KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3131 E., 2021/3824 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire 2. Müdahil (Davalı Yanında) ….
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/3131
- Karar No
- 2021/3824
- Temyiz eden (davacı)
- …. Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf
- 1. (DAVALI) …. Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ….
- Vekili
- Av. ….
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin …. tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: …. İşleri Genel Müdürlüğü'nce ….. Grup İhale İlanı kapsamında …. Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan …. erişim nolu ihale sahası koordinatlı Eskişehir ili, …. ilçesi, …. mevkii, 53,64 m² tarım alanı, 113,17 m² orman alanı için verilen ihale kararı, ihale şartnamesi, ihalelik sahalar listesi olmak üzere ihale işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda.
Devletin, hüküm ve tasarrufu altında bulunan madenlerin en verimli şekilde kullanılması ve kamu yararına uygun şekilde ekonomiye kazandırılmasında yetki ve sorumluluğunun bulunduğu, bu kapsamda maden sahalarının ihale yolu ile ruhsatlandırılacağı, ihale ilanının Resmi Gazete'de yayımlanacağı, açıklayıcı ihale bilgilerinin de davalı idarenin internet sayfasında yayımlanacağı hususunun mevzuatta düzenlendiği, maden sahalarının ihale yolu ile ruhsatlandırılmasına ilişkin ihale ilanında bulunması gereken hususlara dava konusu işlemde yer verildiği,
ihalenin usul ve esaslarına ilişkin diğer düzenlemelere ise, ihale şartnamelerinde yer verileceği, bu çerçevede maden sahalarının ilan sonrasındaki ihale süreçlerinde hukuka aykırı tasarruflarda bulunulması hâlinde, bu aşamalarda itiraz ve dava yollarının kullanılabileceği dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, verimli tarım topraklarının maden sahaları nedeniyle kullanılamaz duruma gelmesinin bölge geneli itibarıyla istihdam, gelir ve arazi kayıplarını gündeme getireceği, verimli toprakların sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde maden arama faaliyetlerinde kullanılmaması gerektiği, dava konusu alanın 1/100.000 Çevre Düzenleme Planında Metropoliten Alt Planlama Bölgesi içinde kalan kısmı ve Metropoliten Alt Planlama Bölgesi dışında kalan kısmının orman alanına isabet ettiği, bu alanın maden arama sahası olarak ihaleye açılmasının kamusal yarar ve hukukla bağdaşmadığı, Eskişehir'de hangi madenlerin aranacağı ya da işletileceğinin belirsiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, madencilik sektörünün, başta sanayi olmak üzere diğer sektörlerin faaliyet gösterebilmeleri için gerekli olan temel ham maddeleri ürettiği, madenlerin hüküm ve tasarrufunun devlete ait olduğunun Anayasa'da düzenlendiği, idarelerinin tabii kaynak açısından potansiyel olarak tespit ettiği sahaları ilanla açık artırmaya ve ihaleye çıkarıp arama ruhsatı vermekle görevli olduğu, alınması gereken tüm izinler alınmadan arama ve üretim faaliyetine geçilemeyeceği, davacının ileri sürdüğü çevresel durumlarla ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) izni sürecinde ilgili kurumlarca ayrıca çalışma yürütüleceğinden arama ruhsatı düzenlenmesinde sakınca olmadığı, sadece arama ruhsatı düzenlenmiş olmasının da üretim faaliyetinde bulunulmasını sağlamadığı,
Davalı idare yanında müdahil tarafından, madenlerin ülke ekonomisine kazandırılmasının kamu yararına uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3131, K. 2021/3824, 15 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama