İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2022/3767 K.2023/2553

Dava konusu istem: İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde bulunan ve tapunun ... ada, ... , ... , ... ve ... parsellerinde kayıtlı taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle üç yıl süreyle…

Esas2022/3767Karar2023/2553Tarih22 Mayıs 2023Okuma11 dk · 2.162 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3767 E., 2023/2553 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
22 Mayıs 2023
Esas No
2022/3767
Karar No
2023/2553
Temyiz edenler
1. (DAVACI) : ...
Vekili
Av. ...
2. (davalı)
... Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.162 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde bulunan ve tapunun ... ada, ... , ... , ... ve ... parsellerinde kayıtlı taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle üç yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin 04/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalelerin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Davacının katılmadığı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın incelenmesinden; söz konusu dükkanlara ilişkin ihalelere davacının istekli olarak katılmadığı, anılan ihale işlemleri ile ihlâl edilmiş hukuken korunabilir bir hakkının bulunmadığı ve işlemler ile davacı arasında menfaat bağı kurulamadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği,

Davacının istekli olarak katıldığı ... Blok, Zemin, ..., ..., ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın incelenmesinden; ... Blok, Zemin, ... no.lu dükkana ilişkin ihale uhdesinde kalan ...

Organizasyon İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı Menemen Belediyesi'ne ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, söz konusu şirkette ... 'ın Yönetim Kurulu Başkanı, ... 'un müdür olarak münferiden temsile yetkili olduğu, söz konusu belediye şirketinin yönetim kurulu başkanı olan ... 'ın, ... A.Ş.'nin de katıldığı ...

Blok, Zemin, ... , ... , ... ve ... no.lu dükkanlara ilişkin ihalelerde aynı zamanda belediye başkan vekili sıfatıyla ihaleleri yapan ihale komisyon başkanı ve ita amiri olarak görev aldığı, belediyelerin kurdukları veya iştirak ettikleri ve 2886 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. bendinde sayılan kişilerin yönetim ve denetim kurullarında görev aldıkları şirketlerin, aynı belediyeler tarafından açılan ihalelere katılmalarının, anılan Kanun'un 2. ve 6. maddelerine aykırılık teşkil edeceğinden, söz konusu ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek,

sonuçlandırmakla görevli olan ihale komisyonu başkanı ve ita amiri sıfatıyla ihaleleri onaylama veya iptal etme yetkisine sahip bulunan ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ... A.Ş.'nin katılması suretiyle tesis edilen ihale işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, davanın, 04/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ... no.lu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine, hukuka aykırı bulunan ... Blok, Zemin, ... , ... , ... ve ... no.lu dükkanlara ilişkin ihalelerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, İzmir ili, Menemen ilçesinde ikamet ettiği ve hemşehri sıfatıyla bu davayı açtığı, hemşehri hukuku uyarınca Menemen Belediyesi'nce gerçekleştirilen taşınmazların kiralama ihalelerinin iptalini istemekte dava açma ehliyetinin bulunduğu; davalı idare tarafından, belediyelerin kurdukları veya iştirak ettikleri ticaret şirketlerinin aynı belediyeler tarafından açılan ihalelere katılmalarında hukuki bir engel bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, davacıların devam eden kira sözleşmelerinin bulunmadığı, encümenin kira sözleşmelerini 10 yıl uzatma gibi bir yetkisinin olmadığı, eski pazar yerinde bulunan ve halihazırda tamamen yıkılmış bulunan dükkanların kira sözleşmeleri dolmuş ve fuzuli şagil sıfatıyla dükkanları kullanmaya devam eden şahıslar tarafından 2018 yılı Kasım ayı içerisinde tahliye edilerek boşaltıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde bulunan ve tapunun ... ada,... , ...,..., ... sayılı parsellerinde kayıtlı taşınmazların 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca üç yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin 04/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalelerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. Maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tamamlanmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır..." kurallarına yer verilmiştir.

"Başkan ve meclis üyelerinin yükümlülükleri" başlıklı 28. maddesinde, "Belediye başkanı, görevi süresince ve görevinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle, meclis üyeleri ise görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle, belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz."

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "İhaleye katılamayacak olanlar" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki şahıslar doğrudan veya dolaylı olarak ihalelere katılamazlar: 1. İhaleyi yapan idarenin; a) İta amirleri, b) İhale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olanlar, c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şahısların eşleri ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kan ve sıhri hısımları, d) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şahısların ortakları (bu şahısların yönetim kurullarında görevli olmadıkları anonim ortaklıklar hariç). 2. Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacının katılmadığı ... , ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın incelenmesinden;

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlâli" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince ihtilâfın niteliğine göre belirlenmektedir.

Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.

İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması hâlinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlâl ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlâl etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.

“Meşru menfaat” ilgisinden kasıt, kişi ile işlem arasında hukuken kabul edilebilir, başka bir anlatımla, dinlenilebilir, korunmaya değer bir ilginin varlığı iken; “kişisel menfaat” ilgisiyle, işlemin, kişinin hukukunu etkilemesi, kişi bakımından hukuk aleminde sonuç doğurması kastedilmektedir.

Devlet ihalelerinde ihale sürecine ilişkin icraî nitelikteki işlemler, sadece ihaleye katılan veya katılmak isteyenlerin hukukî durumunu etkilememekte, bunların yanında üçüncü kişilerin de hak veya menfaatlerini etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda, söz konusu kişilerin menfaatlerinin zedelendiği iddiasıyla, mevzuatta öngörülen usuller çerçevesinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.

Dava ehliyetinin bir alt unsuru olan subjektif ehliyetin varlığının, ihale sürecine katılanlarla sınırlandırılması, Anayasa'nın idarî işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine aykırılık teşkil edecek, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde yer alan, "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından,

kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı ile "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinde yer alan, "Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlâl edilen herkes, söz konusu ihlâl resmî bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlâl edecektir.

Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili Menemen ilçesinde ikamet eden davacı tarafından, daha önceki kira sözleşmelerinin 10 yıl süre ile uzatılarak kiracılık haklarının güvence altına alınmasına rağmen yapılacak ihale ile taşınmazların üçüncü kişilere verileceğinin ilan edildiği, belediyenin hisselerinin büyük bir kısmına sahip olan şirketin ihaleye katılarak ihale bedellerinin yükselmesine katkıda bulunduğu, bu durumun 2886 sayılı Kanun'un 2. ve 6. maddelerinin açıkça ihlâli anlamına geldiği gibi hususlar ileri sürülerek, mülkiyeti Menemen Belediyesi'ne ait toplam 11 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca satışına ilişkin 04/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalelerin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır..." kuralı yer almaktadır.

Uyuşmazlıkta davacının İzmir ili Menemen ilçesinde ikamet ettiği ve hemşehri sıfatıyla bu davayı açtığı, Türk Dil Kurumu sözlüğünde hemşehrinin "memleketli" olarak tanımlandığı, mevzuatımızda önce "aynı yerde doğmuş olma" şeklinde tanımlanmış olan hemşehri kavramının 2005 yılında yapılan değişiklikle "aynı yerde ikamet etmeye" dayalı olarak tanımlandığı, dolayısıyla bu kavramın aynı yerde yaşamayı ifade ettiği, İzmir ili Menemen ilçesinde ikamet eden davacının hemşehri hukuku uyarınca Menemen Belediyesi'nce gerçekleştirilen taşınmazların kiralama ihalelerinin iptalini istemekte dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olması ve bozmadan sonra işin esası hakkında da karar verilmiş olması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta ehliyetli olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Nitekim Dairemizin E:2022/3025 esas, 22/05/2023 tarih ve K:2023/2552 sayılı esasa ilişkin kararı aynı konudadır.

Davacının istekli olarak katıldığı ... Blok Zemin ..., ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın incelenmesinden;

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ihaleyi yapan idarenin ita amirlerinin, ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olanların, bu şahısların eşleri ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kan ve sıhri hısımları ile bunların ortaklarının doğrudan veya dolaylı olarak ihalelere katılamayacakları belirtilmiştir.

Maddede, ihaleye girmeleri yasaklanan kişiler sayılmıştır. Bu kişilerin kendi nam ve hesaplarına kamu ihalelerine katılamayacakları hususunda kuşku yoktur. Zaten 5393 sayılı Belediye Kanununun 28. maddesinde de belediye başkanları ile meclis üyelerinin, tek başlarına veya ortaklık suretiyle belediyeye ait bir iş taahhüdünde bulunamayacakları belirtiImiştir. Belediye görevlilerinin, belediyelerin şirketlerdeki hisselerini temsilen şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında bulunmaları ise 2886 sayılı Kanunun 6. maddesinin yasak hükmü kapsamında değildir. Zira burada ihaleye katılan, maddede sayılan görevliler değil, özel kişiliğe sahip belediye şirketleridir. Belediyelere ait şirketler için ihalelere girme konusunda ayrıca bir yasak hükmü de getirilmemiştir.

Bizzat şirket ortağı olmamaları veya anonim şirketlerde ortak olsalar bile yönetim kurullarında bulunmamaları kaydıyla, Devlet İhale Kanununun 6. maddesinde sayılan kimselerin yönetim ve denetim kurullarında görev aldığı belediye şirketlerinin, aynı belediyeler tarafından açılan ihalelere katılmaları mümkündür. Bu kimselerin görevli bulundukları belediye şirketlerinin ihalelere katılmaları, ihalenin açıklık, tarafsızlık ve eşit rekabet koşulları içinde sonuçlandırılmasına da engel değildir. Zira şirkette kendilerine ait payları bulunmayan ve sadece belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyeliği yapan söz konusu kimselerin bu ihalelerden elde edeceği şahsî bir menfaat bulunmamaktadır.

Kanun koyucu; şahsi menfaat ilişkisini, ancak Devlet İhale Kanununun 6. maddesinde sayılan kişilerin, ihaleye giren şirketlerde ortak olmaları haline bağlamış, hatta bu kişiler bir anonim şirketin ortağı olsalar dahi, yönetim kurullarında görev almamaları kaydıyla ortağı bulundukları anonim şirketin ihaleye katılabilmesine imkan sağlamıştır.

Esasen mezkûr 6. maddede, ihaleye katılamayacak olanlar tek tek ve açık biçimde sayılmış olduğundan, bu yasak hükmünün kapsamının kıyas yoluyla genişletilmesi ve kanun koyucunun iradesi hilâfına yeni yasaklamalar getirilmesi mümkün değildir. Böyle bir yasaklama, bir kısmı münhasıran bazı belediye hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulmuş olan bu şirketlerin kuruluş amacını ortadan kaldıracağı için söz konusu hizmetlerde aksamalara da yol açabilecektir.

Öte yandan, söz konusu şirketlerin serbest rekabet ortamı içinde, özel sektörle eşit şartlarda belediye ihalelerine katılmaları, rekabeti engelleyen bir durum değil, aksine rekabet ilkesinin bir gereğidir.

Sonuç olarak, yönetim ve denetim kurallarında, Devlet İhale Kanununun 6'ncı maddesinde sayılan kimseler yer almış olsa dahi, belediyelerin kurdukları veya iştirak ettikleri ticaret şirketlerinin, bu kişilerle ortaklık ilişkisi içinde olmamak kaydıyla aynı belediyeler tarafından açılan ihalelere katılmalarında hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının yukarıda belirtilen dükkanların kiralama ihaleleri yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davacının istekli olarak katıldığı ..., ... ve ... ihaleler yönünden temyize konu Mahkeme kararının bozulmasına ve bu ihaleler ile birlikte davacının katılmadığı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine,

2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, ... Blok Zemin, ... nolu dükkana ilişkin ihalenin iptaline dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu ihaleye ilişkin kısmı ile davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne;

4. Temyize konu Mahkeme kararının, ..., ... , ... , ..., ... , ..., ... , ... , ... ve ... no.lu dükkanlara ilişkin ihaleler yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı ile ... , ... ve ... nolu dükkanlara ilişkin ihalelerin iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

5. Anılan kısımlar yönünden DAVANIN REDDİNE,

6. Dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından sarf olunan ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı ...-TL'nin ... -TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine;

7. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından yapılan ... -TL temyiz yargılama giderinin ...-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'sinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine

8. Davalı idare lehine ilk derece Mahkemesi'nce vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,

9. Posta giderleri avansından artan tutarların davacıya ve davalı idareye ayrı ayrı iadesine,

10. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

11. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/05/2023 tarihinde karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2022/3767, K. 2023/2553, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/3767
Karar No
2023/2553
Tarih
22 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3767 K.2023/1050
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3768 K.2023/1044
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3768 K.2023/2236
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3769 K.2023/1043
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3772 K.2023/950
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3772 K.2023/2237

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.