KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3546 E., 2020/3739 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2020/3546
- Karar No
- 2020/3739
- Temyiz eden (davacı)
- … Barosu Başkanlığı / …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü'nce 16/07/2020 tarihinde açık teklif usulü ile gerçekleştirilen Mersin bölgesindeki yaban keçilerinin avlanmasıyla ilgili ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı tarafından, yaban keçilerinin avlanmasının evrensel ilkelere ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, hayvanların yaşama hakkının ihlal edildiği, kamu yararının gözetilmediği, yaban hayatına ve ekolojiye zarar verildiğinden bahisle ihalelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, üyelerinin mesleki menfaatleri ile ilgili olarak herhangi bir iddiaya yer verilmediği, Mersin bölgesindeki yaban keçilerinin avlanmasıyla ilgili olan dava konusu ihalelerin davacının doğrudan tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini etkilemediği, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesi gereğince, baroların, insan haklarını savunmak ve korumak ile alakalı konularda dava açma ehliyetinin bulunduğu, muasır medeniyetlerde insan haklarının altında çevre hakkı, ekosistem hakkı gibi kavramların tartışıldığı, baroların var olma sebeplerinin avukatların örgütlenmesinden ibaret olmadığı, Anayasa'nın 56. maddesi ile Çevre Kanunu'nun 3/1-a maddesinde, çevreyi koruma yükümlülüğünün herkese yüklendiği, gerçek veya tüzel kişi ayrımı yapılmadığı, ekosistemdeki her bir canlının hayatının bir diğer canlının hayatıyla doğrudan doğruya ilgili olduğu,
Devlet eliyle ekosisteme müdahale edilmesinin kısa veya uzun vadede tüm insanlığı olumsuz şekilde etkileyeceği, tüm insanlığı etkileyecek bir hususta baroların dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3546, K. 2020/3739, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama