KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5207 E., 2023/3302 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- Esas No
- 2021/5207
- Karar No
- 2023/3302
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Ürünleri Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait … plakalı akaryakıt tankeriyle lisansına işlettirmeksizin akaryakıt satışı yapıldığı gerekçesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 50.000,00.-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 21/09/2020 tarih ve E:2015/3074, K:2020/2183 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının davacı şirket yetkilisine tebliğ edilememesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda yer alan düzenlemelerdeki usul izlenerek,
davacı şirket yetkilisinin yerinde bulunmadığına ilişkin şerh düşülüp, işyerindeki memura veya müstahdeme tebliğ edildiğinin belirtilmesi gerekmekte iken, bu yol izlenilmeden söz konusu işlemlerin yetkili olmayan bir kişinin imzasına tebliği yoluna gidildiği ve Kurul kararında belirtilen sürede ödeme yapılmaması ve Kurul kararına dava açılmaması üzerine para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin gönderildiği, bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrine ilişkin tebliğ evrakının mesai saatleri içerisinde davacı şirketin sigortalı çalışanı olan ...'ye 7201 sayılı Kanun'da belirtilen usule uygun bir şekilde tebliğ edildiği, ayrıca kamu alacağının tahsili aşamasında yükümlülerin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarından birini ileri sürebilme ve mahkemelerin de sadece bu iddiaların ve tahsile ilişkin idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığını inceleme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/5207, K. 2023/3302, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama