İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/795 K.2024/2669

2- … Kaymakamlığı … VEKİLİ : Av. …

Esas2024/795Karar2024/2669Tarih10 Haziran 2024Okuma9 dk · 1.883 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/795 E., 2024/2669 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
10 Haziran 2024
Esas No
2024/795
Karar No
2024/2669
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalılar)
1- … Bakanlığı…
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.883 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

2- … Kaymakamlığı … VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Samsun ili, Havza ilçesi, … Mahallesi, … ada ve … parsel sayılı mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin Havza Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği tarafından gerçekleştirilen 20/09/2023 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda. Samsun ili, Havza ilçesi,.

Mahallesi, … ada ve …parsel sayılı parseldeki taşınmazın mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğu, söz konusu taşınmazın açık teklif usulüyle satışına karar verildiği, bu kapsamda 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, Hazine'ye ait taşınmazlardan, 30/03/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanların, Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredileceği belirtildiğinden,

Havza Milli Emlak Şefliği'nin … tarih ve … sayılı yazısı ile Havza Belediyesi'nden söz konusu taşınmazın devrinin talep edilip edilmediğinin sorulması üzerine ilgili Belediye'ce … tarih ve … sayılı yazı ile söz konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir devir taleplerinin olmadığının belirtildiği, bunun üzerine 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında davacının doğrudan hak sahipliği söz konusu olmadığından bahisle dava konusu taşınmazın yalnızca arsa bedeli belirlenmek suretiyle 20/09/2023 tarihinde açık teklif usulü ile satışı yapılmak üzere ihaleye çıkartıldığı,

bu durumda, 4706 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın doğrudan hak sahiplerine satılabilmesi için ilgili taşınmazın Belediye'ye devrinin gerektiği, olayda ise ilgili Belediye tarafından taşınmazın devrine yönelik herhangi bir talepte bulunulmadığı, bu nedenle de davacının bu Kanun kapsamında öncelikle satın alma hakkının oluşmadığı, mülkiyeti Hazine'ye ait olan taşınmazın yalnızca arsa bedeli belirlenmek suretiyle 20/09/2023 tarihinde açık artırma usulü ile ihaleye çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 6. fıkrasında Hazine'ye, taşınmazı belediyeye devretmesi konusunda takdir yetkisi tanınmadığı, bunun bir görev olarak düzenlendiği, davalı idarenin taşınmaz üzerindeki yapının kıymetini tespit ettirmeksizin taşınmazı ihaleye çıkarmasının konut için ödenecek meblağın belirli olmamasına neden olduğu, bu durumun idari işlemin belirliliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı … Bakanlığı tarafından, taşınmazın 4706 sayılı Kanun uyarınca belediyeye devrinin belediye tarafından onaylanmadığı, taşınmazın üzerindeki yapı Hazine'ye ait olmadığından bedel tespitinin yapılamadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı … Kaymakamlığı ve müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin altıncı fıkrasında, “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar.

Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez.

Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır.”; sekizinci fıkrasında, “Yapılacak yazılı tebligat tarihinden itibaren bir yıl içinde satın alınma talebinde bulunulmayan veya üzerinde yapılanma olmayan ve bu madde kapsamında devredilen taşınmazlar genel hükümlere göre belediyece satılabilir.

Devir tarihinden itibaren üç yıl içinde belediyece satılamayan taşınmazlar, belediyelerin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazine adına resen tescil edilir. (...)” kurallarına yer verilmiştir.

4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olup, ilgili Bakanlıkça tespit edilen, Hazine'ye ait taşınmazlardan, 30/03/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanların, öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdî haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilmesi ve bu taşınmazların, belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdî haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılması gerekmektedir.

29/08/2007 tarih ve 26628 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No:313)'nin "XIII. 4706 Sayılı Kanun'un 5. Maddesine Göre Satışı Amacıyla Belediyelere Taşınmaz Devir İşlemleri" başlıklı bölümünün 1. maddesinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen Hazineye ait taşınmazlardan, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar.

Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilebilecektir.".

"A) Devir Talebi" başlıklı alt bölümünde, "(1) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, üzerinde 30/3/2014 tarihinden önce yapılanma bulunan taşınmazın ilgili belediyeye devri için belediyelerce, tebliğin XIII-C bölümünde belirtilen belgeler ile birlikte İdareye müracaat edilecektir.

(2) Bu maddeye göre, şahıslardan gelecek devir talepleri değerlendirilmeden ilgili belediyeye yönlendirilecektir."; "B) Belediyelere Devredilmeyecek Taşınmazlar" başlıklı alt bölümünde, "(1) Tebliğin II nci bölümünde Satılamayacak Taşınmazlar başlığı altında belirtilenler ile aşağıda belirtilen taşınmazlar Belediyeye devredilmeyecektir.

a) 30/3/2014 tarihinden önce boş iken, bu tarihten sonra üzerine inşa edilen yapıların bulunduğu taşınmazlar,

b) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan taşınmazlar,

c) Üzerinde hissedarı dışında üçüncü kişilere ait yapı bulunan veya Hazine dışında birden fazla hissedarı olup, bu hissedarlara ait olmayan yapı bulunan ve hissedarından muvafakat alınamayan hisseli taşınmazlar,

ç) Üzerinde kamuya ait bina ve müştemilatı bulunan taşınmazlar,

d) Medeni Kanun hükümleri uyarınca, üzerinde irtifak hakkı kurulan ve hak süresi dolmayan taşınmazlar,

e) Mülkiyeti ihtilaflı olan taşınmazlar,

f) 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca tespit edilen içme ve kullanma sularının koruma alanlarında kalan taşınmazlar,

g) Özel çevre koruma bölgelerinde kalan ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca uygun görülmeyen taşınmazlar,

ğ) 2981 sayılı Kanun gereğince muhafazası mümkün olmayan yapıların bulunduğu alanlar ile 2981 sayılı Kanuna göre hak sahibi olup, hak lehtarının muvafakatı olmayan taşınmazlar,

h) Bakanlıkça devri uygun görülmeyen taşınmazlar" kuralları yer almıştır.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin tapu tahsis belgesi ile bir taşınmaz üzerindeki binayı uzun yıllar kullanan ve binanın maliki olan bir başvurucunun tahliye talebi üzerine açılan iptal davasının reddedilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğine ilişkin yapılan bireysel başvuru üzerine verdiği (Ayşe Öztürk, B.No:2013/6670, 10/6/2015) kararından özetle; "tapu kaydı bulunmayan, ancak tapu tahsis belgesi ile taşınmaz (arazi) üzerine yapılan binayı yıllarca kullanan ve vergilerini ödeyen başvurucuya kamu makamları tarafından müdahale edilmediği ve bu duruma müsamaha gösterildiği, binanın başvurucuya ait olduğu,

dolayısıyla mülkiyeti başvurucuya ait olan binanın değeri ödenmeksizin veya zararı telafi edici öneriler sunulmaksızın başvurucunun tahliye edilmek istenmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği, yapılan müdahalenin kanuna uygun olup meşru bir amacı bulunmaktaysa da mülkiyeti başvurucuya ait binanın tahliye edilerek yıkılmak istenmesinin ve binanın değerinin ödenmemesinin başvurucuyu aşırı bir yüke maruz bıraktığı, bu şekilde, mülkiyeti başvurucuya ait binanın, kamu yararı amacıyla tahliye edilmek istenmesine rağmen binanın değerinin ödenmemesi veya zararı telafi edici öneriler sunulmaması,

kamu yararı ile başvurucunun çıkarları arasındaki dengeyi başvurucu aleyhine orantısız şekilde bozduğu,

İdare tarafından başvurucunun, maliki olduğu binadan tahliye edilmek istenmesi şeklinde taşınmaza yapılan müdahale ile başvurucunun bina üzerindeki mülkiyet hakkı arasında adil bir dengenin kurulmasının gerektiği, bu adil dengenin, kamu yararına tahsis edilen ve bu yönden meşru bir amacı olan binanın tahliyesi karşılığında bedelinin başvurucuya ödenmesi ile kurulabileceği, binanın değeri ödenmeksizin bina üzerindeki mülkiyet hakkının kaybettirilmesinin, başvurucunun mülkiyet hakkına orantılı bir müdahale olarak görülemeyeceği, mülkiyeti başvurucuya ait binanın tahliyesinin talep edilmesine rağmen değerinin ödenmemesinin, başvurucunun mülkiyet hakkına orantılı olmayan bir müdahale olduğu ve bina üzerindeki mülkiyet hakkını ihlal ettiği" sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararında, tapu tahsis belgesinin, ilgilisine taşınmaz üzerinde mülkiyet iddiasında bulunma imkanı sağlamadığı gibi söz konusu belgenin bu yönde bir meşru beklenti de oluşturmayacağı belirtilmiş olmakla birlikte, bazı durumlarda ilgilisi nezdinde alacak hakkı doğmasını sağlayabileceği kabul edilmiş ve "mülkiyeti hak sahibine ait olan binadan tahliye edilmek istenilmesi" ve "binanın değerinin hak sahibine ödenmemesi" durumu bu kapsamda görülerek, başvuru üzerinde aşırı bir yüke sebebiyet verdiğinden bahisle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Benzer yorumun, 4706 sayılı Kanun kapsamında bulunan yapılar için de yapılması mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden, ihale konusu Hazine arazisi üzerinde, mülkiyeti davacıya ait olan ve davacı tarafından 30/03/2014 tarihinden önce kullanıldığı anlaşılan kargir bir ev bulunduğu, Havza Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin … tarih ve … sayılı yazısıyla, Havza Belediye Başkanlığı'na 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 6. fıkrası uyarınca taşınmazın devrinin talep edilip edilmediğinin sorulduğu,

devrin talep edilmesi halinde ise 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca 30/03/2014 tarihinden önce taşınmaz üzerinde yapılanma bulunduğunu gösterir belgelerin, taşınmazın bulunduğu yerin imar planını ve parselasyon planlarının, yapılanmayı gösterir fotoğrafların, işgale ve işgalciye ilişkin bilgilerin gönderilmesinin istenildiği, Havza Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla, "4706 sayılı Kanun'un 5. Maddesinin 6. Fıkrası uyarınca, Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan parsellerin Belediyemize devredilerek satışına yönelik talebimiz bulunmamaktadır." şeklinde cevap verildiği,

bunun üzerine Havza Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği tarafından taşınmaz üzerindeki yapı hariç tutularak dava konusu 20/09/2023 tarihli ihale işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Dairemizin 15/05/2024 tarihli ara kararıyla davacıdan, ihale tarihinden önce 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi yönünde bir başvuru yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davacı tarafından, 03/08/2021 tarihinde Havza Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği kayıtlarına giren ve taşınmazın devrinin talep edildiği bir dilekçe sunulmuştur.

Bununla birlikte aynı ara kararıyla Havza Belediyesi'nden, taşınmazın devrinin talep edilmemesinin nedeni sorulmuş, Belediye'ce cevaben özetle, "Bahse konu parselin imar planlarında konut alanında kaldığı, parsel üzerinde bir konut bulunduğu, parsel üzerinde yapı bulunması, imar planlarında Belediye'nin görev ve sorumluluk alanında olan park alanı, belediye hizmet alanı gibi bir plan düzenlemesi bulunmaması nedeniyle devre yönelik taleplerinin olmadığı" ifade edilmiştir.

4706 sayılı Kanun ve 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile mülkiyeti Hazine'ye ait arazilerin üzerinde yer alan yapı sahiplerine, uzun yıllardır kullanmakta oldukları yapının üzerinde olduğu araziyi satın almak noktasında bir imkan tanındığı, bu noktada Belediyelere bu taşınmazları devralma noktasında yükümlülükler yüklenildiği, dava konusu uyuşmazlıkta Belediye'nin 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde sayılmayan bir nedenden dolayı, söz konusu taşınmaz üzerinde konut bulunması nedeniyle, devre yönelik talepte bulunmadığı, ancak söz konusu nedenin 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 6. fıkrası kapsamında olduğu görülmektedir.

Bu durumda, Belediye'nin, devir talebi üzerine ancak 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde düzenlenen taşınmazın devredilemeyecek taşınmazlar kapsamında olması halinde, devri kabul etmemeye yönelik bir değerlendirme yapabileceği gözetildiğinde, Belediye'nin devir talebinin taşınmaz üzerinde konut bulunduğundan bahisle reddetmesinin ve bunun üzerine 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 6. fıkrasında yer alan ve davacının mülkiyet hakkını koruma altına alan prosedür uygulanmaksızın taşınmazın ihale edilmesinin davacının maliki olduğu binadan tahliye edilmesi sonucunu doğuracağı ve mülkiyet hakkına orantılı olmayan bir müdahale oluşturacağı anlaşıldığından, dava konusu ihale işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/795, K. 2024/2669, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Müdahil (Davalılar Yanında) : …
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/795
Karar No
2024/2669
Tarih
10 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/795 K.2024/4193
  • Danıştay 2. Daire E.2024/796 K.2024/3448
  • Danıştay 9. Daire E.2024/797 K.2024/3473
  • Danıştay 2. Daire E.2024/797 K.2024/3453
  • Danıştay 3. Daire E.2024/797 K.2024/4359
  • Danıştay 9. Daire E.2024/798 K.2024/3613

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.