İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2025/1663 K.2025/2665

2) ... İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

Esas2025/1663Karar2025/2665Tarih15 Eylül 2025Okuma13 dk · 2.686 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1663 E., 2025/2665 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
15 Eylül 2025
Esas No
2025/1663
Karar No
2025/2665
Temyiz eden (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Restoran Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
Müdahiller (davacı yanında)
1) ... Sağlık Hizmetleri Eğitim İnşaat Emlak Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.686 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

2) ... İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkinde bulunan Mersin Yat Limanında kiracı olan işletme sahibi davacı şirket tarafından, 2020 yılı ve öncesi hasılat payları ile 31/05/2022 tarihine kadar ödenmesi gereken 2021 yılı hasılat paylarının toplamı olan 987.936,00-TL'nin 15 gün içinde ödenmesi gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü'nde bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290 m² yüz ölçümlü alan üzerinde onaylı imar planı ve uygulama projesine göre Yat Limanı yapılmak ve işletilmek üzere ...

İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Ulaştırma Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü arasında 18/07/2007 tarihli Mersin Yat Limanı Projesi Uygulama Sözleşmesi'nin imzalandığı, anılan sözleşme gereğince kurulan müdahil şirket ile Ulaştırma Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü arasında 26/06/2009 tarihli Kullanma İzni Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşmenin limanın işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan Hazineye %1 oranında pay ödenmesine ilişkin hükümler içerdiği;

3996 sayılı Kanun'a 13/02/2011 tarihinde eklenen Ek 1. maddeyle, bu Kanun kapsamında yap-işlet-devret modeli uyarınca yapılan yatırım ve hizmetlerden hasılat payı alınmayacağı kurala bağlanmış ise de, söz konusu maddenin yürürlük tarihinden sonra 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere ilişkin olduğu,

müdahil şirket tarafından gerçekleştirilen yatırım 13/02/2011 tarihinden önce olduğundan maddenin uygulanamayacağı ve Ulaştırma Bakanlığı ile müdahil şirket arasında imzalanan 25/06/2009 tarihli Kullanma İzni Sözleşmesinde, tesislerin işletmeye geçmesinden sonra hasılattan pay alınacağının öngörüldüğü dikkate alındığında, "..." işletme adıyla davacı şirket tarafından işletilen iş yerine ilişkin davacının kiracı olduğu tarihten dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar hasılat payı ödenmesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

ancak dava konusu işleme konu hasılat paylarının ait olduğu dönemlerde davacının kiracı olmadığının tespit edilmesi halinde, bu dönemlere ilişkin hasılat paylarının davacıdan istenilemeyeceğinin açık olduğu;

Bu kapsamda Mahkemenin ara kararına verilen cevabi yazı ve eklerinden, uyuşmazlığa konu 987.936,00-TL hasılat payının 2011-2020 yıllarına ait olduğu, davacı şirketin ise iş yerinde alt kiracı olarak 2021 yılı Şubat ayı içerisinde faaliyet göstermeye başladığı, 2011-2020 arası dönemde farklı tüzel ve gerçek kişilerin (2012-2020 yılları arasında müdahil ... şirketinin, 2020-2021 yılları arasında ...'nın) kiracı olduğu,

dolayısıyla davalı idarece hasılat payı ödenmesi yönünde işlem tesis edilirken 2011-2020 yılları arasında davaya konu iş yerinde kimlerin kiracı olduğu araştırılarak bu kiracılar hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken, söz konusu hasılat paylarının işlem tarihinde kiracı olup 2011-2020 yılları arasındaki hasılat paylarını ödeme yükümlülüğü bulunmayan davacıdan tahsil edilmeye çalışıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı ile davacı yanında müdahil Mersin Yat Limanı İşletmeleri A.Ş. tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemle söz konusu hasılat payının 15 gün içinde ödenmesi gerektiği, ödenmediği takdirde kiracıdan alınması gereken hasılat payının hak lehdarından alınacağının bildirildiği, davacı tarafından ödeme yapılmadığından 4706 sayılı Kanun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in ilgili hükümleri gereğince alınması gereken hasılat payının tahsili için hak lehdarı olan müdahil Mersin Yat Limanı İşletmeleri A.Ş.'ye 01/11/2022 tarihli yazının gönderildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı ile davacı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ...

Mevkiinde bulunan ve ...tarih ve... sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile 3996 sayılı Kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret Modeline göre gerçekleştirilmek üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından 09/05/2006 tarihinde ihale edilen Mersin Yat Limanı İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüz ölçümlü (187.720,00 m2 kara alanı - 145.570,00 m2 deniz yüzeyi) alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere Mersin Yat Limanı İşletmeleri A.Ş. ile 1 yıl 6 ay

yatırım, 23 yıl 6 ay işletme süresi olmak üzere toplam 25 (yirmi beş) yıl süreli kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihinde imzalanmıştır.

Kullanma İzni Şartnamesi'nin 15. maddesinde, "Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat işin sahibince işletilmesi halinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır.

Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden, brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır.

İzin sahibi ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinin bir örneği idareye verilir. Kira payları, izin sahibi ile kiracı arasında yapılan sözleşmeye göre kira bedellerinin izin sahibine ödenmesi gereken ayı takip eden ayın yirminci günü mesai bitimine kadar ilgili muhasebe birimine yatırılır. Kiracılardan alınmayan hasılat payları izin sahibinden alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.

Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Hasılat Payı" başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1 (yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa yatırılır.” düzenlemesi yer almıştır.

Devamında 30/12/2022 tarihli sözleşme ile 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi ile Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır.

30/12/2022 tarihli Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Hasılat Payı" başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1 (yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa ödenir.

Birinci fıkra hükümleri uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren yürürlükten kalkacaktır.

Uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren, kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat izin sahibince işletilmesi halinde bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. Kullanma izni sahibinin bu yerler üzerinde yürüttüğü faaliyetin niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda izin sahibinden cari yıl kullanma izin bedelinin yüzde yirmisi hasılat payı olarak alınır.

Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinde elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. ...

İzin sahibi ile kiracılara ait olan yıllık hasılatı gösteren ve ilgili vergi dairesine yıllık beyanname ekinde verilen gelir tablosu, 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mal Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na göre yetkili kılınan serbest muhasebeci mali müşavirler veya yeminli mali müşavirlere onaylatılarak, her yılın yıllık beyanname verme dönemini takip eden ay içinde ilgili idareye verilir ve kira/hasılat payları aynı süre içerisinde ilgili muhasebe birimine yatırılır. Kiracılardan alınmayan hasılat payları izin sahibinden alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.

... tarih ve ... sayılı Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemiyle, söz konusu Mersin Yat Limanında bulunan iş yerinin işletme sahibi ve kiracısı olan davacı şirkete, 2020 yılı ve öncesi hasılat payları ile 31/05/2022 tarihine kadar ödenmesi gereken 2021 yılı hasılat paylarının toplamı olan 987.936,00-TL'nin 15 gün içinde ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.

Bunun üzerine davacı tarafından anılan... tarih ve ... sayılı Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanun'da gösterilen usullere tabidir.".

"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "İdari dava türleri şunlardır: a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sepep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylemler ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar hariç,

kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.".

"İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya ünvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı.

"Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği. 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, 14. maddenin 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddedileceği.

"İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Görev, bir davanın konusu itibarıyla hangi mahkeme tarafından görüleceğinin belirlenmesine ilişkindir. 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddeleri uyarınca görev ve yetki ilk inceleme aşamasında gözetilecek hususlardan olup, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine, idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilir.

Bu nedenle, davanın idari bir dava olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu hususta, adli-idari yargı görev ayrımının kıstaslarının araştırılması önem arz etmektedir. Zira, söz konusu kıstasların neler olduğu mer'i mevzuatımızda düzenlenmemiştir. Ancak, doktrinde kabul edilen bazı kıstaslar mevcuttur. Bu kıstaslardan biri de, maddi olaya uygulanacak kanunun niteliğidir. Eğer uyuşmazlık konusu olaya uygulanması gereken kanun, kamu hizmetlerinin ihdas ve yürütülmesi ile ilgiliyse davanın idari yargının görevinde olduğu anlaşılmaktadır (Aydın H. Tuncay, Orhan Özdeş, Recep Başpınar, Yüzyıl Boyunca Danıştay, 1968, Ankara, s. 652).

Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında idarenin idari fonksiyonuna girdiği kabul edilen işlem ve eylemleri ile sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Ancak idarenin her tür işlem ve eyleminden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanına girdiği de söylenemeyecektir. İdarenin kimi eylem ve işlemlerinin yargısal denetimi, kanun koyucunun açık düzenlemesi sonucu adli yargıya tabi kılınabilir.

Mahkemenin önüne gelen bir davada esas incelemesi yapıp karar verebilmesi için, o davaya bakma konusunda görevli ve yetkili olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle mahkemeler, görevine girmeyen konuda karar veremeyeceği gibi, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan da kaçınamaz (Anayasa, m. 36). Bir uyuşmazlık açısından hangi mahkemenin görevli olacağı hususu kamu düzenindendir ve bu husus kanunla belirlenir.

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlığı altında idari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları;

idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar şeklinde düzenlenmiştir.

