KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3015 E., 2024/759 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/3015
- Karar No
- 2024/759
- Temyiz eden (davalı)
- ... Düzenleme Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür hükümleri de uygulanarak, 334.366,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin tesisinden önce, Denetim Dairesi Başkanlığının... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacıdan, söz konusu eylemlerine ilişkin yazılı savunmasının istenildiği, bu yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasına şirket yetkililerinin iş yerinde bulunmadığı ya da tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının aynı konut altında sürekli birlikte çalıştığını beyan eden tebellüğe yetkili Z.Y.'ye 13/01/2022 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, dosyaya sunulan imza sirkülerinden Z.Y.'nin şirket yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, nitekim dava konusu Kurul kararında da davacının yazılı savunma yapmadığının belirtildiği;
Bu durumda, her ne kadar davacı şirkete yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılmış olduğundan bahisle idarî para cezası uygulanmış ise de, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesinin gerektiği, davalı idarece savunma isteme yazısının öncelikle şirket yetkilisine yapılması,
şirket yetkilisinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur veya müstahdemlerine tebligat yapılmasının gerektiği, ancak memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunmaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının belirtilmesi zorunluluğu yerine getirilmeden, usule aykırı olarak tebligat yapılması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, usulüne uygun savunma alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, savunma isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından süresi içerisinde Kurum'a herhangi bir yazılı savunmanın sunulmadığı ileri sürülmektedir...
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3015, K. 2024/759, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama