KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5272 E., 2024/1049 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas No
- 2021/5272
- Karar No
- 2024/1049
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 09/08/2016 tarihinde yapılan denetimde sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle 88.517,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararda; davacıya ait otogaz istasyonunda 09/08/2016 tarihinde yapılan denetimde düzenlenen ve şirket yetkilisi ... tarafından da herhangi bir şerh konulmaksın imzalanan tutanakta "sorumlu müdür belgesi ve sözleşmesi ibraz edilememiştir" ifadelerine yer verildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden tespit tarihini kapsayan herhangi bir sorumlu müdür sözleşmesine rastlanmadığı ve bu hususun davacı şirket yetkilisinin beyanıyla da sabit olduğu, dolayısıyla davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda denetim tarihi itibarıyla mevzuatta belirtilen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığı anlaşıldığından,
5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:...sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırmama fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede yer alan düzenleme uyarınca ihtar müessesesinin ilgili maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edilen idari para cezaları hakkında uygulanamayacağı, ihtar müessesesine ilişkin Kanun'da yapılan değişikliğin lehe kanun niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/5272, K. 2024/1049, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama