KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1286 E., 2024/4436 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/1286
- Karar No
- 2024/4436
- Temyiz eden (davacı)
- ... Yayıncılık A.Ş
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... ...” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 16/07/2022 tarihinde yayınlanan "... ..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer verilen "Yayın hizmetleri; ... Toplumun milli ve manevi değerlerine, ... aykırı olamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 114.821,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihlale konu yayında sarf edilen sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, her ne kadar bahsi geçen ifadeler program konuğu tarafından sarf edilmiş ise de davacı yayın kuruluşunun yayına herhangi bir müdahalede bulunmadığı da anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen kararda; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihale konu yayının canlı yayın olduğu ve programda sarf edilen sözlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, program konuğunun kendi kişisel değer yargılarını paylaştığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN
Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir.
Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir. Bununla birlikte, bu hak mutlak olmayıp 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargılamanın özellikleri gözetilerek öngörülen duruşmaya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır.
2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde istemde bulunulmasına rağmen uyuşmazlık konusu miktarın tek hakimle görülme sınırında olduğu gerekçesiyle duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde iptal davaları bakımından duruşma yapılması için belirli bir miktar sınırının öngörülmediği, bakılan uyuşmazlığın da bir iptal davası olduğu gözetildiğinde, taraflardan birinin istemi halinde duruşma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/1286, K. 2024/4436, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama