KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3659 E., 2022/3603 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3659
- Karar No
- 2022/3603
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Radyo Televizyon Yayıncılık İletişim A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalının yayın lisansının, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "... Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi hâlinde yayın lisansının iptaline karar verilir." kuralı uyarınca iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda.
Üst Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının bir yıl içinde tekraren ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacı şirkete ait televizyon kanalının yayınlarının 10 gün süre ile durdurulmasına karar verildiği, bu kararın 11/06/2019 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiği, kararın tebliğini müteakip 12/06/2019 tarihinde saat 00:00 itibarıyla kararın gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken bu hususa aykırı davranıldığının tespit edildiği,
bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararıyla davacı kuruluşun yayın lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı. Mahkemelerinin 08/10/2019 ve 03/12/2019 tarihli ara kararları ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan, davacı şirket adına tebligatı alan ... 'ın Haziran 2019 döneminde şirket çalışanı olup olmadığının sorulduğu, ...
Odası'ndan Haziran 2019 tarihi itibarıyla şirketi temsile yetkili olan kişilerin isimlerinin istenildiği, ara kararına verilen cevapların incelenmesinden, ... isimli şahsın şirketi temsile yetkili kişiler arasında bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığının görüldüğü,
bu durumda, her ne kadar 10 gün süreyle yayın durdurma kararı şirket çalışanı olduğu iddia edilen ...'a tebliğ edilmiş ise de, tüzel kişilerin memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliğ evrakını almaya yetkili kişilerin orada bulunmadığı veya evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olduklarının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği, diğer taraftan ...'ın şirketi temsile yetkili olmadığı gibi şirket çalışanı da olmadığı, bu yönüyle dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden kararın usulüne uygun bir şekilde davacı şirkete tebliğ edilmediği anlaşıldığından,
dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan yayın durdurmaya ilişkin Üst Kurul kararını tebliğ alan şahsın şirket çalışanı olmamasına rağmen şirket adına gönderilen tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kişinin şirket çalışanı sayılması için sigortalı olarak görev yapması da gerekmediği, tebligatı alan şahsın tebliğ almaktan imtina etmediği veya yetkili olmadığına dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı Üst Kurul kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, temyize konu mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3659, K. 2022/3603, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama