KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/915 E., 2025/184 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/915
- Karar No
- 2025/184
- Temyiz eden (davacı)
- ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yatırımlarının İncelenmesi ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Raporlama” başlıklı 10. maddesine, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine,
IMT kapsamında verilen Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi'nin eki olan IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin “Bilgi verme” başlıklı 23. maddesine aykırı olarak 27/10/2015 ila 26/10/2016 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında KOBİ'den alındığı belirtilen ürünlerin menşeini gösteren belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle eksik olarak raporlama yapıldığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2016 yılı net
satışlarının %0,002 (yüzbinde ikisi) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 19. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 215.503,78-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yaptırımlarının İncelenmesi ve Denetlemesine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde 27/10/2015 ila 26/10/2016 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında raporlanan belgeler üzerinden yapılan incelemede, KOBİ’den aldığı belirtilen ürünlere ilişkin menşei belge numaralarına yer verilmediği ve söz konusu belgelerin birer örneğinin raporlanmadığının tespit edildiği,
bu durumda, davacı şirketin, Kurum tarafından istenen her türlü bilgi ve belgeyi doğru ve eksiksiz olarak Kurumca istenen süre içerisinde verme yükümlülüğünü ihlal ettiği sabit olduğundan, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen "uyarı" müessesesinin hukuki dayanağı bulunmadığından, 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlal ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisinin bulunmadığı;
bu itibarla, anılan Yönetmelik ile kanuna aykırı olarak getirilen ve hukuki dayanağı bulunmayan "uyarı" müessesesinin lehe düzenleme olduğundan da bahsedilmesi mümkün olmadığından, davacı şirket hakkında uyarı yaptırımı uygulanmaksızın tesis edilen işlemlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 01/04/2016 tarihinden itibaren yetkilendirildiği, yetkilendirmesini müteakip yatırımlarının en az %10'unu Türkiye'de ürün ve sistem geliştirmek üzere kurulan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden sağlama yükümlülüğü bulunduğu, henüz bahse konu yükümlülüğün doğmadığı tarihlere yönelik ceza uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı, dava konusu idari para cezasının suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkelerine aykırı olduğu, eksik bilgi ve/veya belge verildiği iddiasına konu edilen bilgi ve belgelerin davalı idareye sunulmuş bilgiler olduğu,
bu nedenle söz konusu bilgi ve belgeler davalı idareye sunulmamış gibi ceza uygulanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, davalı idarenin de raporlamaya ilişkin kuralların değiştirilmesi ve süreçlerin iyileştirilmesi gerektiğini kabul ettiği, hal böyle iken raporlamalar kapsamında istisnai olarak ortaya çıkan birtakım durumların idari para cezasına konu edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, kast veya taksir olarak nitelendirilebilecek bir eylemleri bulunmadığından dava konusu idari para cezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na aykırı olduğu, yaptırıma dayanak gösterilen Yönetmelik hükmünün işletmecinin uyarılmasını öngördüğü,
mevzuat uyarınca gözetilmesi gereken hususlara aykırı şekilde belirlilikten uzak ve orantısız bir şekilde yaptırım uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, her ne kadar davacı IMT Hak ve Yükümlülükler Belgesi’nin 44. maddesinde yer alan fiilen hizmet tarihini referans gösterse de işletmecinin hukuki sorumluluğunun IMT Hak ve Yükümlülükler belgesinin verildiği 27/10/2015 tarihinden itibaren başladığı, davacı şirkete verilen Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi’nde de açıkça görüleceği üzere yapılan ihale sonrasında davacı şirketin IMT Hizmetlerini sunmak üzere 27/10/2015 tarihinde yetkilendirildiği,
bu tarih itibarıyla davacı şirketin 4.5G şebekesine ilişkin elektronik haberleşme altyapısını kurmaya başladığı ve yetki belgesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin hukuken sonuç doğurmaya başladığı, davacının ihlal konusu eyleminin karşılığı olarak öngörülen idari yaptırım oranının mevzuatta maktu olarak belirlendiği, davacının fiili icrai ya da ihmali davranışla işlemesinin ihlalin varlığı açısından bir öneminin bulunmadığı, idari para cezasının ölçülülük ilkesine uygun olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/915, K. 2025/184, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama