KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2318 E., 2025/421 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/2318
- Karar No
- 2025/421
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (...) pay piyasasında 16/10/2020-24/11/2020 döneminde Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasında maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemlerin gerçekleştirildiğinden bahisle 441.231,50-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin... tarih ve...sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının hakkında işlem yasağı tesis edilen R.U.'nun kızı olan G.U. ile aynı yerde çalıştığı, H.G.'nin R.U.'nun damadı olduğu, S.P.'nin S.P.
(1) adlı şahsı Borsada işlem gerçekleştirmek üzere vekil tayin ettiği, söz konusu şahısların H.M.'yi tanıdıklarını beyan ettikleri, H.M. ile aynı iş yerinde çalıştığı tespit edilen M.D.E. adlı şahıs ile aralarında aynı iş yerinde çalıştıkları ve ortak IP üzerinden emir ilettikleri tespit edilen M.H.Y. ile S.P.'nin bir dönem aynı iş yerinde çalıştığı, H.P. ile S.P. arasında akrabalık ilişkisi olduğu, davacı ile R.U. arasında akrabalık ilişkisinin bulunduğu, M.E.M.'in H.M.'nin akrabası olduğu,
davacının R.U.'ya 01/07/2020'de 13.000,00-TL, R.U.'nun kızı G.U.'nun davacıya 31/01/2020'de 500,00-TL, 01/07/2020'de 13.000,00-TL para transfer ettiği ve H.G. ile G.U. arasında muhtelif tarih ve tutarlarda para transferlerinin mevcut olduğu tespitlerine dayanılarak H.M., D.A. ve davacının birbirleriyle bağlantılı olduğu kanaatiyle grup olarak hareket ettiklerinin değerlendirildiği;
H.M. tarafından, ... payına ilişkin yapılan paylaşımlar incelendiğinde "..." isimli Telegram kanalından 27/10/2020'de saat 13.48'de “... da tavan olmalı”, 16.11'de “Bu ... tutan ihya olur”, 16.11'de ise “Tarihe not düşün”; "©..." isimli Twitter hesabından 16/11/2020'de saat 11.30'da “... ve ... daha bu bişey değil izleyelim, maşallah yola devamm”, 19/11/2020'de saat 11.16'da “Sıralama böyleydi yorum size ait. Neden ... yok dedim. Çünkü pahalı pekala ... düştü mü düşmedi.
Beklentisi var.” ifadelerinin belirtildiği.
H.M. tarafından 27/10/2020'de saat 13.48'de yapılan paylaşımdan önce 1.611.509 adet ... payı alan davacının bu payları sosyal medya paylaşımından hemen sonra satmaya başladığı ve 12/11/2020 tarihine kadar 1.611.509 adet ... payının tamamını satarak 23/10/2020-12/11/2020 tarihleri arasında 526.040,77-TL kar elde ettiği, davacının da 27/10/2020 tarihli paylaşım öncesi 26/10/2020 tarihinde stok oluşturmaya başladığı, 27/10/2020 tarihli paylaşım sonrası 04/11/2020 tarihine kadar stoklarını sıfırladığı, davacının hesabına alınan 645.000 adet payın maliyetinin 1.980.370,00-TL olduğu,
26/10/2020-04/11/2020 tarihleri arasında 222.288,90-TL kar elde ettiği; dolayısıyla sosyal medyada çok sayıda takipçisi bulunan H.M.'nin ... payının piyasasına olan talebin artmasına yönelik paylaşımlarda bulunduğu, yatırımcıları paya yönlendirerek ve payın piyasasında talep oluşturarak diğer grup üyeleri hesabına menfaat elde edilmesini sağladığı, bu şekilde menfaat sağlayan davacının Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6/1. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, hatalı bir şekilde grup olarak değerlendirme yapıldığı, oysa ki H.M. tarafından kandırıldığının göz ardı edildiği, yaptırıma konu eylemlerin planlayıcı ve sorumlusunun, kuzeni G.U.'yu evlenme vaadiyle kandıran H.M. adlı kişi olduğu, kuzeninin ricası üzerine hesap bilgilerini ve şifresini H.M. ile paylaştığı, beyan ve iddiaları incelenmeden, piyasa bozucu eylemlerde bulunduğuna yönelik hiçbir tespit yapılmadan, eksik inceleme ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, tüm tespitlerin H.M.'ye ilişkin olduğu, Tebliğ'in 6/1. maddesinde yer alan seçimlik hareketlerden hiçbirini gerçekleştirmediği,
davalı idarece varsayımlar üzerinden iddialarda bulunulduğu, grup olarak hareket edildiğinde dair hiçbir gerekçe gösterilemediği, H.M.'nin hesap bilgilerini elde ederek mağduriyetine neden olduğu, borsada işlem gerçekleştirmediği, daha önce hiçbir borsa işlemi gerçekleştirmemiş ve bundan menfaat elde etmemiş olması dikkate alınarak asgari sınırdan ceza verilmesi gerekirken menfaatin iki katı tutarında ceza verildiği, idari para cezasının eklerinin tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2318, K. 2025/421, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama