KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2054 E., 2023/609 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Esas No
- 2022/2054
- Karar No
- 2023/609
- Temyiz eden (davacı)
- … Odası
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca belli istekliler arasında ihale usulü ile 08/04/2021 tarihinde gerçekleştirilen "Susurluk Havzası Taşkın Yönetim Planının Güncellenmesi Projesi" danışmanlık hizmet alımı ihalesinin, ihale ilanının ve ihaleye ait teknik ve idari şartnamenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce "davanın ehliyet yönünden reddi" yolundaki kararının Dairemizin 13/10/2021 tarih ve E.2021/3415, K.2021/3288 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen kararda;
davacı Oda tarafından her ne kadar dava dilekçesinde, şehir plancılarının taşkın planlarının hazırlanması aşamasında da görev almasının önem arz ettiği, dava konusu ihaleye ait şartnamede tariflenen rapor içeriğinde yer verilen hususların, planların yapım aşamasında şehir plancıları tarafından yapılması istenen eşik analizi, etüt ve diğer analizler doğrultusunda oluşturulan araştırma ve açıklama raporları ile aynı içeriğe sahip olduğu, yüklenicilerden istenen bilgi ve belge ile söz konusu araştırma ve analizlerin şehir ve bölge planlama meslek alanının mevzuatta tanımlanmış iş alanları arasına girdiği, verilerin hazırlanması,
değerlendirilmesi, diğer planlarla uyumlu hâle getirilmesi ve taşkın planına aktarılması aşamasında şehir plancısının katkısının diğer mühendislik alanları kadar önem arz ettiği ve gereklilik oluşturduğu hususları ileri sürülmüş ise de, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca şehir plancılarının görev alanının daha çok planlama aşamasına ilişkin olduğu, işbu davaya konu ihalenin ise planlama değil danışmanlık hizmeti işinden ibaret olduğu,
öte yandan söz konusu ihaleye ilişkin şartname hükümleri gözetildiğinde, ihaleye konu bilimsel ve teknik olarak daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla idarece ihtiyaca göre uzmanlık gerektiren alanlarda projenin yükümlülüklerini karşılayabilecek nitelikte asgari sayıda danışman çalıştırılmasının zorunlu olarak öngörüldüğü,
dolayısıyla planlamaya yönelik olmayan söz konusu iş kapsamında çalıştırılacak teknik personele ilişkin meslek gruplarının belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahip olan idarenin şehir plancısı meslek grubunun ihale için zorunlu olarak öngörülen teknik personel grubuna dahil edilmesi hususunda yargı kararı ile zorlanamayacağı açık olduğundan, davaya konu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, şartnamede tariflenen rapor içeriğinde yer verilen hususların, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinde belirtilen düzenlemelerden anlaşılacağı üzere şehir plancıları tarafından yapılması gereken eşik analizi, etüt ve diğer analizler doğrultusunda oluşturulan raporların içeriği ile aynı olduğu, bu nedenle ihale konusu işte çalıştırılacak personel arasında şehir plancılarının da sayılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı Oda tarafından öne sürülen hususların havza yönetim planları için geçerli olduğu, taşkın yönetim planlarının havza yönetim planlarından farklı olduğu, anılan planlar arasında sadece işin bir kısım bölümleri bakımından nitelik yönünden benzerlik bulunduğu temyiz dilekçesinde öne sürüldüğünün aksine şehir plancıları tarafından yapılması gereken etüt ve analizlerin iş kapsamında yer almadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/2054, K. 2023/609, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama