İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/588 K.2025/897

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, ulusal marker talebi ile birlikte davalı idareye sunulan teminat mektuplarının marker kullanımı ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiğinden bahisle iade edilmesi istemiyle…

Esas2024/588Karar2025/897Tarih24 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.846 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/588 E., 2025/897 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
24 Şubat 2025
Esas No
2024/588
Karar No
2025/897
Temyiz eden (davalı)
... Kurumu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Ticaret ve Dağıtım A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.846 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, ulusal marker talebi ile birlikte davalı idareye sunulan teminat mektuplarının marker kullanımı ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiğinden bahisle iade edilmesi istemiyle 28/04/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararına rağmen mezkur teminat mektuplarının süresi içerisinde iade edilmediğinden bahisle oluşan zararlar yönünden 10.000,00-TL (miktar artırım sonrası 1.328.424,66-TL) maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın 28/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından teminat mektuplarının iade edilmesi istemiyle 28/04/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/11/2020 tarih ve E:2015/4802, K:2020/3210 sayılı kararı ile reddedildiği;

Maddi Tazminat İstemi Yönünden; Olayda, davacı şirket tarafından teminat mektuplarının 28/04/2014 tarihinde iade edilmesinin istenilmesine rağmen davalı idarece mahkeme kararı üzerine 02/07/2015 tarihinde iade edildiği, yaklaşık yirmi ay boyunca bahse konu teminat mektuplarının haksız yere kurumun uhdesinde kalması sebebiyle zarara uğranıldığının iddia edildiği, davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zarar kalemleri 3 grup halinde sayıldığı;

1- Albaraka Türk Katılım Bankasına belirli periyotlarla yapılan komisyon ödemesi ve BDDK mevzuatından kaynaklı yapılan çeşitli masraf ve ödemeler,

2- Teminat mektupları için 12.500.000,00 TL nakit bloke edildiği, bloke edilen tutarın 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasında kullanılamadığı, söz konusu tutarın anılan tarihler arasında getireceği tecil faizi tutarı,

3- Mahrum kalınan kazanç ve kar kaybı.

1- Davacı tarafından tazmini istenilen ilk zarar kalemine ilişkin olarak yapılan incelemeden.

Mahkemenin 22/06/2022 ve 15/09/2022 tarihli ara kararıyla Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.'den ... tarih ve ... numaralı 7.500.000,00-TL, ... tarih ve ... numaralı 5.000.000,00-TL bedelli teminat mektuplarından dolayı davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasındaki komisyon ödemesinin ve bankacılık mevzuatından kaynaklı diğer ödemelerin tutarının bildirilmesinin istenildiği,

Mahkeme kaydına 21/10/2022 tarihinde giren dilekçede bahse konu teminat mektuplarından dolayı davacının 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasında Bankaya ödemiş olduğu komisyon yahut bankacılık mevzuatından kaynaklı herhangi bir ödemenin bulunmadığı hususunun belirtildiği, davacı tarafından da söz konusu ödemelerin yapıldığını tevsik eden herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığı;

2- Davacı tarafından tazmini istenilen ikinci zarar kalemi olan 12.500.000,00-TL'nin 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasında getireceği tecil faizinin ödenmesi istemi yönünden; her ne kadar davacı tarafından, 12.500.000,00-TL'nin 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasında getireceği tecil faizinin ödenmesine karar verilmesi istenilmekte ise de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca zamanında ödenmeyen amme alacaklarına, taksitlendirilerek tecil edilmesi halinde uygulanacak faiz oranı olan tecil faizinin bakılan olayda uygulanmasına olanak bulunmadığı, bahse konu tutara ancak yasal faiz işletilebileceği sonucuna varıldığı;

Bu kapsamda, Mahkemenin 22/06/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden 12.500.000,00-TL'nin 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasındaki yasal faiz getirisinin miktarının ne kadar olduğunun sorularak, hesap tablosunun istenildiği, Mahkeme kaydına 05/07/2022 tarihinde giren dilekçe ekinde davalı idarece bahse konu tutarın 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasındaki yasal faiz getirisinin 1.328.424,66-TL olduğunun belirtildiği, anılan yazının davacıya tebliğ edilmesi üzerine Mahkeme kaydına 30/12/2022 tarihinde dilekçede davacı tarafından 10.000,00-TL olan maddi tazminat miktarının 1.318.424,66-TL artırılarak 1.328.424,66-TL olarak ıslah edildiği;

Öte yandan, Mahkeme kaydına 30/12/2022 tarihinde giren dilekçede davacı tarafından 1.328.424,66-TL'nin 28/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmekte ise de, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 3. maddesinde "Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez." hükmüne yer verildiği, anılan mevzuat uyarınca faize faiz yürütülemeyeceğinden, dava konusu faiz tutarının faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne imkan bulunmadığı;

3- Davacı tarafından tazmini istenilen üçüncü kalem olan mahrum kalınan kazanç ve kar kaybı yönünden yapılan incelemede; uyuşmazlıkta, davacı tarafından, uğranıldığı iddia edilen bahse konu zararın kazanç kaybı kapsamında muhtemel ve faraziye dayanan zararlar olduğu, idare hukuku ilkeleri dahilinde kazanç kaybı sebebiyle uğranıldığı iddia edilen muhtemel zararların ödenmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı;

Manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede;

Davacı şirket hakkında yargı merciince verilmiş olan kararın içeriği, gerekçesi ve süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ticari itibarının zedelendiği, ticari güvenilirliğinin ise azaldığı açık olan davacının uğradığı manevi zararın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren (15/02/2021) işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi, belirtilen kısım haricindeki manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 12.500.000,00-TL'nin 28/04/2014-03/07/2015 tarihleri arasında getireceği tecil faizinin ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden 1.328.424,66-TL yasal faizin davacıya ödenmesine, faize faiz işletilmesi talebi ile Albaraka Türk Katılım Bankasına belirli periyotlarla yapılan komisyon ödemesi ve BDDK mevzuatından kaynaklı yapılan çeşitli masraf ve ödemeler ile mahrum kalınan kazanç ve kar kaybının ödenmesine karar verilmesi taleplerinin reddine, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış, davalı idarece istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Kurumlarına gönderilen ve ekinde davacı şirketin de yer aldığı bir listenin bulunduğu ... tarihli ve ... sayılı yazı ile özetle ekli listede yer alan firmaların teminatlarının inceleme sonucuna kadar çözülmemesi (iade edilmemesi) gerektiğinin bildirildiği, Kurumlarınca ulusal marker uygulaması kapsamında alınan teminat mektuplarının Ulusal Marker uygulamalarına bağlı olarak tahsil edilebileceği bilinmekle birlikte, somut olayda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan incelemenin ulusal markerin kaybolması,

çalınması ve/veya ziyan olması hallerini de içeren bir vergi incelemesi olduğu belirtildiğinden ve yapılacak inceleme sonucunda teminat mektuplarının iadesi için ilgili mevzuatta yer alan şartların oluşmamış olduğunun ortaya çıkma ihtimali bulunduğundan, oluşması muhtemel bir kamu zararının önlenebilmesini teminen söz konusu teminat mektuplarının Gelir İdaresi Başkanlığı'nın incelemesi sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesi yoluna gidildiği,

yapılan işlemlerin tamamen usul ve yasaya uygun olup Kurumlarına atfedilebilecek idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinden “hizmet kusuru” veya “kusursuz sorumluluk” hallerinden herhangi biri mevcut olmadığından, Kurumlarının hukuki sorumluluğu bulunmadığı, ayrıca temyize konu kararda kabul edilen maddi tazminat talebi için Kurum aleyhine avukatlık ücretine hükmedilirken, reddedilen maddi tazminat talebi için Kurum lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği.

31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kuralı yer almış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış. 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği.

330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği. 332. maddesinde ise yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.".

"Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir...". "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar.

Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı idarenin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştayın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.

Dosyanın incelenmesinden, dava kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığı halde, maddi tazminat isteminin kısmen reddi kararı nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmüştür.

Bu durumda, reddedilen maddi tazminat talebi için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.

Bu itibarla, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasında yer verilen "reddedilen manevi tazminat için anılan tarifenin 10. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin "reddedilen maddi tazminat için anılan tarife uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat için anılan tarifenin 10. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle

düzeltilmesi gerektiğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'reddedilen manevi tazminat için anılan tarifenin 10. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin 'reddedilen maddi tazminat için anılan tarife uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat için anılan tarifenin 10. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenerek düzeltilmesi

gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen kabulü ile 1.328.424,66-TL yasal faizin davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/588, K. 2025/897, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/588
Karar No
2025/897
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/589 K.2025/742
  • Danıştay 4. Daire E.2024/596 K.2025/743
  • Danıştay 4. Daire E.2024/597 K.2025/800
  • Danıştay 4. Daire E.2024/605 K.2025/744
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/607 K.2025/50
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/608 K.2025/51

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.