KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3747 E., 2024/4494 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas No
- 2020/3747
- Karar No
- 2024/4494
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Danışmanlık
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonda 05/11/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayisi olan akaryakıt istasyonunda, 05/11/2018 tarihinde yapılan denetimde 05/10/2018 - 05/11/2018 dönemine ilişkin tank dolum raporunda, 21.372,17 litre dolum, 47.397,07 litre satış gözüktüğünün, aynı dönem tank grafik hareketleri raporunda ise çok fazla sayıda dolum gözüktüğü, söz konusu bayilik lisansı sahibinin 05/10/2018 - 05/11/2018 dönemine ilişkin otomasyon verileri değerlendirildiğinde ise dönem başı stok miktarının 9.911,99 litre, dönem içi dolum miktarının 21.372,17 litre, dönem içi satış miktarının 47.971,54 litre,
dönem sonu stok miktarının ise 4.658,27 litre olduğu, istasyonun dönem başında elinde bulunan ve dönem içinde dolum yaptığı miktar toplamından 21.355,65 litre fazla satış yaptığı, dolayısıyla otomasyon sistemine yansımayan dolum hareketlerinin olduğu ve sistemin sağlıklı veriler içermediği,
anılan bayinin ilgili dönemdeki dağıtıcısı olan davacı şirket tarafından da herhangi bir aykırılık bildiriminde bulunulmadığı görüldüğünden, öte yandan davacı şirketin fiilinin düzeltilebilir fiil olarak belirlendiği iddiasında bullunmuşsa da, davacı şirkete isnat edilen "bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi" fiilinin düzeltilebilir fiil olarak belirlenmediği, dolayısıyla ihtar mekanizmasının uygulanmasına imkan bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadığı davalı idare tarafından denetim sorumluluğunun yerine getirilmediği, faili olmadığı bir eylemden dolayı şirketin sorumlu tutulamayacağı, otomasyon sisteminin fiziken güvenliğinden bayinin sorumlu olması gerektiği, dava konusu işlemin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, 7164 sayılı Kanun’la getirilen lehe düzenlemenin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3747, K. 2024/4494, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama