KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5322 E., 2023/230 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Esas No
- 2021/5322
- Karar No
- 2023/230
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … Yayıncılığı ve Reklam A.Ş.
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Ankara iline yönelik … MHz frekansından yayın yapan davacı şirket tarafından, … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında verilen 17/02/2017 tarihli yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda tesis edilen "Radyo …" isimli medya sağlayıcısının Ankara iline yönelik … MHz frekansından yayın yapmasına imkân tanınmasına ilişkin … tarih ve E:… sayılı yazı ile bildirilen … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Ankara iline ait frekans spektrumunda boş yer olmamasından dolayı, sınırlı bir kaynak niteliğinde olan radyo frekansının, "Radyo …" isimli kuruluşa tahsisinin önünde teknik bir engelin bulunduğu, bu durumun yargı kararının uygulanmasında maddi (fiili) bir imkânsızlığa neden olduğu, yargı kararının uygulanması gerekçe gösterilerek davacı uhdesinde bulunan … MHz frekansı üzerinden "Radyo …" isimli medya kuruluşuna yayın imkânı tanınmasına hukukî olanak bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu işlemin hukukî sebebini oluşturan Mahkemenin E:… sayılı dosyasında verilen "yürütmeyi durdurma" kararından sonra Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla "dava konusu işlemin iptaline" karar verildiği, anılan kararın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırılarak "davanın reddine" karar verildiği, böylelikle dava konusu işlemin dayanağını oluşturan Mahkeme kararının hukukî etki ve geçerliliğini yitirdiğinin anlaşıldığı,
Frekans spektrumunu planlama ve tahsis etme yetkisi çerçevesinde, Ankara ve İstanbul illerinde yayın yapan yayıncılar ve bu yayınların yapıldığı emisyon noktaları ile frekansları belirten tabloların incelenmesinden, anılan iki ilde boş frekans bulunmadığı ve teknik olarak "Radyo …" isimli medya kuruluşuna frekans tahsis edilmesinde maddi (fiili) imkânsızlık bulunduğu, anılan kuruluşun yayınlarının durdurulmasına ilişkin işleme karşı açılan davada Mahkemece verilen ve dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil eden (yürütmeyi durdurma) iptal hükmünün de.
Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:.
K:… sayılı kararıyla kaldırılarak "davanın reddine" karar verildiği de dikkate alındığında, "Radyo Vatan" isimli medya kuruluşunun gerekiyorsa sıraya alınarak radyo spektrumundaki frekans boşluğu dahilinde işlem yapılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen ve davacı şirketin uhdesinde bulunan Ankara iline yönelik 102,6 MHz frekansı üzerinden yayın yapılmasına imkân tanıyan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, uygulanması teknik olarak mümkün olmamasına rağmen Mahkeme kararları gereği yapılan işlemlere göre 28/06/2017 tarihinden itibaren Ankara ve İstanbul il merkezlerinde aynı frekanstan yayın yapan iki farklı radyo istasyonu durumu ortaya çıktığı ve bir kaos durumu oluştuğu, mevcut enterfere durumuna mahkeme kararının uygulanmasının sebep olduğu, Ankara ve İstanbul ili FM Radyo Frekans Spektrumu Listelerinden de anlaşılacağı gibi, radyo yayınlarının birbirini enterfere etmemesi (parazite ve radyo sinyallerinin kesilmesine mahal verilmemesi) için FM radyo frekanslarının 200 MHz aralıklarla verildiği,
sırf mahkeme kararının uygulanması adına bu kurala uyulmaksızın (200 MHZ'ın altında aralıklarla) radyo yayın hakkı verilmesi durumunda, enterfere durumu ve hatta radyo yayınının hiç yapılamaması durumunun ortaya çıktığı, mahkeme kararının uygulanması çerçevesinde ilgili yayın kuruluşunun kullanmasına bırakılan frekanslardan dolayı şikâyetçi olan yayıncı kuruluşların yayınlarının enterfere olduğunu beyan ettikleri, bu itibarla, sırf mahkeme kararının uygulanması kapsamında frekans tahsisi yapıldığında, aynı frekanstan çifte yayınlara veya ciddi enterfere durumlarına, Üst Kurul'un iradesi hilafına sebebiyet verilebildiği,
Anayasa Mahkemesi kararlarında ifade özgürlüğünün kısıtlanması hususu vurgulanmasına rağmen, davacıya Ankara ve İstanbul il merkezlerinde yayın yapması için frekans tahsis edilememesi durumunun tamamen teknik sebeplerle olduğu, çünkü frekans bandının sınırlı olduğu ve hâlihazırda da yeni radyo yayıncılığı için bu iki ilde boş frekans bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/5322, K. 2023/230, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama