KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1546 E., 2022/4031 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/1546
- Karar No
- 2022/4031
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü …
- Vekili
- Av. …
- Diğer davalı
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat Madencilik İmalat Sanayi ve Dış
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: "Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü'nce 23/08/2016 tarihinde gerçekleştirilen Aydın-Karpuzlu Hatipkışla Göleti ve Sulaması İnşaatı" ihalesi üzerinde bırakılarak sözleşme imzalanan davacı şirket tarafından, anılan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca feshedilerek tasfiye edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; idari yargıda açılan bir iptal davası devam ederken, idarece işlemin kaldırılması, geri alınması ve iptali veya menfaat ihlâlini oluşturan durumun ortadan kaldırılması hâlinde, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulmasının yerleşik içtihatlarla kabul edildiği,
diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğinin kurala bağlandığı, davalı idarece ihalesi yapılan "Aydın Karpuzlu Hatip Kışla Göleti ve Sulaması" işi ihalesinin davacı uhdesinde kaldığı, 04/10/2016 tarihinde sözleşmenin imzalandığı ve sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 19/02/2018 olarak belirlendiği,
davacı tarafından, işe ait sözleşmenin, 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7161 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca tasfiye edilmesi istemiyle yapılan 08/03/2019 tarihli başvurunun dava konusu işlem ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı.
Mahkemelerince yapılan yargılama ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi sonrasında, davacı vekili tarafından sunulan 13/09/2021 havale tarihli dilekçede, davaya konu sözleşmenin feshedilerek işin tasfiye edilmesine ilişkin olarak davalı idarece işlem tesis edildiğinin belirtildiği ve söz konusu işlemden bir örneğin dilekçeye eklendiğinin anlaşıldığı, anılan dilekçe ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile uyuşmazlığa konu sözleşmenin feshedilerek işin tasfiyesine karar verildiğinin görüldüğü,
bu durumda, konusuz kaldığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle idareleri aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/1546, K. 2022/4031, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama