KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2675 E., 2023/4212 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/2675
- Karar No
- 2023/4212
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- … Döviz ve Altın Ticareti Yetkili Müessese A.Ş.
- Vekilleri
- Av. … Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.772 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca şube faaliyet izni verilmediği hâlde "…" adresinde şube açarak yetkisiz faaliyette bulunduğundan bahisle Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/45)'in 29. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca faaliyet izninin ve yetkili müessese faaliyet izin belgesinin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık Olur'unun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; "…" adresinin, 08/11/2019 tarih ve 9947 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacı şirketin Fatsa Şubesi olarak tescil edildiği, Fatsa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı e-yoklama fişinde, söz konusu iş yerinde döviz alım satım faaliyetinde bulunulduğu, kur takibinin ".
Finans … nolu ekranından" yapıldığı ve döviz alım satımının da bu ekrandan alınan fiyatlara göre gerçekleştirildiği, iş yerinde "Change, Exchange" tabelasının bulunduğu, denetim sırasında döviz alım satımı yapan müşterilerin resimlerinin çekildiği, ancak müşterilerin tutanağa imza atmaktan imtina ettikleri, denetim sırasında şube faaliyet izin belgesinin ibraz edilemediği ve döviz alım satımı belgesi düzenlenmediğinin şirketin sigortalı çalışanı olduğunu iddia eden T.K. tarafından beyan edildiği tespitlerine yer verildiği;
Bu kapsamda, davalı idare tarafından şube faaliyet izni verilmediği hâlde "..." adresinde davacı şirketin şube açarak döviz alım satım faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi üzerine davacı şirketin faaliyet izninin ve yetkili müessese faaliyet izin belgesinin iptal edilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 09/01/2023 tarih ve E:2022/4485, K:2023/8 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece, "..." adresinde yerleşik davacı şirkete döviz alım satım faaliyetine yönelik yetkili müessese faaliyet izni verildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla davalı idareye iletilen Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yapılan denetim sonucu Fatsa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen … tarih ve … sayılı e-yoklama fişinde, "..." adresinde davacı şirketin Fatsa şubesinin faaliyet gösterdiği, söz konusu iş yerinde döviz alım satım faaliyetinde bulunulduğu,
kur takibinin ".
Finans … nolu ekranından" yapıldığı ve döviz alım satımının da bu ekrandan alınan fiyatlara göre gerçekleştirildiği, iş yerinde "Change, Exchange" tabelasının bulunduğu, denetim sırasında döviz alım satımı yapan müşterilerin resimlerinin çekildiği, ancak müşterilerin tutanağa imza atmaktan imtina ettikleri, denetim sırasında şube faaliyet izin belgesinin ibraz edilemediği ve döviz alım satımı belgesi düzenlenmediğinin şirketin sigortalı çalışanı olduğunu iddia eden T.K. tarafından beyan edildiği ifadelerine yer verildiği,
bunun üzerine davalı idarece, davacı şirkete şube faaliyet izni verilmediği hâlde, "..." adresinde davacı şirketçe şube açılarak döviz alım satım faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin on birinci fıkrası -fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan- uyarınca davacı şirkete verilen faaliyet izninin ve yetkili müessese faaliyet izin belgesinin iptaline karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
1567 sayılı Kanun'un 1. maddesinde ve diğer maddelerinde faaliyet izninin iptaline ilişkin açık bir kurala yer verilmediği, davalı idarece, faaliyet izninin iptaline ilişkin işlemlerin hukukî dayanağının 1567 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile bu madde uyarınca alınan 32 sayılı Karar ve bu Karar'a dayanılarak hazırlanan alt düzenleyici işlemler (Yönetmelik/Tebliğ) olduğunun belirtildiği; ancak, belirtilen kanunî düzenlemede davacı bakımından mülk teşkil eden faaliyet izninin iptalini öngören açık, belirli ve öngörülebilir bir kuralın bulunmadığı;
Bu kapsamda, faaliyet izninin iptaline ilişkin idarî işlemlerin dayanağı olarak gösterilen 1567 sayılı Kanun'da yer alan kuralların kanunîlik ölçütü yönünden Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerinde öngörülen güvenceyi sağlamadığı; öte yandan, 32 sayılı Karar'ın 21. maddesinin dördüncü fıkrasında, kambiyo mevzuatına olan aykırılıkları ya da bu Karar'da belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediği tespit edilen bankalar, yetkili müesseseler, PTT,
kıymetli maden aracı kuruluşları ve aracı kurumların dövize ilişkin işlemlere aracılık etme yetkisinin Bakanlık'ça kısmen veya tamamen kaldırılabileceği kurala bağlanmış olsa da Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında vurgulandığı üzere, mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin ancak mutlak manada şeklî bir kanuna dayanması gerektiği, dolayısıyla belirtilen düzenleyici işlemlerin de tek başına müdahalenin kanunîliği şartını sağlamadığının açık olduğu anlaşıldığından,
2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin on birinci fıkrası -fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan hâliyle- uyarınca döviz alım satım faaliyetine yönelik davacı şirkete verilmiş olan faaliyet izninin ve yetkili müessese faaliyet izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca tesis edildiği, davacı tarafından bu düzenlemenin iptalinin istenmediği hâlde Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce düzenleyici işlem yönünden de değerlendirme yapılmasında hukukî isabet bulunmadığı, Tebliğ 29. maddesinin on birinci fıkrasının kurallar hiyerarşisine uygun olduğu, kambiyo piyasasının uzmanlık gerektiren ve oldukça detaylı düzenlenmesi gereken ekonomik bir alan olduğu,
bu alana yönelik tedbirlerin kısa sürede alınmaması durumunda telafisi imkânsız zararların ortaya çıkabileceği, 1567 sayılı Kanun hükümlerine yönelik açılan davalarda Anayasa Mahkemesi'nce herhangi bir hukuka aykırılığın tespit edilmediği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce 1567 sayılı Kanun'da tarihsel süreçte yapılan değişiklikler dikkate alınarak yetkili müesseselerin faaliyetin izninin iptaline ilişkin idarelerine açık bir yetki verilmediği tespitinin yerinde olmadığı, yaklaşık 35 yıldır yetkili müesseselerin faaliyet izninin iptaline yönelik düzenlemelerin mevzuatta yer aldığı,
dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2675, K. 2023/4212, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama