İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2021/4996 K.2024/5479

Dava konusu istem: ... Telekomünikasyon Elektronik Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) tarafından 26/01/2017 tarihinde yapılan özel durum açıklaması öncesinde ve sonrasında ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 6362 sayılı Sermaye…

Esas2021/4996Karar2024/5479Tarih16 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.948 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4996 E., 2024/5479 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
16 Aralık 2024
Esas No
2021/4996
Karar No
2024/5479
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.948 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... Telekomünikasyon Elektronik Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) tarafından 26/01/2017 tarihinde yapılan özel durum açıklaması öncesinde ve sonrasında ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 101. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile V-101.1 Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrası ile 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı hakkında iki yıl süreyle geçici olarak borsalarda işlem yapma yasağı getirilmesine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... pay piyasasındaki işlemleri incelendiğinde 2016 yılında payda hiç işlem gerçekleştirmediği, 2017 yılındaki ilk işlemini 26/01/2017 tarihinde seans kapandıktan sonra devrolma/birleşme işlemlerine ilişkin özel durum açıklamasına yönelik gerçekleştirdiği, açıklama öncesinde alınan 300.000 adet payın açıklama sonrasında 30/01/2017 ve 31/01/2017 tarihlerinde satıldığı, 26/01/2017 tarihindeki 300.000 adet alım işleminin (132.000,00-TL) 35.882,27-TL'sinin kredi ile kalan kısmının ise hesabındaki nakit ile finanse edildiği,

bu işlemlerden sonra yıl sonuna kadar 02/06/2017 tarihli açıklama öncesi 400.000 adet alım ve hemen sonrasında bu payların satım işlemleri dışında başka bir işlem yapılmadığı, 26/01/2017 tarihli özel durum açıklaması öncesi alınan 300.000 adet payın 30/01/2017-31/01/2017 tarihlerinde satılarak 56.000,00-TL brüt realize kar elde edildiği, emirlerin telefon aracılığıyla iletildiğinin görüldüğü,

bu durumda, davacının 02/01/2016 tarihinden itibaren ... payında hiç işlemi yokken ve müşteri temsilcisinin çok riskli hisse olduğunu belirtmesine rağmen ... payının fiyatına olumlu etki etmesi kuvvetle muhtemel görünen ve açıklama sonrası beklendiği şekilde gerçekleşen 26/01/2017 tarihli özel durum açıklamasının hemen öncesinde ... payında alım yapıldığı, aynı gün şirketin yönetim kurulu kararı ile birleşme/devrolma kararını KAP'ta duyurduğu, müşteri temsilcisinin bu hisseyi forumlarda mı gördüğünü davacıya sorması üzerine davacının bu soruya "Bunu rüyamda gördüm." şeklinde cevap verdiği,

davalı idarece yapılan inceleme sırasında 05/03/2019 tarihinde yapılan görüşmede alınan davacının yazılı açıklama kaydında, "(...) Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'de araştırmacı A.E. ile aracı kurum içinde yer alan ofiste yaptığı görüşmelerde şirketin birleşeceğine dair bilgiyi A.E.'nin kendisine verdiği" beyanının da kamuya açıklanmamış bir bilgiye önceden vakıf olduğu yönünde yeterli delil oluşturduğu, 26/01/2017 tarihinde alınan 300.000 adet payın açıklama sonrasında satılarak 56.000,00-TL brüt realize kar elde edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının fiilinin sabit olduğu anlaşıldığından,

davacı hakkında iki yıl süreyle borsalarda işlem yapma yasağı getirilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, dava dilekçesinde, "Şubat 2017 tarihinde Odeabank hesabında 381.150,00-USD mevduatının bulunduğu, eğer gizli bilgi elde edilerek bir çıkar sağlanmak istenseydi çok daha yüksek miktarda alım yapılarak çok daha yüksek oranlarda kar yapılmasının mümkün olduğu" ileri sürülmüş ise de, davacının açıklama öncesinde %62,2'si (132.000,00-TL) ... payından oluşan 212.174,00-TL tutarında portföyünün bulunduğu, bilgi suistimali fiilinin işlenebilmesi için bütün portföyün kullanılması ya da çok yüksek miktarda alım yapılması gibi bir zorunluluğun bulunmadığı, davacının çok kısa sürede 56.000,00-TL brüt realize kar elde ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının bu iddialarına itibar edildiği belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, denetleme raporunda ifadesine başvurulan tüm kişilerin beyanlarından ve incelenen belgelerden bilgi suistimali gerçekleştirildiğine ve içeriden bilgi alındığına yönelik delil elde edilemediği, ancak varsayıma dayalı olarak bilgi suistimali gerçekleştirildiği iddiası ile yalnızca tarafına işlem yapma yasağı getirildiği, İdare Mahkemesince adli yargıdaki dava devam ederken bilgi suistimali suçuna ilişkin fiilin sübuta erdiğine yönelik yapılan değerlendirmenin Anayasal haklarını zedelediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... Telekomünikasyon Elektronik Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 26/01/2017 tarihinde yapılan özel durum açıklaması öncesinde ve sonrasında davacı tarafından ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile V-101.1 Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrası ile 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı hakkında iki yıl süreyle geçici olarak borsalarda işlem yapma yasağı getirilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararı alınmış, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 101. maddesinin fiil tarihinde yürürlükte bulunan birinci fıkrasının (a) bendinde, "Kurul, 106. ve 107. maddelerde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak; a) Borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması dahil piyasanın etkin ve sağlıklı işleyişini teminen gerekli her türlü tedbiri almaya ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.".

106. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili sermaye piyasası araçları için alım ya da satım emri veren veya verdiği emri değiştiren veya iptal eden ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden; a) İhraççıların veya bunların bağlı veya hakim ortaklıklarının yöneticileri (...) üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılırlar.

Ancak, bu suçtan dolayı adli para cezasına hükmedilmesi halinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." kurallarına yer verilmiştir.

21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin (Seri:V, No:101.1) 6. maddesinin ikinci fıkrasında, "(2) Kanun'un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlemesi nedeniyle Kanun'un 115. maddesi uyarınca Kurul tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi durumunda ilgili kişiler hakkında geçici işlem yapma yasağı süresi 2 yıl olarak uygulanır.".

17. maddesinin birinci fıkrasında, "Haklarında Kurulca Kanun'un 106. ve 107. maddelerine aykırı fiiller nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek işlem yapma yasağı getirilen kişilerin sahip oldukları sermaye piyasası lisansları, işlem yapma yasağı süresi boyunca iptal edilir." kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bir fiilin kanunda suç olarak tanımlanmasıyla birlikte aynı zamanda idare tarafından çeşitli idari yaptırımlar veya idari tedbirler uygulanması hali adli ve idari yargı yollarının etkileşim halinde olduğu alanlardan biridir. Türk hukukunda yargı yolu ayrılığı rejimi benimsenmiştir. Bu rejimin doğal bir sonucu olarak her yargı yolunun önlerindeki uyuşmazlığı çözebilmesi için ilgili mevzuatı yorumlaması gerekmektedir. Bu yorum yapılırken her yargı yolunun uyuşmazlığın niteliğine göre birbirinden bağımsız yorum yapmaları tabiidir.

Bu aşamada ceza mahkemesi kararlarının idari yargı kararlarına etkisi ve ceza mahkemesi tarafından beraatine karar verilen kişinin idari yaptırıma maruz kalmasının masumiyet karinesine etkisi değerlendirilmelidir.

Ceza mahkemeleri tarafından bir maddi vakıanın gerçekleşmediği veya iddia edildiği gibi gerçekleşmediği ya da maddi vakıanın ilgili kişi tarafından gerçekleştirilmediğine yönelik tespitleri ile verilen beraat kararlarının kesinleşmesi halinde hukuk devleti ve mahkeme kararlarına saygı ilkesi uyarınca idareyi ve idari yargı yerlerini bağlayacaktır.

6362 sayılı Kanun'un 106. maddesinde düzenlenen bilgi suistimali suçu oluştuğundan bahisle davalı idare tarafından yapılan şikayet üzerine yapılan kovuşturma sonucunda, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "içsel bilgiyi öğrendiklerine ve sanığın bu bilgiye dayalı olarak pay piyasasında işlem yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı" gerekçesiyle davacının beraatine karar verilmiştir.

Ceza mahkemesince, davacı tarafından gerçekleştirilen fiilerin, 6362 sayılı Kanun'un 106. maddesini ihlal edip etmediği hususunda dosyaya sunulan delillerin yeterli olmadığı gerekçesiyle "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" uyarınca beraat kararı verilmiş olmakla birlikte, idari yargı yerlerinin bu maddeyi farklı şekilde yorumlamaları mümkündür. Dava konusu idari yaptırımın dayanağı 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesidir. Anılan maddede 6362 sayılı Kanun'un 106. maddesinde yer alan fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunması durumunda uygulanacak tedbir ve yaptırımlar düzenlenmiş ve idare tarafından da bu madde uyarınca dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının ... pay piyasasında 2016 yılında hiçbir işlem gerçekleştirmediği, 2017 yılındaki ilk işlemini ise devrolma/birleşme işlemlerine ilişkin özel durum açıklamasının yapıldığı 26/01/2017 tarihinde gerçekleştirdiği, açıklama öncesinde davacı tarafından alınan 300.000 adet payın açıklama sonrasında 30/01/2017 ve 31/01/2017 tarihlerinde satıldığı ve bu işlemler sonucunda 56.000,00-TL brüt kar elde edildiği, 300.000 adet alım işleminin finansmanının bir kısmının kredi yoluyla kalan kısmının ise banka hesabındaki nakit ile karşılandığı,

bu işlemlerden sonra yıl sonuna kadar 02/06/2017 tarihli açıklama öncesi 400.000 adet alım ve hemen sonrasında bu payların satım işlemleri dışında anılan payda başka bir işlem yapılmadığı, davacının söz konusu paya ilişkin emirlerinin telefon aracılığıyla iletildiği, davacının ... payına ilişkin görüşme gerçekleştirdiği müşteri temsilcisinin payın çok riskli hisse olduğunu belirtmesine rağmen payın fiyatına olumlu etki etmesi kuvvetle muhtemel görünen özel durum açıklamasının hemen öncesinde ... payında alım yapıldığı ve aynı gün şirketin yönetim kurulu kararı ile birleşme/devrolma kararının kamuya açıklandığı,

müşteri temsilcisinin bu hisseyi forumlarda mı gördüğünü davacıya sorması üzerine davacının bu soruya "Bunu rüyamda gördüm." şeklinde cevap verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 6362 sayılı Kanun'un 106. maddesinde yer alan fiilin işlendiği yolunda makul şüphenin bulunduğu ve davalı idarenin 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinde düzenlenen tedbirleri almasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu noktada, temyize konu Mahkeme kararı dolayısıyla masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmediğinin de tartışılması gerekmektedir.

Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen masumiyet karinesi kişilerin aleyhlerine kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmaksızın suçlu olarak kabul edilemeyeceklerini ifade etmektedir. Anılan karine, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez; suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Anayasa Mahkemesi, Kürşat Eyol Başvurusu, B. No: 2012/665, K.T.:13/6/2013, § 26).

Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47).

Ceza mahkemesi tarafından kişi hakkında ceza dışındaki kararlara hükmedilmesi tek başına masumiyet karinesini ihlal etmemektedir. Ancak idari yargı yerleri tarafından kullanılan dil önem arz etmektedir. İdari işlemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılırken kişiye cezai sorumluluk yüklememeleri, masumiyetlerine gölge düşürmemeleri gerekmektedir.

Temyize konu mahkeme kararında, isnat edilen eylemlerin sübuta erdiği belirtilmekte ise de, idari yargı yerlerince yapılan inceleme 6362 sayılı Kanun'un 106. maddesinde belirtilen fiilin sübuta erip ermediği değil, idare tarafından, 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinde yer alan tedbirin uygulanmasını haklı kılacak yeterli delilin yani makul şüphenin bulunup bulunmadığını tespitinden ibaret olup somut olayda makul şüphenin bulunduğu açıktır.

Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2021/4996, K. 2024/5479, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/4996
Karar No
2024/5479
Tarih
16 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/5001 K.2024/21822
  • Danıştay 5. Daire E.2021/5033 K.2024/22218
  • Danıştay 8. Daire E.2021/5037 K.2024/7836
  • Danıştay 13. Daire E.2021/5062 K.2024/5569
  • Danıştay 13. Daire E.2021/5068 K.2024/5571
  • Danıştay 8. Daire E.2021/5071 K.2024/7345

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.