KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3115 E., 2025/238 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/3115
- Karar No
- 2025/238
- Temyiz eden (davacı)
- ... Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen "Yayın hizmetleri ... kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 152.091,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. "Van Başkale'de Tartışmalı Görüntü" başlıklı haberin veriliş şekli ve sonrasındaki değerlendirmeler dikkate alındığında, anılan programda Jandarma Genel Komutanlığı personeline yönelik söylem ve beyanların, eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı nitelikte olduğu,
emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak şeklinde temel görevi bulunan Jandarma Genel Komutanlığı ve personeline karşı ulusal bir yayın kanalında bu ifadelere yer verilmesinin izleyicilerde yanlış bir intiba uyandırabileceği, halihazırda jandarma personeline duyulan güven ve itibarı sarsabileceği gibi kolluk kuvvetlerinin saygınlığını da zedeleyebileceği, ayrıca ilgili yayında geçen ifadelerin düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü veya haber alma-verme özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği,
öte yandan idari yaptırım uygulamak suretiyle basın/ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin kanunilik şartını sağladığı, müdahalenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamında ve demokratik bir toplumda gerekli olduğu anlaşıldığından dava konu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihlale konu ifadelerin bağlamından koparıldığı, emekli tuğgeneral olan program konuğunun kendi askeri ve mesleki tecrübesine dayanarak yorum ve eleştirilerde bulunduğu, ihlale konu beyanların konuğu bağladığı, sunucunun söz konusu ifadeleri destekler nitelikte beyanda bulunmadığı, jandarma kuvvetlerinin sevk, idare ve disiplin sorunu olduğu, keyfi davrandıkları yönündeki ifadelerin Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda kabul edilebilir eleştiri sınırı içerisinde kaldığı, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kamu kurumları hakkındaki eleştiri sınırının daha geniş olduğu ileri sürülmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, programda kullanılan ifadelerin kabul edilebilir eleştiri sınırını aştığı, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, devletin silahlı organlarının manevi şahsiyetini, askerleri ve Jandarma Genel Komutanlığını alenen küçük düşüren, saygınlığını tahkir ve tezyif edici, aşağılayıcı ve kamuoyu nezdinde hedef gösterir nitelikte olduğu, bu söylemlerin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı, eleştiri sınırı ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3115, K. 2025/238, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama