İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /15. Daire

DANIŞTAY · 15. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 15. Daire E.2015/9962 K.2016/1693

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Esas2015/9962Karar2016/1693Tarih14 Mart 2016Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

15. Daire 2015/9962 E., 2016/1693 K.·T.C. Danıştay On Beşinci Daire

Karar tarihi
14 Mart 2016
Esas No
2015/9962
Karar No
2016/1693
Temyiz Eden (Davacılar)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
Vekili
—
İstemin Özeti
... İdare Mahkemesi'nin .... günlü, E:...; K:...sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi
Temyiz konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

Dava; davacılar murisi .....in 10.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda ağır yaralı olarak kaldırıldığı .... Devlet Hastanesinde 11.09.2014 tarihinde vefat etmesi sonucunda hastane doktoru tarafından adli olay olmasına rağmen Cumhuriyet Başsavcısına bilgi verilmeden, otopsi yapılmadan hatalı rapor düzenlenerek, cenazenin defnedilmek üzere aileye teslim edilmesine ve daha sonra hatanın giderilmesi amacıyla aynı gün .....Cumhuriyet Başsavcılığı kararı uyarınca kabir açılarak otopsi yapıldığından dolayı davacıların uğradığı ileri sürülen manevi zararın karşılığı olarak toplam 65.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; uyuşmazlık konusu olayda, davacıların tazminat istemi, murislerinin hastanede ölümü üzerine doktor tarafından hatalı ölüm raporu düzenlenmesine ilişkin idari işlemden kaynaklanmakta olup, bu işlemden davacıların en geç otopsi için cenazenin çıkarıldığı 11.09.2014 tarihinde haberdar oldukları kabul edildiğinde bu tarihi izleyen 60 günlük dava açma süresi içinde yani en geç 10.11.2014 tarihine kadar dava açmaları ya da aynı süre içinde davalı idareye başvuru yaparak bu başvurunun reddi üzerine geri kalan dava açma süresi içinde dava açmaları gerekirken,

bu süre geçirildikten sonra 19.11.2014 tarihinde yapılan başvuruya davalı idarece cevap verilmeyerek talebin zımnen reddedildiğinden yola çıkılarak 20.03.2015 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafça; usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği,

aynı yasanın 15. maddesinin (1/e) bendinde ise, dilekçeler üzerine yapılan ilk incelemede, idari mercie başvurulmadığının anlaşılması üzerine dilekçelerin merciine gönderilmesi hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmüne göre, idari eylemden dolayı zarara uğrayanlar, tam yargı davası açmadan önce, idareye başvurarak zararların tazminini talep etmek zorundadırlar. İdare, başvuru üzerine uğranıldığı ileri sürülen zararın tazminine yönelik iradesini açık ya da zımni bir işlem ile ortaya koymaktadır. İdarenin ''ön karar'' denilen bu işlemi üzerine idari yargı merciilerinde tam yargı davası açılabilmektedir.

Yasayla öngörülen tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.

İdari eylem; idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar murisinin trafik kazası sonucu yaralı olarak kaldırıldığı .....Devlet Hastanesinde 11.09.2014 tarihindeki ölümü sonrasında hastane doktoru tarafından normal ölüm gibi rapor düzenlenip yakınlarına teslim edilerek defnedilmesi sonrası olayın fark edilerek .....Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve ...sayılı kararı uyarınca ... tarihinde kabir açılmak suretiyle otopsi yapıldığı, akabinde cenazenin tekrar yakınlarına teslim edilerek defnedildiği,

davacılar tarafından da murislerinin kabrinin açılarak otopsi yapılması sonucu oluştuğu ileri sürülen manevi acı nedeniyle toplam 40.000 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle 19.11.2014 tarihinde davalı idareye başvuruda bulundukları, bu başvurularına davalı idarece herhangi bir cevap verilmemesi üzerine 20.03.2015 tarihinde kayıtlara giren bu dilekçe ile 65.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda her ne kadar Mahkeme tarafından uyuşmazlık konusu idari işlemin icrasından kaynaklanan tam yargı davası olarak nitelendirilip, adli vaka olmasına rağmen doğal ölüm raporunun düzenlendiği 11.09.2014 tarihinden itibaren İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 11 kapsamında altmış gün içinde idareye başvurup verilen cevap üzerine dava açılması gerekirken bu süreler geçirildikten sonra açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de,

uyuşmazlık idare ajanının adli bir olay olmasına rağmen adli rapor düzenleyip savcılığa haber vermesi gerekirken normal ölüm raporu düzenlemesi sonucu defnedilen cenazenin otopsi yapılmak üzere kabir açılmasından kaynaklanan manevi zarardan ibaret olduğu, söz konusu zararın idarenin işleminden değil idarenin ajanının yapması gereken bir eylemi yapmaması yani eylemsizliğinden kaynaklandığı hususunda duraksama bulunmamakta olup, idare ajanının eyleminden ya da idare ajanının eylemsizliğinden kaynaklanan zararların İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 13 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

İdarenin ajanı olan hekimin eylemsizliği sonucu oluşan dava konusu manevi zarar kabrin açıldığı 11.09.2014 tarihinde ortaya çıkmıştır. Davacı tarafından bu tarihten itibaren madde 13 kapsamında 1 yıllık süre içerisinde 19.11.2014 tarihinde idareye başvuru yapılmış zımni ret üzerine de 20.03.2015 tarihinde idari yargıda tazminat talepli dava açılmıştır.

Durum böyle olunca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren,

dava süresi içinde dava açılabileceği hususu göz önüne alındığında davacının eylem tarihinden (11.09.2014) itibaren bir yıl içinde, 19.11.2014 tarihli dilekçe ile 'na müracaat ederek uğramış olduğu zararların tazminini talep ettiği, idarenin bu talebe cevap vermeyerek başvuruyu zımnen reddettiği anlaşıldığından, davanın esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesi'nin ... günlü, E:...; K:... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 15. Daire, E. 2015/9962, K. 2016/1693, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
15. Daire
Esas No
2015/9962
Karar No
2016/1693
Tarih
14 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10004 K.2016/1484
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10018 K.2016/1442
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10047 K.2016/1700
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10069 K.2016/1954
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10073 K.2016/1671
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/10225 K.2016/1381

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.