KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/4003 E., 2022/4814 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2022
- Esas No
- 2020/4003
- Karar No
- 2022/4814
- Temyiz eden (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bolu Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü'nce 24/05/2018 tarihinde yapılan … ihale kayıt numaralı ''018,021.021-1, 028, 378.381, 158 ve 363 kod numaralı yollarda üst yapı inşaatı yapım işi" ihalesi üzerinde kalan davacının söz konusu işleri sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Olur işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
24/05/2018 tarihinde dava konusu üst yapı inşaatı yapım işi ihalesinin açık ihale usulü ile gerçekleştirildiği, 18/06/2018 tarihinde davacı şirket ile Bolu Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü arasında yapım işi konusunda sözleşme imzalandığı, 20/06/2018 tarihinde işyerinin davacı şirkete teslim edildiği, 19/07/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde davacı şirketin işe başlamadığının tespit edilerek tutanak ile kayıt altına alındığı,
Bolu Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile sözleşme konusu işin sözleşmede belirtilen süre içerisinde tamamlanmadığından bahisle sözleşmenin 25. maddesi uyarınca (30) gün ek süre verildiği, 05/12/2018 tarihinde ikinci denetimin gerçekleştirilebildiği, 05/12/2018 tarihli tutanakla işin tamamlanmadığının tespit edildiği, Bolu Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile sözleşme konusu işin verilen ek süre içerisinde de tamamlanmadığı belirtilerek, sözleşmenin feshedildiğinin ve teminatın irat kaydedildiğinin bildirildiği,
durumun davalı Bakanlığa bildirilmesi üzerine 4735 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 14/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle yasaklama kararının verildiği;
İhale konusu işin 21/06/2018 tarihinde davacıya teslim edildiği ve işin teslim tarihinden itibaren 120 gün içinde bitirilmesi gerektiği, 19/07/2018 tarihinde davacı tarafından henüz işe başlanmadığı, davalı idarece davacı şirkete verilen 30 günlük ilave sürede de işin tamamlanmadığı, bilahare 05/12/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde de işin tamamlanmadığının tespit edildiği açık olduğundan, dava konusu yasaklama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı şirketçe olumsuz hava koşulları gereği işi tamamlanamadığı iddia edilmiş ise de; ara kararına cevaben Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden edinilen verilerden, işin yapılacağı bölgede 21/06/2018 ve 26/06/2018 tarihlerinde hava muhalefetinin olduğunun görüldüğü, ancak 19/07/2018 tarihi itibarıyla henüz işe başlamamış olan davacının bu süreçten etkilenmeyeceği anlaşıldığından, davacının söz konusu iddiasına itibar edilmediği ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararda;
Davacının istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacının istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesi istemine gelince;
Dava konusu uyuşmazlıkta, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına, davalı idarenin bu davayı bir avukat aracılığıyla takip etmiş olmasına ve süresi içinde savunma vermiş olmasına rağmen, söz konusu kararda davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilirken davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği;
Bu durumda, davalı idare adına avukat eliyle takip edilen bu davada, davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği;
Belirtilen gerekçelerle, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine; vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne ve davalı lehine 1.700,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkemece geç karar verilerek adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, yasaklama işleminin süresinde tesis edilmediği, hava muhalefeti ve idarenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle işin tamamlanamadığı, işin %85 oranında tamamlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/4003, K. 2022/4814, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama