KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4306 E., 2023/5837 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/4306
- Karar No
- 2023/5837
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Veri Merkezi A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında evrensel hizmet katkı payının tahsili için düzenlenen 80.410,94-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 02/06/2020 tarih ve E:2015/3993, K:2020/1067 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; evrensel hizmetin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dâhil elektronik haberleşme hizmetleri ile 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri ifade ettiği, evrensel hizmet katkı payının bir idarî yaptırım olmadığı,
bu sebeple evrensel hizmet katkı payının, işletmecilerin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde edilen net satış hasılatları üzerinden hesaplanması gerektiği;
Bu itibarla, davacı şirketin tüm faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesine yönelik işlemde mevzuat kurallarına uygunluk bulunmadığından, davacı şirketin elde ettiği gelir kalemlerinden hangilerinin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerden elde edildiği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, doğrudan net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının ileri sürdüğü iddiaların 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı, yasal mevzuat gereği düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde itiraz sebepleri arasında "böyle bir borcu olmadığı"nın da sayıldığı, bakılan davanın "böyle bir borcu olmadığı" kapsamındaki itiraz niteliğinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4306, K. 2023/5837, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama