İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2022/2172 K.2022/2697

Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri…

Esas2022/2172Karar2022/2697Tarih16 Haziran 2022Okuma8 dk · 1.528 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2172 E., 2022/2697 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
16 Haziran 2022
Esas No
2022/2172
Karar No
2022/2697
Temyiz eden (davalı)
… Kurumu
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… A.Ş.
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacıya idarî para cezası verilmesi yönündeki işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.528 kelime·8 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacı bağımsız denetim kuruluşuna "uyarı" ve "77.402-TL idarî para cezası" verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda;

Dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete “uyarı” yaptırımı uygulanmasına yönelik kısmı yönünden; dava konusu Kurul kararıyla her ne kadar davacı şirkete “uyarı” yaptırımı uygulanmış ise de, bu yaptırımın Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında doğrudan tesis edilmediği, davacının gerçekleştirdiği denetim kapsamındaki fiillerinin anılan Yönetmeliğin 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığının kabul edildiği,

fakat 43. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idareye tanınan takdir hakkı çerçevesinde "faaliyet izninin askıya alınması" yaptırımı yerine “uyarı” yaptırımı uygulanmasının kararlaştırıldığı, ancak dava konusu Kurul kararının dayanağı inceleme raporunu imzalayan iki uzman tarafından, tespit edilen aykırılıkların Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu hükme göre ise "uyarı" yaptırımı tesisi gerektiğinin açık olduğu,

davalı idarenin, savunma dilekçesinde de ifade edildiği üzere, uzman inceleme raporlarında önerilen yaptırımı uygulama gibi bir zorunluluğu bulunmamakla ve önerilenden daha ağırını veya daha hafifini uygulamasına bir mani olmamakla birlikte, davaya konu Kurul kararında, uzman inceleme raporunda tespit edilen aykırılıklara aynen yer verildiği, rapora ilaveten hiçbir hususun ya da raporda yer verilen hangi aykırılığın Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değil de 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirildiğinin ortaya konulamadığı,

davalı idarece, tespit edilen aykırılıklar açısından rapora aynen itibar edildiği ve önerilen yaptırım bakımından neden rapordan ayrıldığının somutlaştırılamadığı, bu hâlde, davacı şirket tarafından üstlenilen denetim kapsamında hazırlanan denetim dosyasında birtakım bağımsız denetim standartlarına riayet edilmediği hususu sabit görülmekte ise de, bu riayetsizliğin dava konusu Kurul kararının dayanağı Yönetmeliğin 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendini ihlâl eder nitelikte olmadığı,

zira bu riayetsizliğin, söz konusu denetim çalışmasında, denetim standartları çerçevesinde dürüstlük, tarafsızlık, bağımsızlık, meslekî yeterlilik ve özen, sır saklama, mesleğe uygun davranış ve diğer etik ilkelere uyulmaması ya da kaliteli ve güvenilir denetimler gerçekleştirilmemesi olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varıldığı,

bu durumda, davacı şirkete, yaptırıma konu fiillerinin Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı sabit olduğundan “uyarı” yaptırımı uygulanması gerekmekte iken, gerçekleştirilen denetimde kendisine atfedilen hususların "faaliyet izninin askıya alınması" yaptırımını gerektirecek nitelikte olduğu, ancak takdir hakkı çerçevesinde bir derece hafif ceza olan “uyarı” yaptırımı uygulandığı yolundaki Kurul kararının bu kısmında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı;

Dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete 77.402,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden;

Dava konusu Kurul kararıyla davacı şirkete 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen idarî para cezasının üst hadden tayin ve takdir olunduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasında, idarî para cezasının kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle belirlendiği durumlarda idarî para cezasının miktarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağının kurala bağlandığı,

bu çerçevede, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen idarî para cezasının verilmesi hususunda takdir yetkisi kullanılırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması ve hangi nedenle idarî para cezasının üst sınırdan verildiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerektiği, ancak bu durumda idarî para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılmasının mümkün olacağı,

davacı şirkete atfedilen eylemlerin Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında “uyarı” yaptırımını gerektirdiği, “uyarı” yaptırımının ise Yönetmelikte en hafif ceza olarak düzenlendiği, bu durumda, olayda, davacının fiilinin, daha ağır bir yaptırımı gerektirmeyen denetim standartlarına aykırı denetim faaliyetinin gerçekleştirilmesi kapsamında kaldığı ve bunun karşılığının da “uyarı” yaptırımı olarak düzenlendiği, ancak fiile karşılık en hafif ceza öngörülmesine karşın idarî para cezasının üst sınırdan tayin edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış;

dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş olmasının, kararda belirtilen gerekçelere riayet edilmek suretiyle yeniden işlem tesis edilmesine mani olmadığı belirtilmiştir

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'nce; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, idarî para cezasının iptaline yönelik kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden ve Mahkeme kararının bu kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısma yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

İdare Mahkemesi kararının, “uyarı” yaptırımının iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusu yönünden ise; uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen fillerin hangi yaptırımı gerektirdiği, başka bir ifadeyle, söz konusu fiillerin davacıya “uyarı” yaptırımı gerektirip gerektirmediği hususunun çözümlenmesi gerektiği, davacı şirketin sorumlu denetçisi hakkında verilen "faaliyet izninin durdurulması" kararına karşı açılan davada,.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, gerçekleştirilen denetim kapsamında hazırlanan denetim dosyasında birtakım bağımsız denetim standartlarına riayet edilmediği hususu sabit görülmekle birlikte, bu riayetsizliğin dava konusu Kurul kararının dayanağı Yönetmelik maddesini ihlâl eder nitelikte olmadığı, nitekim davaya konu Kurul kararının dayanağı inceleme raporunu hazırlayan iki uzman tarafından da tespit edilen aykırılıkların Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı,

bu hükme göre ise "uyarı" yaptırımı tesisi gerektiği, bu itibarla farklı yöndeki Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun da Dairelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla reddedildiği,

bu kapsamda, gerek davacıya gerekse adı geçen sorumlu denetçiye isnat edilmiş olan fiillerin Yönetmeliğin 40. maddesinde yer alan düzenlemeler gereğince “uyarı” yaptırımını gerektirdiği ve bu durumun da yargı kararlarıyla hüküm altına alındığı dikkate alındığında, davacıya dava konusu Kurul kararı ile verilmiş olan “uyarı” yaptırımında hukuka aykırılık görülmediği,

kaldı ki istinaf başvurusuna konu edilen İdare Mahkemesi kararında da, ''davaya konu Kurul kararının dayanağı inceleme raporunu imzalayan iki uzman tarafından, tespit edilen aykırılıkların Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu hükme göre ise "uyarı" yaptırımı tesisi gerektiği'' gerekçesiyle davacı şirkete dava konusu işlemle uygulanan “uyarı” yaptırımında hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça vurgulandığı, ancak Mahkemece bu gerekçenin hüküm fıkrasına yansıtılmaksızın “uyarı” yaptırımı yönünden de iptal kararı verildiği,

bu nedenle Mahkeme kararının bu kısmında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacıya “idari para cezası” verilmesine yönelik Kurul kararının iptaline ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, Mahkeme kararının bu kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine; davacıya “uyarı” yaptırımı uygulanmasına ilişkin Kurul kararının iptaline yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne, anılan Mahkeme kararının “uyarı” yaptırımına ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun’un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, Kurul kararında mevzuata aykırı fiillerin neler olduğu ve idarî yaptırımın gerekçelerinin tek tek belirtilerek yaptırımın kişiselleştirildiği, davacı hakkında inceleme raporunda önerilen yaptırım türü ile Kurul tarafından tesis edilen yaptırım türünün aynı olduğu, davacı hakkında inceleme raporuyla tespit edilen, Kurul kararıyla sabit görülen ve 12 başlık altında toplanan muhtelif bağımsız denetim standartlarına aykırı fiilleri nedeniyle uygulanan “uyarı” yaptırımında İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka aykırılık görülmediği,

davacının 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak yapılan düzenlemelere aykırı hareket ettiğinin sabit olduğu, bu nedenle davacı hakkında “uyarı” yaptırımı uygulanması haricinde ayrıca idarî para cezası verilmesinin de yasal bir zorunluluk olduğu, bu konuda Kurul’a takdir yetkisi tanınmadığı, Kurul kararının idarî para cezasına yönelik kısmının da hukuka uygun olduğu ve temyize konu kararın idarî para cezasına yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,

5. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,

6. 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2022/2172, K. 2022/2697, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/2172
Karar No
2022/2697
Tarih
16 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2022/2172 K.2022/5112
  • Danıştay 13. Daire E.2022/2173 K.2022/2595
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2173 K.2022/3646
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2174 K.2022/3573
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2174 K.2022/4026
  • Danıştay 13. Daire E.2022/2174 K.2022/2540

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.