KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2226 E., 2021/2262 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/2226
- Karar No
- 2021/2262
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Medya Tv Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''…'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 20/03/2020 tarihlerinde yayınlanan "…" adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle, 90.159,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarî para cezasına dayanak gösterilen beyanların …'ya ait olduğu, bu beyanların yayımlandığı tarihlerde (ve hâlihazırda da) koronavirüs (Covid-19) salgınının ülke ve dünya çapında bir sorun olduğu, virüsün yayılmasının önlenmesi ve buna ilişkin çözümler hakkında çeşitli tartışmaların yaşandığı, bu konuyla ilgili olarak pek çok basın ve yayın organında haber ve yazılar yayımlandığı, idarî para cezasına dayanak açıklamaların da olayın meydana geldiği tarihte basın ve yayın organlarında ve kamuoyunda devam eden tartışmalar kapsamında ifade edildiği,
anılan televizyon kanalında yapılan konuşmanın ve konuşma çerçevesinde yapılan açıklamaların alanında uzman ve yetkin olduğu aldığı akademik ünvan çerçevesinde kabul gören bir akademisyen tarafından dile getirildiği, "sokağa çıkma yasağı" önerisinin bu yayın sonrasında resmî uygulamaya dönüşmesinin tecrübe edildiği,
konuşmacının somut verilere dayalı şekilde düşüncelerini kamuoyu ile paylaştığı, sırf salgının başlı başına korkutucu niteliğinin bu konuşmaya hasredilemeyeceği, kamu yararını ilgilendiren bir mesele olduğunda kuşku bulunmayan bir kamusal tartışmaya katılmak için bilimsel kesinliğin bir ölçüt olarak aranmayacağı, dolayısıyla salt bilimsel kesinlik bulunmadığı veya doğrulanmadığı gerekçesiyle canlı yayında ifade edilen hususları sınırlandırabilmenin mümkün olmadığı,
kamusal tartışmalara katılan bireylerin ya da bunu yayımlayan kitle iletişim araçlarının yaptırıma maruz kalma endişesi taşımalarının, bireylerin düşüncelerini açıkça ifade etmeleri üzerinde kesintiye uğratıcı bir etki doğuracağı, kişilerin veya televizyonların böyle bir etki altında, ileride düşüncelerini açıklamaktan ve yaymaktan imtina etme riski de barıdırdığı, bu durumda, dava konusu yayın nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, bilirkişi raporu düzenlenmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu yayın ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin ihlâl edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporu alınmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, dava konusu programda alanında yetkin olan öğretim üyesinin beyanlarına yer verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/2226, K. 2021/2262, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama