İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2021/871 K.2023/6458

Dava konusu istem: Davacı şirketin, "16/05/2009 tarih ve 27230 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin son fıkrasının Danıştay 13. Dairesi’nin…

Esas2021/871Karar2023/6458Tarih28 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.301 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/871 E., 2023/6458 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
28 Aralık 2023
Esas No
2021/871
Karar No
2023/6458
Temyiz eden (davacı)
... Fabrikası A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı (... Kurumu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.301 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin, "16/05/2009 tarih ve 27230 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin son fıkrasının Danıştay 13. Dairesi’nin 27/11/2012 tarih ve E:2009/4908, K:2012/3398 sayılı kararıyla iptal edildiği,

bu nedenle 2007, 2008 ve 2009 yıllarında üretilip de kota hesaplamalarına dâhil edilmeyen toplam 44.710.864 kg şekerin üretim ortalamalarına dâhil edilerek geçmiş yıllardaki şeker kotalarının revize edilmesi ve bu kapsamda 2013/2014 pazarlama yılı şeker kotasının yeniden hesaplanması" istemiyle yaptığı ... tarih ve ... sayılı başvurusunun reddine ilişkin Şeker Kurumu'nun (Kurum) ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen Şeker Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve .. sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Kurul’un ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 12/02/2020 tarih ve E:2020/57, K:2020/440 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirketin 2007, 2008 ve 2009 yıllarında Eskişehir ve civarı bölgelerden tedarik ettiği pancardan ürettiği toplam 44.710.864 kg şekerin (C) şekeri kabul edildiği ve üretim ortalamalarına dâhil edilmediği, davacı şirketin kotasının da bu miktar düşülmek suretiyle hesaplandığı;

ancak, şirketlerin, Kurul’un belirlediği pancar ekim alanları dışından temin ettikleri pancardan ürettikleri şekerin (C) şekeri olarak değerlendirileceğine ilişkin Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin son fıkrasının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 27/11/2012 tarih ve E:2009/4908, K:2012/3398 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, davacı şirket tarafından Kurum’a başvurularak,

2007, 2008 ve 2009 yıllarında Eskişehir ve civarı bölgelerden tedarik ettiği pancardan ürettiği şekerin (C) şekeri sayılmasının hukukî dayanağının ortadan kalktığından bahisle, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında üretilip de kota hesaplamalarına dâhil edilmeyen toplam 44.710.864 kg şekerin üretim ortalamalarına dâhil edilerek geçmiş yıllardaki şeker kotalarının revize edilmesinin talep edildiği.

Kurul tarafından Dairemizin iptal kararı üzerine 2013/2014 kotasının revize edildiği, ancak davacı tarafından bu karara karşı taleplerinin tam olarak karşılanmadığından bahisle itiraz edildiği, anılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlığın da, şirketlerin, Kurul’un belirlediği pancar ekim alanları dışından temin ettikleri pancardan ürettikleri şekerin (C) şekeri olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususundan kaynaklandığı;

Yurt içindeki şeker talebinin yurt içi üretimle karşılanmasının ve Türkiye'deki şeker rejimine istikrar getirilebilmesinin, ülkenin makro düzeydeki tarım ve sanayi politikaları ile sosyal ve ekonomik dengesi gözetilerek şeker üretiminin ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesi ile sağlanabileceği, bu bağlamda, Şeker Kurumu'nun karar organı olan Şeker Kurulu'na, bu Kanun'un amaçlarına uygun olarak sektörle ilgili kararlar almak ve uygulamak, uygulamayı denetlemek ve sonuçlandırmak konularında görev ve yetkiler verildiği;

Şeker Kanunu'nun genel gerekçesinde de, ülkemizdeki şeker fabrikalarında binlerce işçi istihdam edildiği, binlerce çiftçi ailesinin geçimini pancar tarımı ile sağladığı belirtilerek, şeker sektörünün sağladığı yüksek katma değer yanında tarım ve endüstri kesiminde sağladığı yüksek istihdam düzeyi nedeniyle, pancar şekeri üreticisinin gelişmiş ülkelerde bile düzenleme altına alındığı, bunların pancar üreticileri ve işleyicilerinin menfaatlerini buluşturan kurallar olduğunun vurgulandığı, tarımsal bir ürün olarak pancarın sadece şeker üretiminde kullanılması,

başka bir anlatımla pancarın şekerin hammaddesi olması nedeniyle, şeker rejimine sağlıklı bir yapı kazandırılabilmesi, pancar ekim alanlarının münavebe sistemine bağlı olarak planlanmasına ve bu amacı gerçekleştirmek üzere pancar ekim alanlarının düzenleme altına alınmasına bağlı olduğu, münavebe bitkisi olan pancarın depolanabilir niteliğinin bulunmaması nedeniyle piyasada serbest dolaşıma katılamadığından yegane alıcısı ve işleyicisi şeker fabrikaları olduğu,

bu bakımdan, üreticinin pancar ekimini planlarken önce pazarını garanti etmesi gerektiği gibi, şeker fabrikalarınca üretilecek şekerin hammaddesi olan pancarın da temininin garanti edilmesi gerektiği;

Bu çerçevede, pancar üretiminin yeterliliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için tarımsal organizasyon dâhilinde pancar üretiminin kontrol edilerek planlı ve programlı şekilde ekim alanlarının belirlenmesinin zorunluluk arz ettiği, nitekim Anayasa'nın 45. maddesinde tarımsal üretim planlaması yapma görevinin Devlete verildiği, bu görevin 4634 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yetkiyle, şeker rejimine yönelik olarak Şeker Kurumu tarafından yerine getirileceği hususunda kuşku bulunmadığı, dolayısıyla, Kurul'un, pancar ekim alanlarının belirlenmesi konusunda yetkisinin bulunduğunun açık olduğu;

Aktarılan mevzuat hükümleri ile Kanun'un genel gerekçesi ve pancar ekim alanlarının belirlenmesi konusunda Kurul’un yetkili olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, şirketlerin, Kurul’un kendileri için belirlediği pancar ekim alanları dışından temin ettikleri pancardan ürettikleri şekerin (C) şekeri olarak değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, aksi hâlde, pancar ekim alanlarının belirlenmesinin fiili anlamını kaybedeceği, bu durumun da şirketlerin pancar ekim alanlarına riayet etmemeleri sonucunu doğuracağı, nitekim, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nca verilen çeşitli tarihli kararlar ile,

şirketlerin, Kurul’un belirlediği pancar ekim alanları dışından pancar temin ettiklerinin tespiti hâlinde, tespiti yapılan pancarın (C) pancarı, (C) pancarı karşılığı oluşan veya oluşacak şekerin ise kendilerine tahsis edilen (A) kotası şeker üretim miktarı tamamlansın veya tamamlanmasın (C) şekeri olarak değerlendirileceğine ilişkin Kurul kararları hukuka uygun bulunmak suretiyle bu konudaki içtihatın istikrar kazandığı;

Her ne kadar 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 205. maddesiyle, 4634 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasına, "Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim alanları dışından da Kurumun denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler." kuralı eklenerek,

şirketlerin kendi ekim alanlarında yeterli hammadde bulunamaması durumunda, Kurum'un denetiminde, kendi ekim alanları dışından da pancar temin edebilmelerine imkân tanınmış ise de, Şeker Kanunu'na eklenen söz konusu kuralla, şirketlerin kendi ekim alanlarından yeterli hammadde (pancar) temin edememesi, münavebe esaslarına uyulması, üreticilerle (çiftçilerle) sözleşme yapılması ve bu işlemlerin Kurum'un denetiminde yapılması gibi bazı şartların mevcudiyeti hâlinde, şirketlerin kendi ekim alanlarının dışından pancar temin edebilmelerine imkân tanındığı,

dolayısıyla, şirketlerin kendi pancar ekim alanı dışından pancar temin edebilmeleri ancak aktarılan şartları sağlamaları hâlinde mümkün olabileceğinden, Kanunun bu konuda tam bir serbestlik getirmediği;

Bu itibarla, davacı şirketin 2013/2014 pazarlama yılı (A) ve (B) kotaları belirlenirken, kendi ekim alanı dışından temin ettiği pancardan ürettiği şekerin (C) şekeri olarak kabul edilerek bu miktarın kota hesabında değerlendirme dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 3. maddesinin son fıkrasının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 27/11/2012 tarih ve E:2009/4908, K:2012/3398 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun 10/12/2014 tarih ve E:2013/1391, K:2014/4860 sayılı kararıyla anılan kararın bozulduğu, bozma kararı üzerine Dairenin 29/11/2017 tarih ve E:2016/2720, K:2017/3459 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun 13/06/2019 tarih ve E:2018/988, K:2019/3045 sayılı kararıyla onandığı, böylece uyuşmazlığa konu talebin hukukî dayanağının kalmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, başvurularının, pazarlama yılının geride kalması nedeniyle fiili imkânsızlık bulunduğundan bahisle reddedildiği, söz konusu gerekçenin haksız olduğu, uyuşmazlıkta fiili imkânsızlık durumunun söz konusu olmadığı, başvurularının yargı kararına istinaden yapıldığı ancak idare tarafından yargı kararının eksik uygulandığı, kota artırım taleplerinin tam karşılanmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2021/871, K. 2023/6458, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/871
Karar No
2023/6458
Tarih
28 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/888 K.2023/20614
  • Danıştay 5. Daire E.2021/894 K.2023/19991
  • Danıştay 5. Daire E.2021/902 K.2023/18446
  • Danıştay 5. Daire E.2021/911 K.2023/19851
  • Danıştay 13. Daire E.2021/912 K.2023/5886
  • Danıştay 5. Daire E.2021/936 K.2023/18447

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.