KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3944 E., 2022/1173 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mart 2022
- Esas No
- 2021/3944
- Karar No
- 2022/1173
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Fon tarafından el konulan …'tan kredi kullanan … A.Ş.'nin ödemediği 21.301.611,38-TL tutarındaki alacağın Fon alacağı sayılarak tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının 04/12/1999-04/06/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığı
. Tic. A.Ş. tarafından, Fon'a devredilen …'tan, 22/05/1998 tarihinde 12.000.000-USD kredi kullanıldığı, anılan kredinin bir kısmının ödendiği, ödenmeyen 7.000.000-USD nedeniyle şirketten tahsil edilemeyen Fon alacağı için 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacının sorumlu tutulmasına karar verilerek ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği;
bu durumda, borcun ödenmesi gereken tarihte kanunî temsilci sıfatına sahip olan davacının Banka tarafından karşılanan ve adı geçen şirket tarafından ödenmeyen ve temlik alınmakla Fon alacağı niteliği kazanan borçtan 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. ve 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kredinin verildiği ve ödeme ihtarının yapıldığı tarihte şirkette ortak ya da müdür olmadığı, iş için yeni bir şirket kurulduğunu zannederken piyasada yüklüce borç altına sokulduğu, hiçbir şeyden haberi olmadığı hâlde kendisinin sorumlu tutulduğu, asıl sorumluların ise ortadan kaybolduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3944, K. 2022/1173, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama