KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4652 E., 2024/684 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/4652
- Karar No
- 2024/684
- Temyiz eden (davacı)
- ... Turizm ve İnşaat Ltd. Şti.
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: ... Ürünleri Pazarlama A.Ş.'nin (... Petrol) davacı şirkete ait Selimpaşa Beldesi, E-5 Karayolu üzeri, Güvercintepe Mevkii, Silivri/İstanbul adresindeki akaryakıt ve LPG istasyonunun bulunduğu taşınmaz üzerindeki on beş senelik kira sözleşmesine dair şerhinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 4. fıkrası uyarınca terkin edilmesine yönelik geçici tedbir kararı alınması ve anılan şirkete 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi istemiyle yapılan başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi olanağının bulunmadığından bahisle Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 1996-2007 yılları arasında Petrol Ofisi A.Ş.'nin bayisi olarak faaliyet gösterdiği, akabinde ilgili taşınmaz üzerindeki istasyonun ve işletme hakkının davacı şirket tarafından dava dışı ...
Ürünleri Pazarlama A.Ş.'ye kiralandığı, ancak davacı şirket ile Enerji Petrol arasında herhangi bir bayilik sözleşmesinin akdedilmediği, davacı şirket ile Enerji Petrol arasındaki ilişkinin özel hukuktan kaynaklanan bir kira ilişkisi niteliğinde olduğu, bu durumda, davacı şirket ile Enerji Petrol arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında kira ilişkisi olduğu, herhangi bir bayilik sözleşmesinin bulunmadığı, kira şerhinin terkinine ilişkin hükümlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve Tapu Sicil Tüzüğü'nde düzenlendiği, bu konudaki uyuşmazlıkları çözümlemeye yetkili mercilerin adli mahkemeler olduğu,
davacının başvurusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ekonomik olarak zor durumda kalınması nedeniyle imzalanan ve tapuya şerh edilen kira sözleşmesinde edimler arasında açık bir orantısızlık bulunduğu, çalışma ruhsatının kira sözleşmesi kapsamında Enerji Petrol'ün ilişkili olduğu bayiye devredildiği, on beş senelik kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesinin 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca alıcıya getirilen belirsiz süreli veya beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olduğu,
4054 sayılı Kanun'a aykırı kira sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğu ve sözleşmeden doğan edimlerin talep edilemeyeceği, Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz uyarınca 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında düzenlenen beş yıllık rekabet etmeme yükümlülüğünün dağıtıcı ile bayi arasındaki dikey ilişkiye başlangıç teşkil eden ilk anlaşmanın yani kira sözleşmesinin yapıldığı tarih itibarıyla başlaması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının iddialarının soyut, yüzeysel, gerçekliği olmayan ve hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/4652, K. 2024/684, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama