KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/684 E., 2024/1797 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/684
- Karar No
- 2024/1797
- Temyiz eden (davacı)
- ... Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... Tv" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "..." isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan, "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz" yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca beş (5) gün süreyle program yayını durdurma cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; söz konusu programda sunucu ile konukları arasında geçen diyaloglarda sarf edilen söz ve açıklamaların içeriği itibarıyla yayın saati de dikkate alındığında, uygun sözcükler seçilmek suretiyle yapılan nitelikli bir sunum olarak kabul edilmemekle birlikte sarf edilen sözlerin toplumun milli ve manevi değerlerini, genel ahlâkı ve ailenin korunması ilkesini ihlâl eder nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin ... tarih ve E:... K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlığa konu programda geçen diyaloglarda sunucunun sarf ettiği ifadelerin Türk aile yapısına, Türk milletinin millî ve manevî değerlerine tamamen ters ve aykırı bir vaziyet arz ettiği, aile yapısının tahribine yol açacak, olumsuz örnek oluşturacak unsurlar içerdiği, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu yayında hangi cümle ya da kelimenin söz konusu ilkeye aykırılık oluşturduğunun somut bir şekilde ortaya konulamadığı, sperm bankası aracılığı ile anne olma konusunun gündeme alınarak konuklarla birlikte tartışıldığı, ancak ifadelerin çarpıtılarak tartışma konusundan ayrı değerlendirmeye tâbi tutulduğu, program bütününde yer alan konuşmaların görmezden gelinerek ve diyaloglar içerisinde geçen ifadeler cımbızla çekilerek ölçüsüz bir yaptırım uygulandığı, basının işlevsiz kılındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, söz konusu programda sarf edilen ifadelerin Türk aile yapısının yozlaşmasına sebep olabilecek nitelikte olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/684, K. 2024/1797, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama