İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2022/3518 K.2022/3381

Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı 2. Akşam Sanat Okulu Ders Aletleri Yapım Merkezi Müdürlüğü'nce 11/07/2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Muhtelif Pansiyon Donatım Malzemesi” ihalesine ilişkin davacı şirket tarafından verilen ve…

Esas2022/3518Karar2022/3381Tarih28 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.432 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3518 E., 2022/3381 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
28 Eylül 2022
Esas No
2022/3518
Karar No
2022/3381
Temyiz eden (davacı)
...Mobilya Otomotiv Tekstil Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Bakanlığı / ...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
.... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.432 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı 2. Akşam Sanat Okulu Ders Aletleri Yapım Merkezi Müdürlüğü'nce 11/07/2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Muhtelif Pansiyon Donatım Malzemesi” ihalesine ilişkin davacı şirket tarafından verilen ve irat kaydedilen 74.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının belirtilen süre içerisinde sözleşme imzalamadığı sabit olmakla birlikte, sözleşmeyi imzalayamamasında mücbir sebep hâlinin olup olmadığının değerlendirmesi gerektiği; davacının sözleşme imzalamaya 08/08/2016 tarihli davalı idare yazısı ile davet edildiği, haklarındaki el koyma kararından 10/08/2016 tarihinde haberdar olduğu, 15/08/2016 tarihli idareye başvurusunda haklarında el koyma kararı bulunması dolayısıyla içinde bulundukları durumun mücbir sebep olarak kabul edilerek geçici teminatın taraflarına iadesinin istenildiği, bu talebin reddedildiği,

davacı şirketin sözleşmeyi imzalaması hâlinde sözleşme hükümlerini yerine getiremeyeceğinin açık olduğu, haklarında el koyma kararı verilmiş olmasının tarafların içinde bulunduğu subjektif durumdan kaynaklandığı, bu nedenle mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacının sözleşmeye davet yazısına icabet etmeyerek sözleşmeyi imzalamadığından bahisle geçici teminatının irat kaydedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından geçici teminatın iadesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, sözleşmenin imzalanamamasının sebebinin olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında şirket temsilcilerinin tutuklanması ve mal varlıklarına el konulmasından kaynaklandığı, tutukluluk hâli ve el koyma durumlarının şirketin subjektif durumundan kaynaklanmadığı, aksine ülke genelinde yaşanan darbe girişiminden ve darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hâlden kaynaklandığı, darbe girişimini öngörebilmesinin ve önleyebilmesinin söz konusu olmadığı,

olağanüstü hâl ilan edilmesi ile borcun yerine getirilmemesi arasında illiyet bağı var ise olağanüstü hâlin mücbir sebep niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece mücbir sebep sayılan hâllerin dar bir şekilde yorumlaması ve olağanüstü hâl sonrası yaşanan tutukluluk ve mal varlıklarına el konulması hâllerinin mücbir sebep olarak sayılmamasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, tutukluluk hâlinin bir tedbir olduğu, kişinin mahkumiyeti anlamına gelmediği, kaldı ki şirket temsilcilerinin tutuklanmasında herhangi bir payı, kusuru bulunmadığı,

sözleşmenin imzalanamamasının idarenin ilan etmiş olduğu olağanüstü hâl sonrası getirilen düzenlemelerden kaynaklandığı, idari birimlerin iş ve işleyişindeki aksaklıkların da kişiler bakımından mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, sözleşmeye davet yazısından sonra 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinde belirtilen belgelerin 10 gün içinde davacı şirketçe getirilmediği, davacı şirketin 4734 Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde belirtilen durumda olduğu ve şirketin tüm faaliyetlerini durduracak şekilde el koyma kararı verildiğini bildiren bir dilekçe verdiği, bu dilekçe üzere davacı şirketin anılan madde kapsamında mesleki faaliyetinin durdurulmasından dolayı geçici teminatının gelir kaydedildiği,

ayrıca ihalede sunulan birim fiyat teklif mektubunun 1. maddesinde de, ihale dökümanında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmediği takdirde uygulanacak yaptırımların kabul edildiği, 4734 sayılı Kanun'un 44. maddesi ve İdari Şartname'nin 41. maddesine göre işlem yapılarak yüklenicinin geçici teminatının gelir olarak kaydedildiği, 4734 sayılı Kanun, İdari Şartname ve Kamu İhale Genel Tebliği'ne uygun işlem tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin ilk fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usûllere tâbidir." kuralına yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanuna 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 2. fıkrasının (d) bendinde, "Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır." kuralları yer almaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; 8. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kuralları yer almıştır.

2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile, ihale sürecinde sözleşme öncesi işlemlerin ihale işlemi, dolayısıyla idari işlem olmaları nedeniyle idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmiş ve bu yöndeki kararlar istikrar kazanmış bulunmaktadır.

Öte yandan, ihale işlemlerine ilişkin idari usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri".

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanunî tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.

6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idari davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir.

Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır.

Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idari yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.

Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usulüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usulüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.

Dosyasının incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı 2. Akşam Sanat Okulu Ders Aletleri Yapım Merkezi'nce 11/07/2016 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "Muhtelif Pansiyon Donatım Malzemeleri" işi ihalesinin en avantajlı teklif sahibi davacı şirket üzerinde bırakıldığı, sözleşmeye davet yazısının 08/08/2016 tarihinde EKAP üzerinden davacı şirkete gönderildiği, davacı şirket tarafından sözleşmeye davet yazısına; sözleşmeyi imzalayamayacakları, ilan edilen OHAL kapsamında çıkartılan 668 sayılı KHK uyarınca şirket ortaklarının ikisinin tutuklandığı, şirketin ve ortakların tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarına el konulduğu,

tutuklama ve el koyma kararları neticesinde ihaleye ilişkin sözleşmeyi imzalamalarının mümkün olmadığı, ortaya çıkan nedenler öngörülemeyen ve önlenemeyen nitelikte olduğundan mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve geçici teminatın iadesine karar verilmesinin gerektiği ileri sürülerek 15/08/2016 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulduğu, idare tarafından 18/08/2016 tarihli işlem ile şikâyet başvurusunun reddedildiğinin ve geçici teminatın gelir kaydedildiğinin EKAP üzerinden 19/08/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu işleme karşı 02/09/2016 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu,

anılan başvurunun, Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) 09/09/2016 tarih ve 2016/UM.IV-2348 sayılı kararı ile süre ve şekil yönünden reddedildiği, bu karara karşı ....

İdare Mahkemesi'nin ...sayılı esasına kayıtlı dosyasıyla açılan davada, 26/01/2017 tarih ve K:2017/184 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Dairemizin 02/03/2021 tarih ve E:2017/954, K:2021/743 sayılı kararı ile, bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kez davacı şirket tarafından, irat kaydedilen geçici teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, ....

İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararıyla, davanın reddine ve kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Bakılan davanın, irat kaydedilen geçici teminatın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan tam yargı davası olduğu dikkate alındığında, öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almadığı, bu itibarla, Mahkemece genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca .... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2022/3518, K. 2022/3381, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Usul Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/3518
Karar No
2022/3381
Tarih
28 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/3522 K.2022/3344
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3534 K.2022/3257
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3535 K.2022/3324
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3543 K.2022/3222
  • Danıştay 10. Daire E.2022/3544 K.2022/3951
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3545 K.2022/3385

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.