KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3483 E., 2021/256 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/3483
- Karar No
- 2021/256
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Fonu (Fon
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubunun içerdiği Fon alacağının vadesinde ödenmediğinden bahisle davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin E:2018/96, K:2018/804 sayılı kararı uyarınca davalı idare tarafından davacı hakkında yeniden yapılan değerlendirme sonucunda, 25/09/1997 ve 07/10/1997 tarihli kredilerin, davacının kanunî temsilcilik süresinden önce olması ve vadelerinin de davacının kanunî temsilcilik süresinden sonraya denk gelmesi nedeniyle davacının bu kredilerin anaparaya ilişkin kısmından sorumlu tutulmadığı,
ancak 25/09/1997 ve 07/10/1997 tarihlerinde kullanılan kredilerin altı ayda bir faiz ödemeli olması nedeniyle davacının kanunî temsilcilik süresi içerisinde ve öncesinde doğan, ancak ödenmeyen faiz borcunun bulunması nedeniyle yeniden yapılan hesaplama sonucu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, söz konusu ödeme emrinin dayanağı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada, ...
İdare Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ödenmediği iddia edilen kredilerin ve faizlerin gerçek olmadığı, şirket ticari defter ve kayıtlarından ulaşılan bilgiler sonucu kredi borcu hesaplandığı, fiktif kredilerin kendi görev süresinden sonra çekildiği, protokoller çerçevesinde tahsilatların yapıldığı ve borcun sona erdiği, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verildiğinden kendisinin sorumlu tutulamayacağı, borcun zaman aşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının … Factoring ve … Hizmetleri A.Ş'de kanuni temsilci olarak görev yaptığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 01/03/2018 tarih ve E:2018/96, K:2018/804 sayılı kararı sonrası, 25/09/1997 ve 07/10/1997 tarihli kredilerin altı ayda bir faiz ödemeli olmasından dolayı yeniden faiz borcu hesabı yapıldığı ve davacının görev süresine denk gelen süreler bakımından faiz borcu hesaplandığı, borcun zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, protokoller kapsamında yapılan tahsilatın kısmi bir tahsilat olduğu ve borcu kapatmaya yetmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3483, K. 2021/256, 25 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama