KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3676 E., 2025/522 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas No
- 2021/3676
- Karar No
- 2025/522
- Temyiz eden (davacı)
- ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Elektrik dağıtım lisansı sahibi davacı şirket tarafından, 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak gerilim ve frekans dalgalanmalarından dolayı müşterilerin elektrik cihazlarında hasar oluşması durumunda kullanıcı zararının tazminine ilişkin başvuruların süresi içerisinde sonuçlandırılmadığı ve bundan kaynaklanan tazminat ödemelerinin yapılmadığından bahisle 6646 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, söz konusu aykırılığın soruşturmaya konu yıldan bağımsız olarak benzer durumda olan tüm tüketiciler için 180 gün içerisinde giderilmesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 5. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğünce davacı şirket hakkında 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan periyodik inceleme ve denetim sonucu düzenlenen ... numaralı inceleme ve denetim raporunda, gerilim ve frekans dalgalanması nedeniyle elektrikli cihazlarında hasar oluştuğu iddiasıyla davacı şirkete başvuruda bulunan M.B., A.I., Z.T. ve S.K. adlı şahısların cihazlarındaki hasarlarının telafi sürecinin süresinde tamamlanmadığı, talebi olumsuz sonuçlanan E.Ç. adlı kişinin başvurusunun dosyada bulunmadığı, bazı tutanakların ıslak imzasız olduğu,
H.B.'ye ait dilekçeye 10 gün içerisinde cevap verilmediği hususlarının tespit edildiği, davacının soruşturma esnasındaki beyanında, gecikmelerin sebebinin şirketleri olmayıp incelenmesi gereken kalemlerin sayısının fazlalığı olduğu, ancak geç de olsa bütün başvuruların sonuçlandırıldığı belirtilerek gecikmeler olduğunu ikrar ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
ayrıca davacı tarafın fiil ile davaya konu ceza arasındaki süre nedeniyle zamanaşımı bulunduğu yönündeki iddiasına, mevzuattaki düzenlemenin Bakanlık denetçileriyle Bakanlık arasında işleyişe yönelik olması nedeniyle itibar edilemediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, fiil ile işlem arasında 5 yıllık süre bulunduğu ve zamanaşımının gerçekleştiği, işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, gerilim düşüklüğünden etkilenen herhangi bir tüketicinin olmadığı, Tablo 6/A'da ticari kalite kod ile ilgili düzeltme talebinde bulunulduğu, Tablo 6/A'da kullanıcı zararının tazminine ilişkin başvurular bakımından yirmi iş günü verildiği, başvuruların bu sürede cevaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3676, K. 2025/522, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama