KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/568 E., 2024/5868 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/568
- Karar No
- 2024/5868
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin lisansının ... tarihinde sonlandırılmasına rağmen 2020 yılı Şubat ve Nisan aylarında akaryakıt satışı yapmak suretiyle lisanssız bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 766.125,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 10/06/2021 tarih ve 10259-6 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, tebliğ yapılacak kimse Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir şirket ise, tebligatın bu hükmi şahsın yetkilisine, bu kişilerin tebliğ yapılacak adreste bulunamaması ya da evrakı alacak durumda olmaması halinde ise, iş yerinde bulunan memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılabileceğinde duraksama bulunmadığı, ancak memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatlarda anılan Kanun'un 20. maddesi uyarınca tebligatın muhatabın iş yerinde bulunamaması nedeniyle bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu,
uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisinden önce ... tarih ve E-... sayılı yazı ile davacıdan savunmasının istenildiği, bu yazının davacı şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında, davacı şirketin yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının daimi çalışan Ö.S.'ye tebliğ edildiğinin belirtildiği, bunun üzerine, yasal süre içerisinde savunma yapılmadığı belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği,
dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesi gerektiği dikkate alındığında, davalı idarece, ilgili mevzuatta öngörülen yol izlenilmeksizin yapılan tebligatın savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ... tarih ve E-... sayılı savunma istem yazısının usulüne uygun olarak 12/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şirket tarafından herhangi bir yazılı savunma sunulmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/568, K. 2024/5868, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama