun tarih ve sayılı kararına istinaden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Esas…

Esas2020/2461Karar2020/2475Tarih7 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.097 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2461 E., 2020/2475 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
7 Ekim 2020
Esas No
2020/2461
Karar No
2020/2475
Temyiz eden (davalı)
...
Karşı taraf ( davacı)
...
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.097 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından Kurulu'nun tarih ve sayılı kararına istinaden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca hakkında uygulanan 23/05/2014 olur tarihli ihtiyati haciz işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 02/05/2017 tarih ve E:2016/2446, K:2017/1262 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda. Mahkeme'nin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla davalı idareden; ...

A.Ş.'ne (Şirket) tarih sayılı Fon Kurulu kararının, ödemeye çağrı mektubunun ve ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği sorularak, edilmişse tebliğ tebellüğ belgelerinin gönderilmesinin istenilmesi üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davacının kanuni temsilcisi olduğu Şirkete gönderilen ...-TL tutarlı tarih ve sayılı ödemeye çağrı mektubu ile aynı tutarlı ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin Av.... tebliğ edildiğinin görüldüğü, Mahkeme'de görülmekte olan tarafları aynı bir başka ödeme emrinin iptali istemiyle E:... sayılı dosyaya kayden açılan davada verilen 10/03/2016 tarihli ara kararı ile.

Av. ... A.Ş.'ni temsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığı sorularak var ise temsil etme yetkisini gösteren belgenin dosyaya sunulmasının istenilmiş, davalı idarece verilen 11/04/2016 havale tarihli cevabi yazıda.

Şirketin ve Av. tebligata yönelik herhangi bir itirazlarının olmadığı, ödeme emri ve haciz varakasının iptali talebiyle Şirket tarafından Fon'a tebliğ edilmiş dava bulunmadığı belirtilerek Av. ilişkin Şirketi temsil ettiğine dair dava vekaletnamesinin dosyaya sunulduğu, Av. Şirketin başkan, müdür veya kanuni temsilcisi olmadığı, Şirket tarafından verilmiş dava vekaletnamesine dayanarak şirket adına düzenlenmiş ödeme emrini tebliğ alma yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, borcun tahsili için davacının kanuni temsilcisi olduğu Şirket hakkında usulüne uygun olarak takip yapılmadan, borç kesinleşmeden davacı hakkında takip yapıldığı,

davaya konu işleme dayanak borcun tahsiline ilişkin işlemlerin usulüne uygun olarak yürütülmeyerek, borcun kesin ve tahsil edilebilir duruma gelmemiş olduğu dikkate alındığında, dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, ihtiyati haciz işleminin ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emri öncesinde tesis edildiği, dolayısıyla ödeme emrinin iptaline ilişkin davada ödemeye çağrı mektubunun usulsüz tebliği gerekçesiyle verilen kararın ihtiyati haciz işlemini etkilemeyeceği, 6183 sayılı Kanun'un sistematiğinin, kanuni temsilcinin takibi için şirket hakkında cebri icra takibine başlanmasına ve bu kapsamda ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığını gösterdiği, davacının 15/05/1998 – 22/02/2000 tarihleri arasında ...

A.Ş.'de kanuni temsilcilik yaptığı, yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, bu şirketin tüzel kişi hakim ortaklarından olduğu, Kurulu'nun tarih ve sayılı kararı kapsamında takip başlatılan şirket hakkında yapılan araştırmada mal varlığının tespit edilemediği, dolayısıyla bu nedenle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacının sorumluluğuna gidildiği, kurala göre, amme alacağının şirketten tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması şartının oluşmasının yeterli olduğu,

kararın onanması halinde yeniden başlatılacak takip işlemlerinin, şirket gayrıfaal ve adresinden ayrılmış olduğundan, ilanen tebliğ edileceği, sonuç değişmeyeceğinden sadece şekil şartının yerine getirilmiş olacağı, bu durumun usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu, yargılama giderlerinin Fon'a yüklenmesinin bankacılık mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, bir borçlar hukuku sözleşmesi ile offshore borcunu üstlendiği, ortada tahsili istenebilecek bir kamu alacağı olmadığı, ...

A.Ş.'nin ’ın hakim ortağı olmadığı, hisse oranının %10 olduğu, Şirketin ve davacının banka kaynağı kullanmadığı, iyi niyetli olduğu, Şirket hakim ortak olsa bile sorumlu tutulamayacağı, davacının Offshore ile ilgili hiçbir kararda imzası bulunmadığı, bu konuyla ilgili bankalar yeminli murakıp raporlarında kendilerine herhangi bir sorumluluk izafe edilmediği, veya TMSF tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı, kendilerinin Şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, kendisini yönetim kurulu üyesi olarak gösteren belgelerin sahte olduğu,

Adli Tıp Kurumu'na gönderilen yönetim kurulu kararlarının tasdikli nüshalarının arka yüzlerinde, evrakın sahte olarak düzenlendiği tarihten yaklaşık 15 yıl sonra bir nüshasının noterden elden teslim alınması için atılan imzaların bulunduğu, Adli Tıp Raporları ile birtakım evrak üzerindeki basit imzaların kendilerine ait olduğunun tespit edilemediği, diğer evrak üzerinde imza bulunmadığı, Yönetim Kurulu kararlarının ön yüzlerinde hiçbir imza bulunmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ıslak imzalarını içermesi gereken asıl nüshalarının ne dava dosyasında, ne ilgili noterlerde, ne de TMSF nezdinde bulunamadığı,

kendilerinin yurtdışında olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtları ile sabit olan tarihlerde noter huzurunda imza atıldığına dair imza beyannamesinin düzenlendiği, Mahkeme'nin, imzalanmamış evrakın tasdikli suretinin arka yüzündeki evrakın bir nüshasını teslim almaya ilişkin imzayı; evrakın aslına, ön yüzüne ve hukuki içeriğine teşmil ederek karar verdiği, TMSF ile sulh ve ibra olunduğu, Mahkeme'nin Sulh ve İbra Sözleşmesi'ni de incelemesi ve bu sözleşmenin sorumluluğu kaldırıp kaldırmadığını tespit etmesi gerektiği, alacaklarının ...

A.Ş. ile ilgili" olduğu konusunda bir ihtilaf olmadığı, aksi halde TMSF'nin de bu alacaklardan sorumlu olmayacağı, offshore konusunun sözleşmeden istisna tutulmak istenseydi açık bir istisna hükmü konması gerektiği, böyle bir hüküm bulunmadığı, davalının, kendilerine ait bir borcu ödediği iddiasıyla rücu etmek gibi bir hakkı olmadığı, davaya konu ödeme emrinin usule uygun olarak Şirkete tebliğ edilmediği ve ödemeye çağrı mektubu gönderilmeksizin ödeme emri gönderildiği, ödemeye çağrı mektubunun Şirketin 20 yıl önceki ve huzurdaki konuyla ilgisiz bir davada vekili olmuş olan Av. tebliğ edildiği,

kendisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesi gereği ödeme emrini tebellüğ etmeye yetkili sayılan kişilerden olmadığı, davalının da bu durumu bildiği için sonradan Şirket aleyhine başlatmış olduğu takiplerde ilanen tebligat yoluna gittiği, Şirketin iflas etmiş veya tasfiye edilmiş olmadığı, davalının yapmış olduğu mal varlığı araştırması neticesinde alacağını Şirketten tahsil edemeyeceği kanaatine ulaşmasının olsa olsa Şirkete gönderilen ödeme emrinin usule uygun olarak tebliğinden en erken 7 gün sonra kanuni temsilciye bir ödemeye çağrı mektubu göndermesini haklı kılabileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2020/2461, K. 2020/2475, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/2461
Karar No
2020/2475
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2020/2469 K.2020/2472
  • Danıştay 13. Daire E.2020/2470 K.2020/2610
  • Danıştay 13. Daire E.2020/2476 K.2020/2620
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2515 K.2020/2025
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2517 K.2020/2026
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2533 K.2020/3278

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.