Bu bakımdan idari yargının görev alanını belirleme açısından kanun koyucu, idari işlem, idari eylem ve idari sözleşme gibi daha teknik ve somut kavramlara Kanun'da yer vermiştir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, özellikle idarenin gerçekleştirdiği işlem ve eylemler açısından idari yargının görevli olduğuna karar verebilmek için söz konusu işlem veya eylemde kamu gücünün ya da kamusal bir ayrıcalığın kullanılıp kullanılmadığını araştırmakta; diğer bir ifadeyle idari işlem yahut idari bir eylem olup olmadığına dikkat etmekte ve buna göre yargı yolunu belirlemektedir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlıklar ile ilgili olarak görevli yargı yolunu belirlerken, söz konusu idari işlemi gerçekleştiren kurumun hukuki statüsünün yanı sıra, işlemin kamu gücüne dayanıp dayanmadığını esas olarak araştırmaktadır.

Uyuşmazlık Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlık açısından idarenin kamu gücüne dayalı, tek taraflı bir idari işleminin bulunması durumunda, uyuşmazlığın idari yargı düzeninde görüleceğine ilişkin pek çok karar vermiş, bu noktada idari işlem kavramını yargı düzenini belirleme açısından bir ölçüt olarak benimsemiştir.

Mahkeme, söz konusu kavramı, "kamu idarelerinin kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemler" şeklinde tanımlamış; bu bakımdan idari işlemin unsurlarına ilişkin öğreti ile benzer bir tanıma yer vermiştir.

Mahkemenin vurguladığı bu tanım neticesinde idarenin re'sen, kamu gücünü kullanarak ve tek taraflı bir işlem tesis etmesi yeterli olup, bu bakımdan işlemin muhatabı olan kişinin herhangi bir açıklamada bulunması da gerekmemektedir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, kamu idare ve kurumlarının, hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukukî durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemleri idari işlem; görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmalarını ise idarî eylem olarak tanımlamaktadır (Uyuşmazlık Mahkemesi, E:2016/507, K:2017/11, Karar Tarihi: 20/02/2017).

Yargıtay Onbeşinci Hukuk Dairesinin E:2019/3203 ve K:2020/2270 sayılı kararıyla, “Kural olarak Devlet ihalelerinde eser sözleşmesinin yapılması aşamasına kadar ortaya çıkan uyuşmazlıkların giderilmesinde görevli yargı yolu idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra, uygulanmasına ilişkin doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri ise adli yargıdır. Yargı yolunun caiz olması 6100 sayılı HMK 'nın 114/1-b maddesi gereğince dava şartlarından olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece resen nazara alınabilecektir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/03/2001 tarih ve 2001/257-285 sayılı kararı, Dairenin yerleşik uygulama ve içtihatları ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03/02/1997 tarih ve 4/3 sayılı kararlarına göre kamu kurumlarının taraf olduğu eser sözleşmesinden doğan davalarda feshin sözleşmeden önce veya sonraki sebeplere göre yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir. Sözleşmenin imzalanmasından önce ortaya çıkacak ihtilâflarda idari yargı görevlidir.” değerlendirmelerine yer vermek suretiyle sözleşmenin imzalanmasından sonra çıkan ihtilaflarda adli yargının görevli olduğuna hükmetmiştir.

Uyuşmazlığa konu olayda, davacı şirket tarafından, söz konusu Mersin Yat Limanında bulunan iş yerinin işletme sahibi olduğu ve müdahil şirketin kiracısı durumunda olduğu, davalı idarece gönderilen dava konusu işlemle hasılat paylarının ödenmesinin istenildiği, söz konusu iş yerini 03/02/2021 tarihinde kiraladığı, kira sözleşmesi imzalanmadan ve hatta tüzel kişilik kazanmasından evvel doğmuş olan hasılat payından sorumlu olamayacağı, iş yerinin kiralanması akabinde 6 ay boyunca pandemi sebebiyle çalıştırılamadığı, gelir elde edilemediği,

işlemin geriye yürütülmeye çalışıldığı gibi iddialarla bakılan dava açılmış olup, dava konusu işlem ile davacıdan ödenmesi istenilen hasılat payına ilişkin düzenlemelerin müdahil şirketle imzalanan kullanım sözleşmesi ile davacı ve müdahil şirket arasındaki kira sözleşmesinin yorumlanmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, müdahil şirket ile imzalanan, her iki tarafa karşılıklı edimler yükleyen sözleşmeden kaynaklanan davada, adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu hususu gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2025/1663, K. 2025/2665, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Usul Yönünden
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/1663
Karar No
2025/2665
Tarih
15 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2025/1665 K.2025/2939
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1675 K.2025/2739
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1695 K.2025/2752
  • Danıştay 7. Daire E.2025/1701 K.2025/2837
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1702 K.2025/2562
  • Danıştay 10. Daire E.2025/1724 K.2025/4003

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.