İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/789 K.2025/2063

Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Gıda ve Tekstil Limited Şirketi'nden (...) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme…

Esas2024/789Karar2025/2063Tarih22 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.163 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/789 E., 2025/2063 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Esas No
2024/789
Karar No
2025/2063
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...3 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.163 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Gıda ve Tekstil Limited Şirketi'nden (...) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin, şirket adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ...tarih ve ... sayılı kararıyla verilen idari para cezasına ilişkin 599.976,75-TL tutarındaki kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.

Mahkemelerinin 26/07/2022 tarihli ara kararına cevaben, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının şirket adresine tebliğine ilişkin 20/05/2008 tarihli tebliğ mazbatasının dosyaya sunulduğu, söz konusu mazbata incelendiğinde tebliğ edilen evrak bilgilerinin yer almadığı, iade edilen tebliğ mazbatası ile hangi belgenin tebliğ edilmeye çalışıldığının açıkça ortaya konulmadığı, sonrasında ilanen tebligat yoluna gidildiğinin görüldüğü,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda belirtilen tebliğ usullerine göre tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan, yani adresi meçhul sayılan gerçek veya tüzel kişilere ilanen tebliğ yapılabileceği, asıl borçlu şirketin adresinin meçhul olmadığı,

şirket ve ortaklarının adresleri tespit edilmesi mümkün olduğu halde ilanen tebligat yapılmasının şartlarının oluşmadığı dikkate alındığında, dava konusu ödeme emri ile istenilen kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça ortaya konulması gerekirken, bu koşullara uyulmadan şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; ... adına tahakkuk eden idari para cezasından kanuni temsilci olarak sorumlu tutulan davacının, şirket ortaklık payını 09/01/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ve yeni şirket ortağının şirket müdürü olarak atandığı hususunun 24/01/2007 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, idari para cezasının ödenmesi gerektiği tarihin ise bu tarihten sonraki bir tarih olan 09/01/2009 tarihi olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının, dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezası borcundan sorumlu tutulması mümkün olmadığından,

davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk, İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

Lisans almaksızın dağıtıcılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle ...'e ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 600.000,00-TL idari para cezası verilmiş, anılan Kurul kararı 21/06/2008 tarih ve 26913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak ilanen tebliğ edilmiştir.

Söz konusu idari para cezasının ...'den tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri, 05/02/2010 tarihinde Vergi Dairesinde davacıya tebliğ edilmiştir. Uyap üzerinden yapılan incelemede, ... adına düzenlenen ödeme emrine karşı davacı ve G.B. tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla onandığı görülmüştür.

Davalı idarece, vergi mükellefiyetinin 31/12/2007 tarihi itibarıyla re'sen terkin ettirildiği bildirilen ...'den tahsil edilemeyen kamu alacağının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin, idari para cezasına ilişkin 599.976,75-TL tutarındaki kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

", 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. (...)"; 55. maddesinin birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur."; 58. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. (...)" kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde öngörülen sorumluluk hali kusursuz sorumluluktur. Yani mükerrer 35. madde kapsamında sorumlu tutulacak olan kanuni temsilci kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamayacaktır. Kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanuni temsilci olarak görev yapması, kanuni temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterlidir. Ancak bu madde kapsamında kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçluya başvurulacak ve borcun asıl borçludan tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekecektir. Dolayısıyla henüz asıl borçlu şirket hakkında ödeme emri ile takip yapılmadan, kanuni temsilcinin sorumluluğuna evleviyet kuralı gereği gidilemeyecektir.

Kanuni temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin nihai sorumluluğunu taşıyan kişi olup, sahip olduğu imkan ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek veya doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişidir. Bu nedenle, ticari şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan kanuni temsilcilerin, şirketten tahsil imkanı bulunamayan kamu alacaklarından müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararı ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine 5766 sayılı Kanun'la eklenen 5. ve 6. fıkraları iptal etmiş olup Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı itiraz yoluyla yapılan başvuruya konu olayla ilişkilendirilerek değerlendirilmelidir. Sözü edilen olayda kanuni temsilcilik görevinde bulunan şahsın şirketi temsil ettiği dönemde vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği, ancak kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra vergi borçlarından sorumlu tutulduğu görülmektedir.

Anayasa Mahkemesi ise, " ... amme alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda kanunî temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kural ile getirilen düzenleme vergi ve diğer mâlî ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanunî temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurmaktadır.

Adalet ve hakkaniyet ilkeleri karşısında, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olması adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Dolayısıyla, itiraz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırıdır." gerekçesiyle 5. fıkrayı iptal etmiştir.

Ancak, anılan kararda kamu alacağının doğuşuna kendi kusuruyla sebebiyet veren kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, kanuni temsilcilerin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olmasının adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağını vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesinin mükerrer 35. maddenin 5. fıkrasını iptal etmiş olması, zarara kendi kusuruyla sebep olan fiil tarihindeki kanuni temsilcilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Zararı doğuran olayın gerçekleştiği tarihte görev yapan kanuni temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin sorumluluğunu taşıyan kişi olup, sahip olduğu imkan ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek en etkin konumdaki kişi olduğundan, kamu alacağından sorumlu tutulması gerekmektedir.

Bu itibarla, kamu alacağının doğmasına sebep olan fiil tarihindeki kanuni temsilci amme alacağının ödenmesinden sorumludur.

Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin ... tarih ve... sayılı Kurul kararı, ...'ün dağıtıcı lisansı bulunmamasına rağmen 5 ayrı bayiye akaryakıt satışı yapmasının 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı olduğundan bahisle tesis edilmiştir. Mahkemenin ara kararına cevaben Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca dosyaya sunulan belgeler arasında yer alan söz konusu satışlara ilişkin düzenlenen faturalardan, idari yaptırıma konu fiilin Temmuz ila Kasım 2006 tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

...'e ait Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında,... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacının ilk 10 yıl için müdürlüğe seçilerek şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığı; ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ise, 09/01/2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının hisselerini devrettiği F.K.'nın şirket müdürlüğüne atanarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığının ilan edildiği görülmektedir.

Bu durumda, ...'e idari para cezası uygulanmasını gerektiren ihlalin gerçekleştiği Temmuz ila Kasım 2006 tarihleri arasında limited şirketin müdürü olarak münferit imzayla şirketi her konuda temsil ve ilzama yetkili kanuni temsilci olan davacının söz konusu kamu alacağının ödenmesinden 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine göre, borçlu tüzel kişinin kanuni temsilcisinin takip edilebilmesi için, tüzel kişinin kesinleşmiş ve takip edilebilir borcunun olup olmadığı, borcun takip ve tahsil zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, alacağın borçlu tüzel kişiden kısmen veya tamamen tahsil olanağının kalıp kalmadığı, tahsil aşamasında ilgili lehine yeni bir hukuki durum olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığa konu idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği, tahsili amacıyla ... adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,

şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak alacağın kısmen ya da tamamen şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulup konulmadığı, varsa zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerle birlikte kamu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, tahsil aşamasında ilgili lehine yeni bir hukuki durum olup olmadığı yönlerinden incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından,

kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davaya konu kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." kuralına yer verilmiştir.

Bu maddeye göre kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekecektir. Bunlar; kamu alacağının asıl borçlunun mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halleridir. Dolayısıyla kanuni temsilciler için kusursuz sorumluluk hali kabul edilmiştir.

Madde metnine göre amme alacağından sorumlu tutulabilmek için alacağın asıl borçlunun ödeme yükümlülüğünün doğduğu anda kanuni temsilcilik görevinde bulunmak sorumluluk açısından yeterli olacaktır. Kanuni temsilcinin sorumlu tutulabilmesi için görev yaptığı dönemde doğmuş veya ödenmesi gereken bir borç bulunmalıdır. İdari para cezalarında ise borç idari para cezasının tebliği ile doğmaktadır.

İdari para cezasına konu fiilin işlendiği tarihte ise henüz doğmuş bir borç bulunmamaktadır. Kamu alacağının doğuşuna kusuru ile yol açan kanuni temsilcinin sorumlu tutulmasını gerektiren hukuki bir neden de söz konusu olmadığından fiil tarihindeki kanuni temsilcinin sorumluluğunun kabulünün hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararıyla 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur." düzenlemesi.

"Ancak amme alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda kanunî temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kural ile getirilen düzenleme vergi ve diğer mâlî ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanunî temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurmaktadır.

Adalet ve hakkaniyet ilkeleri karşısında, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olması adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Dolayısıyla, itiraz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırıdır." gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Söz konusu iptal gerekçesine göre de fiil tarihi itibarıyla kanuni temsilciden amme alacağının tahsil edilmesini beklemek imkansızlaşmaktadır. Çünkü fiil tarihi itibarıyla henüz ödenecek bir borçtan söz edilemeyeceğinden kanuni temsilcinin amme alacağını ödeme noktasında müdahale şansı bulunmamaktadır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı Temmuz ila Kasım 2006 tarihleri arasında gerçekleşen fiiller sebebiyle tesis edilmiş, anılan Kurul kararı 21/06/2008 tarih ve 26913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak şirkete ilanen tebliğ edilmiştir. ...'e ait Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacının ilk 10 yıl için müdürlüğe seçilerek şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığı.

24/01/2007 tarih ve 6730 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ise, 09/01/2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının hisselerini devrettiği F.K.'nın şirket müdürlüğüne atanarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığının ilan edildiği görülmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararının tebliğinden önce 09/01/2007 tarihi itibarıyla şirketi temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılan davacının, kanuni temsilciliği sona erdikten sonra şirkete tebliğ edilen davaya konu kamu alacağının ödenmesinden 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/789, K. 2025/2063, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Esas Yönünden
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. (X) Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/789
Karar No
2025/2063
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2024/839 K.2025/2061
  • Danıştay 7. Daire E.2024/846 K.2025/1718
  • Danıştay 7. Daire E.2024/850 K.2025/1724
  • Danıştay 7. Daire E.2024/853 K.2025/1719
  • Danıştay 7. Daire E.2024/877 K.2025/1802
  • Danıştay 7. Daire E.2024/878 K.2025/1803

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.