KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2208 E., 2024/3487 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/2208
- Karar No
- 2024/3487
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddine ilişkin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçunu işlediği gerekçesiyle bir yıl iki ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen bu cezanın ertelenmesine karar verildiği, söz konusu fiilin bağımsız denetim mesleğiyle bağdaşmadığı, davacının Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki şartı sağlamadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacı tarafından, başvurusu üzerine sabıka kaydının silinmesine ve memnu haklarının iadesine karar verildiği, dolayısıyla mahkumiyetin tüm sonuçları ile ortadan kalktığının iddia edildiği, ancak belirtilen iddianın Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendiyle ilgili olduğu, dava konusu işlemin ise anılan fıkranın (ğ) bendi uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının yetkilendirme başvurusunun reddine gerekçe olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına konu fiilin niteliği gösterilmişse de anılan Mahkeme kararı ile davacıya 1 yıl, 4 ay hapis cezası verildiği ancak cezanın ertelendiği, ...
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve Müteferrik No:... sayılı kararıyla davacının hapis cezası için mevzuatta öngörülen sürenin geçtiğinden bahisle sabıka kaydının silinmesine ve anılan Mahkemenin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla memnu hakların iadesine karar verildiği, başvuru tarihi itibarıyla da anılan ceza dışında davacının aldığı başkaca herhangi bir disiplin ya da adli cezasının bulunmadığı, başvuru tarihinden uzun bir süre önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle verilen ceza gerekçe gösterilerek bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme başvurusunun reddedilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu,
dava konusu işleme dayanak alınan kuralda öngörülen amaçla davacı hakkında tesis edilen işlem arasında hakkaniyete uygun, adil ve makul bir dengenin bulunmadığı;
Bu itibarla, davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun, aldığı ceza gerekçe gösterilerek reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, benzer bir olayda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/01/2024 tarih ve E:2023/1846, K:2024/43 sayılı kararında davalı idare lehine karar verildiği, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmek isteyen kişilerde işin gerektirdiği şeref ve itibarın arandığı, davacının şirket hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiğinin kesinleşen Mahkeme kararıyla sabit olduğu, davacının bağımsız denetimle tamamen zıt bir fiil gerçekleştirdiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/2208, K. 2024/3487, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama