KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1471 E., 2025/21 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Esas No
- 2024/1471
- Karar No
- 2025/21
- Temyiz eden (davacı)
- ... Akaryakıt Tarım Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen ve ilgili teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendi uyarınca ... tarih ve...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile davacı şirkete verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine karar verildiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının vadesinde ödenmediği ve 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca tahsil edilebilir hale geldiği, davacı şirket tarafından ileri sürülen diğer hukuka aykırılık iddialarının ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek ve kanunda tahdidi olarak sayılan iddialardan olmadığı anlaşıldığından, kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu fiil nedeniyle davacı şirket yetkisi hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, akaryakıtın satışa konu edilmediği, sel sonucu plastik bidonda dinlenmeye bırakılan yakıttan numune alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden kapatılan Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Mersin Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/1471, K. 2025/21, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama