KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2462 E., 2023/3556 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/2462
- Karar No
- 2023/3556
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurulu
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
… VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "… " logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 10/05/2022 tarihinde yayınlanan ''… '' adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri; ... İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 38.460,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu programın deşifre metinlerinin ve Yayın Hizmetleri İzleme ve Değerlendirme Raporu'nun birlikte irdelenmesinden, Üst Kurul tarafından televizyon kanallarına uygulanan idari para cezalarının konuşulduğu dava konusu yayında, yayın akışı içerisinde Üst Kurul'a yönelik olarak "Kendi yasasını çiğneyen bir kurum", ''RTÜK tarihinde hiçbir zaman bugünkü kadar baskıcı, iktidarın sansür aparatı hâline gelmemişti", ''Sansür aygıtı bile değilsiniz, iktidarın sopası hâline gelmiş bir Kurul" şeklinde ifadeler sarf edildiği,
program yayınında kullanılan bu ifadelerin, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi, düşünce ve kanaat özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün sağlanması bakımından radyo ve televizyonların düzenlenmesi ve denetlenmesinde görevli anayasal bir kurum olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun itibarını zedeleyici ve eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; düşünce özgürlüğünün Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kanunlar tarafından teminat altına alındığı, bu özgürlüğün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, davaya konu program CD'sinin, deşifre metinlerinin ve Yayın Hizmetleri İzleme ve Değerlendirme Raporu'nun birlikte irdelenmesinden, yayın akışı içerisinde, program sunucuları tarafından sarf edilen sözler ve dile getirilen ifadeler ile karşılıklı olarak yapılan yorum ve değerlendirmelerde, 6112 sayılı Kanun'da öngörülen yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden söz edilemeyeceği, bu itibarla, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ifade özgürlüğünün kullanılmasının uluslararası sözleşmelerde ve ulusal mevzuatımızda birtakım sınırlamalara tâbi tutulduğu, başkalarının şöhret veya haklarının korunmasının ifade özgürlüğünün sınırlandırılması için bir neden olduğu, Anayasa'nın 28. maddesinde basının sansür edilemeyeceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunduğu,
radyo ve televizyonların düzenlenmesi ve denetlenmesinde görevli anayasal bir kurum olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun sansür aygıtı olarak nitelendirilmesinin gerçeklikle bağdaştırılamayacağı, bu nitelendirmenin Üst Kurul'u küçük düşürücü, aşağılayıcı, Üst Kurul'un itibarını sarsan ve tarafsızlığına gölge düşüren bir nitelikte olduğu, yayında kullanılan ifadelerin eleştiri özgürlüğü kapsamında olmadığı, olgusal iddialar ile değer yargıları arasında ayrım yapıldığında kullanılan ifadelerin olgusal iddialar olmasına rağmen ortaya herhangi bir dayanak konulmadığı, verilen idari para cezasının ihlâl ile orantılı olduğu,
dava konusu işlemin sebep unsurunun açık olduğu, yayının canlı yayın olmasının hukuka uygunluk nedeni olmayacağı, yerleşmiş yargı kararlarının asılsız suçlamalara ve sözlü saldırılara karşı kamu görevlilerini koruduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, yayında kullanılan ifadelerin eleştiri sınırlarını aşarak Üst Kurul'u küçük düşürmesinin, aşağılamasının ve bu ifadelerin iftira niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ifadelerin Üst Kurul'un kararına yönelik bir eleştiri niteliğinde olduğu, Üst Kurul'un tarafsızlığını yitirip yitirmediğinin sorgulandığı, yapılan eleştirilerin yoğunluğunun Kurum'un toplum içindeki konumu ile doğrudan ilgili olduğu, kullanılan ifadelerin şiddet kullanmayı, silahlı mücadeleyi, ayaklanmayı teşvik etmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2462, K. 2023/3556, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama