KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4627 E., 2023/6284 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/4627
- Karar No
- 2023/6284
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … İli …Vakfı Ticari İşletmesi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- .. Valiliği …
İSTEMİN KONUSU
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … Vakfı Ticari İşletmesi'nce "Edirne ili, Keşan ilçesi, … Köyü … Sahili kıyı kesimi"nde bulunan ve 3. derece doğal site alanında kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 10.039,42m² alanlı taşınmazın 3 yıl süreyle kiralanmasına yönelik 23/06/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından dava konusu ihaleden 15/06/2022 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiş ise de, 23/06/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihaleden yaklaşık 1 (bir) yıl geçtikten sonra yeni haberdar olduğunun ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu itibarla, bakılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihalenin 23/06/2021 tarihinde yapıldığı, ihaleden 15/06/2022'de haberdar olunduğu, davanın otuz günlük dava açma süresi içerisinde açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN
MADDİ OLAY
… Vakfı Ticari İşletmesi'nce 23/06/2021 tarihinde "Edirne ili, Keşan ilçesi, … Köyü …Sahili kıyı kesimi"nde bulunan ve 3. derece doğal site alanında kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 10.039,42m² alanlı taşınmazın 3 yıl süreyle kiralanmasına yönelik ihalenin gerçekleştirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde "altmış gün" olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 2. fıkrasında, dava açma süresinin idarî uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı; 4. fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralı yer almıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda öğrenme tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idarî davalara yöneliktir.
2577 sayılı Kanun'da düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresinin başlangıcı olarak öngörülmüş olan ilân tarihinin, bireysel işlem niteliğinde olan ihalelere yönelik işlemler açısından uygulanması mümkün olmayıp, bu işlemlerin de yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal süresi içinde dava konusu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hâllerde işlemin ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin 23/06/2021 tarihinde gerçekleştirildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde ihaleden 15/06/2022 tarihinde haberdar olunduğunun belirtildiği, davacının bu tarihten önce ihaleden haberdar olduğunu gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu ihaleden haberdar olunan 15/06/2022 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde öngörülen otuz günlük dava açma süresi içinde, 20/06/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararda usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/4627, K. 2023/6284, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama