KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4380 E., 2022/2552 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/4380
- Karar No
- 2022/2552
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/05/2019 tarihinde saat 21.03'te yayınlanan "…" isimli programda yer alan ifade ve görüntülerle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle 21.114,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu programda, sunucu ile program konuğu arasında geçen diyaloglarda; bir takım iddia ve ithamlarda bulunulduğu, buna göre belirtilen ifade ve ilhamlar neticesinde bir grubu (aileyi) hedef hâline getirerek ve belirli olay ya da durumlarla ilgili olarak sorumlu tutarak toplumu ayrıştırıcı bir üslup kullanıldığı, "pelikan" olarak bilinen bir yapı ya da oluşumla ilgili olarak siyasî ve sosyal kimlikleri kamuoyunda bilinen isimlerin sorumlu tutulduğu, dolayısıyla eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, iftira ve itham niteliğinde ifadeler kullanıldığı,
bu durumda, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine aykırı nitelikteki yayın nedeniyle idarî para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 18/02/2021 tarih ve E:2020/3655, K:2021/560 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlık konusu yayında sunucu ile program konuğu arasında geçen konuşmalarda hükûmetin, hükûmetle bağlantılı, kamuoyuna mâl olmuş bazı siyasîlerin, bunların dâhili bulunduğu iddia olunan grup ve yapıların değerlendirme ve eleştiri konusu yapılmasının, genel olarak kamu yararını ilgilendiren bir mesele olduğu, hükûmetlere, siyasetçilere ve kamuya mâl olmuş kişilere yöneltilen eleştirilerde sınırın diğer kişilere göre daha açık olduğu,
her yurttaşın salt yurttaşlık sıfatı sebebiyle dahi siyasîlere yönelik serbestçe eleştiri ve değerlendirme yapma hakkına sahip olduğu hususu da göz önüne alındığında; yayında yer alan siyasî yorum ve eleştiri niteliğini aşmayan ifadeler nedeniyle dava konusu idarî yaptırımda davacı yayın kuruluşunun basın özgürlüğüne yapılan müdahalenin "başkalarının şöhret ve haklarının" korunması için demokratik bir toplumda gerekli bir müdahale olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı;
Öte yandan, ilgili yayında salt siyasî şahsiyetlere ilişkin siyasî analizler söz konusu olduğundan, insan onuruna veya özel hayatın gizliliğine yönelik bir tecavüzden yahut "küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde" ifadelerden söz etme imkânının bulunmadığı, bu yönüyle fiilde 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi yönünden tipiklik unsurunun da gerçekleşmediği;
Belirtilen hukukî duruma göre, ilgili programda hükûmete, hükûmetle bağlantılı, kamuoyuna mâl olmuş bazı siyasî şahsiyetlere ilişkin olarak yapılan siyasî nitelikli yorum ve değerlendirmeler nedeniyle 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı kuruluşa yaptırım uygulanmasında hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yayın kuruluşlarının sosyal görevini yerine getirebilmesi için basının özgür olması kadar sorumluluk bilinci ile hareket etmesinin de şart olduğu, hem görsel hem işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş kitle iletişim aracı durumunda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumlu ve dikkatli davranmaları gerektiği, davacının beyanlarının aksine mezkur yayında kullanılan ifadelerin eleştiri sınırını aştığı, programda sarf edilen sözlerin düşünce, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin düşünülemeyeceği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4380, K. 2022/2552, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama