KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2732 E., 2024/4596 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2732
- Karar No
- 2024/4596
- Temyiz eden (davalı)
- ... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu ve Fon'un kayyım olarak atandığı ... Plastik ve Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek oluşturulan "... Plastik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün 1.126.000.000,00-TL muhammen bedel üzerinden 18/12/2020 tarihinde satışına yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Plastik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Satış Komisyonu'nun 17/12/2020 tarihli kararıyla, ihaleye usulüne uygun bir başvuru olmadığından 18/12/2020 tarihinde saat 11:00'de yapılacak olan ihalenin açılmamasına karar verildiği, söz konusu ticari ve iktisadi bütünlüğün yeniden ihaleye çıkarılması hâlinde ayrıca bir Fon Kurulu kararı alınacağından davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 28/12/2023 tarih ve E:2021/872, K:2023/6535 sayılı bozma kararı uyarınca verilen kararda; davalının kayyım sıfatıyla ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem nitelinde olmadığı,
kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, tarafların istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ... İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ...tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin 28/12/2023 tarih ve E:2021/872, K:2023/6535 sayılı bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/2732, K. 2024/4596, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama