KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/602 E., 2022/2364 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Esas No
- 2021/602
- Karar No
- 2022/2364
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Akaryakıt Ürünleri Madencilik Nakliye Turizm İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete, akaryakıt istasyonunda eski dağıtıcısına ait belirtileri kaldırmadığı ve anlaşmalı olduğu dağıtıcı şirkete ait logo veya giydirmeyi bulundurmadığı ve böylelikle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 7/4. maddesi ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38/f maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle 137.356,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 24/06/2020 tarih ve E:2014/4539, K:2020/1569 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu cezanın kesilmesine dayanak alınan kanun maddesinde, öngörülen idari para cezası ''regülatif idari para cezası'' niteliğinde maktu olarak düzenlenmiştir.
Bu cezada, işletmelerin ekonomik büyüklüğü ve sınıfına ilişkin herhangi bir kademelendirme yapılmadığı görülmektedir.Buna göre, tek pompa ile faaliyet gösteren ve idari para cezası miktarı kadar yıllık cirosu bulunmayan bir akaryakıt istasyonu ile büyük ölçekteki akaryakıt işletenler açısından yükümlülüğün ihlali halinde verilecek ceza miktarı aynı olmakla birlikte, para cezasının miktarının yüksek olması göz önüne alındığında tek pompa ile faaliyet gösteren ve cirosu yüksek olmayan akaryakıt bayisi için verilen ceza daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir.
Diğer taraftan, bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri durumunda maktu idari para cezası ile cezalandırılmalarının öngörülmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanırken fiilin işleniş şekli, diğer bir ifadeyle akaryakıtın ikmalinin ne şekilde yapıldığı, failin kusur durumu başka bir ifadeyle bayinin fiili kasıtla veya taksirle işleyip işlemediği ve ikmal edilen akaryakıtın miktarı gibi hususlar da dikkate alınmamaktadır.
Bu durumda, somut olayda, davacı şirketin fiilinin haksızlık içeriği, yine davacı şirketin kusur durumu, ekonomik büyüklüğü göz önüne alınmadan, ölçülü ve makul olmayan bir idari para cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109,K.2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi Anayasa aykırı bulunarak iptal edilmesinden dolayı idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/602, K. 2022/2364, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama