KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2815 E., 2024/536 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/2815
- Karar No
- 2024/536
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu (E-Tebligat
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda 29/03/2022 tarihinde yapılan denetimde, "LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası" olmayan personel çalıştırıldığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 182.163,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Ağrı İl Jandarma Komutanlığı denetçileri tarafından davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 29/03/2022 tarihinde gerçekleştirilen denetim sonucu düzenlenen tutanakta; istasyonda çalışan hiç kimsenin LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası bulunmadığının tespitine yer verildiği ve bu tespite ilişkin tutanağın davacı şirketin çalışanı ... tarafından itiraz şerhi konulmaksızın imzalanmış olduğu,
açılan davaya sunulan belgelerde davacı tarafından çalışanların istenen sertifikaya sahip olduğuna ilişkin bir belge sunulmamış olduğu da göz önüne alındığında, davacı şirkette hiç bir çalışanın LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası olmadığı hususunun sabit olduğu, bu itibarla, davacı şirketin 182.163,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, kendilerinden savunma alınmadan işlem tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, savunma istem yazısının 08/07/2022 tarihinde davacı şirket çalışanına tebliğ edildiği anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce; bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 29/03/2022 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakla, LPG dolumu/ikmali yapılan bir tesiste çalışan ve ilgili SGK hizmet döküm listesinde yer alan kişilerin tamamının LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası bulunmadığının tespit edildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Başkanlık Oluru ile doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği,
bilahare Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı yazısıyla davacıdan savunmasının istenildiği, bu yazının davacı şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, 08/07/2022 tarihli tebliğ mazbatasında, davacı şirketin yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının daimi çalışan Yaşar Esen'e tebliğ edildiğinin belirtildiği ve bunun üzerine yasal süresi içerisinde yazılı savunma dilekçesi verilmediği kabul edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği,
bu durumda, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesinin gerektiği, memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatlarda 7201 sayılı Kanun'un 20. maddesinin açık hükmü uyarınca tebligatın muhatabın iş yerinde bulunamaması nedeniyle bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, davalı idarece savunma istem yazısının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği ve tebligat işlemlerinin usulüne uygun olarak yaptırılmamasının da savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından,
savunma istem yazısının usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin uyuşmazlık konusu Kurul kararında hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yazılı savunma istem yazısının davacının çalışanına tebliğ edildiği, tebligat işlemlerinin PTT görevlileri eliyle yapıldığı, usulsüz tebligat iddialarının yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2815, K. 2024/536, 2 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama