KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3647 E., 2024/3975 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/3647
- Karar No
- 2024/3975
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 08/06/2018 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon siteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla 1.220.624,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirket tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve 5015 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasına karşı dava açıldığı dolayısıyla kesinleşmeyen bir alacağın bulunduğu ve ödeme emri düzenlenemeyeceği ileri sürülmüş ise de;
dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde “5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmayacağına” yönelik düzenleme dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilmediği, ödeme emirleri için Kanun'da öngörülen nedenlerin de olayda bulunmadığı anlaşıldığından,
idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve davacıya 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulmuş olmasının, tahsil işlemlerini durdurmayacağına ilişkin düzenlemenin, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle getirildiği, fiil tarihinin ise 08/06/2018 olduğu, dolayısıyla lehe olan eski tarihli düzenlemenin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/3647, K. 2024/3975, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama