İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2021/3768 K.2022/4741

Dava konusu istem: Davacı şirketin 01/07/2012-30/06/2013 dönemi içerisinde 4364 adet numaraya ilişkin taşıma işlemlerinde numara taşınabilirliğine ilişkin ilgili mevzuatta yer alan taşıma talebi iletim süresi ve taşıma kontrol süresine uymadığından bahisle…

Esas2021/3768Karar2022/4741Tarih13 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3768 E., 2022/4741 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
13 Aralık 2022
Esas No
2021/3768
Karar No
2022/4741
Temyiz eden (davacı)
… A.Ş.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Kurumu
Vekilleri
Av. …, Av. …
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin 01/07/2012-30/06/2013 dönemi içerisinde 4364 adet numaraya ilişkin taşıma işlemlerinde numara taşınabilirliğine ilişkin ilgili mevzuatta yer alan taşıma talebi iletim süresi ve taşıma kontrol süresine uymadığından bahisle Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği'nin 31. maddesi, Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 32. ve 34. maddesi uyarınca,

2012 yılı net satışlarının %0,006'sı oranında toplam 529.697,44-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının ikinci maddesinin ve uygulanan idari para cezasının ödenmesi emrini içeren … tarih ve … sayılı işlem ve ekindeki idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idarî para cezaları alanında yapılacak düzenlemelerde ve verilen idarî para cezalarında, 5326 sayılı Kanun’un genel hükümlerinde yer alan düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ikincil düzenleme yetkisinin 5809 sayılı Kanun’un belirlediği çerçeve ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun genel hükümler bölümünde yer alan kural ve ilkelerle sınırlandırılmış bulunduğu,

idarî yaptırımlar konusunda genel kanun niteliğini haiz Kabahatler Kanunu, hangi fiillerin kabahat oluşturduğuna yönelik kanunda bir çerçeve hükme yer vermek suretiyle idareye kısmî takdir yetkisi tanımakta, ancak yaptırımın türü, süresi ve miktarı bakımından mutlak olarak kanunilik ilkesini benimsemiş bulunduğu,

belirtilen kuralların birlikte değerlendirilmesinden, kanunda çerçevesi çizilmiş olmak ve kanuna aykırı olmamak şartıyla düzenleyici işlemler ile kabahat oluşturan fiilin belirlenebileceği ve bunun sonucunda sonraki düzenleme ile bir fiilin kabahat olmaktan çıkartılması veya şartlarının değişmesi durumunda lehe hükmün gündeme geleceği; ancak, mutlak kanunilik ilkesi doğrultusunda idari yaptırımın türü, süresi ve miktarı yönünden düzenleyici işlemler ile belirleme yapılamayacağı, hukuka aykırı olarak yapılması durumunda ise bu belirlemenin lehe hüküm olarak nitelendirilmeyeceğinin anlaşıldığı,

bu itibarla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen "uyarı" müessesesinin hukukî dayanağı bulunmadığından, idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlâl ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisi olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Mahkemece iddiaların incelenip gerekçelendirilmediği, iddiaları karşılanmadan ve tartışılmadan davanın reddedildiği, adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlandığı, idarenin sistemindeki hata ve arıza nedeniyle numara taşıma ve kontrol süresinde gecikmelerin yaşandığı, olayda kusurunun bulunmadığı, uygulanan yaptırımın suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, diğer operatörlere göre fazla idari para cezası verilmekle eşit davranma yükümlülüğünün ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği, hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

… tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylanan 2013 yılı denetimi planı gereğince, numara taşınabilirliği uygulamasına ilişkin olarak işletmecilerin numara taşıma işlemlerinin Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği kapsamında incelenmesine yönelik davacı şirket nezdinde inceleme başlatılmıştır. 01/07/2012-30/06/2013 dönemi içerisinde toplam 7166 adet numaraya ilişkin taşıma işlemlerinde "en fazla iki gün" olması gereken taşıma kontrol süresinin aşıldığı yönünde tespit yapılması üzerine davacı şirketin bu konu ile ilgili savunması alınmıştır.

4.364 adet numaranın taşıma süreçlerinde yaşanan 3 no.lu mesaj gecikmelerinin davacı şirketten kaynaklandığından bahisle Kurul'un … tarih ve … sayılı dava konusu kararıyla.

Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği'nin "Taşıma süreci kapsamında uygulanacak süreler "başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm uyarınca, en fazla iki gün olması gereken taşıma kontrol süresinin aşılması nedeniyle 5809 sayılı Kanun'un "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesi, Numara Taşınabilirliği Yönetmeliğinin "İdari Yaptırımlar" başlıklı 31. maddesi, Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin "Hüküm Bulunmayan Haller" başlıklı 34. maddesi ve aynı Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca,

… tarih ve … sayılı Kurul Kararı ile numara taşınabilirliğine ilişkin ilgili mevzuatta yer alan taşıma talebi iletim süresi ve taşıma talebi kontrol süresine uymaması nedeniyle uyarılmış olduğundan bahisle, davacı şirket hakkında 2012 yılı net satışlarının (8.828.290.710,28) %0,006 ( yüzbinde altısı) oranında toplam 529.697,44 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. "15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde, işletmecilerin bir ihlâl nedeniyle idari para cezasıyla cezalandırılmadan önce ihlâle konu durum nedeniyle önce bu konuda uyarılabilecekleri düzenlenmekle adil bir dengenin sağlanmaya çalışıldığı,

mevzuat değişikliğinin lehe hüküm içermesi nedeniyle, dava konusu idarî para cezasının bu kapsamda değerlendirilmesi ve kuralın mevcut davalara da uygulanması gerektiğinden, davacı şirketin numara taşınabilirliği sisteminde meydana gelen ihlaller nedeniyle uyarı mekanizması kullanılarak bundan sonraki işlemlerinde sürelere uyulması konusunda uyarılması gerekirken, doğrudan idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09/06/2020 tarih ve E:2015/4897, K:2020/1275 sayılı kararıyla;

" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen "uyarı" müessesesinin hukukî dayanağı bulunmadığından, idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlâl ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisi bulunmadığından,

uyarı müessesenin lehe düzenleme olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı" gerekçesiyle bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesince Dairemizin söz konusu bozma kararındaki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinde"...Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır..." hükmü yer almaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı vurgulanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanarak (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda belirtileceği; aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde, kararda usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyecek nitelikte hata ve eksikliklerin bulunması hâli bozma nedenleri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve 24. maddesi dikkate alındığında idari yargı yerlerince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutularak incelenmesi ve kararların gerekçeli olarak yazılarak dayandığı hukuki sebepler ile hükmün kararlarda belirtilmesi gerekmektedir.

Mahkeme kararlarının, hüküm fıkrası ve hükmün dayandığı gerekçe ile bir bütün olduğu, gerekçesiz karar verilmesinin mümkün olmadığı açık olduğuna göre, gerekçenin hem temyiz incelemesini yapacak merci açısından, hem de kararı uygulayacak olan idare açısından yeterli açıklıkta olması gerektiğinde kuşku yoktur.

Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır.

Bu durumda, davaya konu idari işlemin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, temyize konu mahkeme kararında dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi açısından yapılan incelemede, Dairemizin dava konusu idari para cezası verilmesine yönelik işlem bakımından kanuni dayanağı olmayan uyarı müessesinin uygulanamayacağı yönündeki bozma gerekçesi yazılarak davanın reddine karar verildiği, iptali istenen işlemler bakımından davacının iddia ve talepleri incelenmeksizin, bu işlemlere yönelik olarak ilgili hukuka uygunluk denetimi yapılmaksızın, yani somut uyuşmazlığın esasına yönelik herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olduğu,

anılan kararın bu hâliyle temyiz denetiminin yapılmasına olanak sağlayacak açıklık ve yeterlikte olmadığı gibi, yargı kararlarının gerekçeli olmasına ilişkin kurala da uygunluk taşımadığı görülmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının Dairemizin bozma kararındaki aynı gerekçe yazılmak suretiyle oluşturulduğu, kararın işin esasına yönelik olarak dava konusu idari para cezası verilmesine yönelik eylemlerin sübut bulup bulmadığı, yaptırımın yerinde olup olmadığı, işlemin hukuka uygunluğu hususlarında herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermediği dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2021/3768, K. 2022/4741, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Usul Yönünden
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/3768
Karar No
2022/4741
Tarih
13 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2021/3770 K.2022/4756
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3774 K.2022/9540
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3775 K.2022/7960
  • Danıştay 6. Daire E.2021/3790 K.2022/11569
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3791 K.2022/5458
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3792 K.2022/5456

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.