İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /15. Daire

DANIŞTAY · 15. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 15. Daire E.2016/2708 K.2019/312

Dava konusu istem: ... tarihinde .. İli, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde meydana gelen bombalı patlama şeklinde gerçekleşen terör eylemi sonucunda 'nun yaralanması nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri kendisi için 200.000,00-TL, eşi için 50.000,00- TL…

Esas2016/2708Karar2019/312Tarih5 Şubat 2019Okuma5 dk · 1.000 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/2708 E., 2019/312 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire Temyiz Eden Ve

Karar tarihi
5 Şubat 2019
Esas No
2016/2708
Karar No
2019/312
Karşı taraf (davalı)
—
Vekili
—
Karşı taraf (davacılar)
—
İstemlerin konusu
.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.000 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: ... tarihinde .. İli, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde meydana gelen bombalı patlama şeklinde gerçekleşen terör eylemi sonucunda 'nun yaralanması nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri kendisi için 200.000,00-TL, eşi için 50.000,00- TL ve kızı ... için 25.000,00-TL, kızı ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; meydana gelen patlamanın ... terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği, davacı tarafın devlete ve toplum bütünlüğüne yönelik terör eylemi sonucu özel ve olağandışı bir zarara uğradığı, olayın terör eylemi olduğu davalı idare tarafından da kabul edilerek davacıya 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca maddi tazminat ödendiği,

olayda hizmet kusuru saptanamadığına göre, olayın oluş şekli ve zararın niteliği karşısında davacının uğradığı zararın sosyal risk ilkesine göre tazmin edilerek toplumca paylaşılması gerektiği, olayın terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı yerlere göre daha az gerçekleştirildiği bir yerde meydana gelmesinin eylemin devlete ve toplum bütünlüğüne yönelik olma niteliğini, zararın özel ve olağandışı olma niteliğini değiştirmediği, aksi düşüncenin sosyal risk ilkesinin kaynağı olan toplumun huzuru, dayanışma ve adalet anlayışına dayalı sosyal hukuk devleti ilkesine, eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı düştüğü;

bu nedenle olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesinin söz konusu olduğu; davacılardan için 100.000,00-TL, için 25.000,00-TL, için 12.500,00-TL ve için 12.500,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00- TL manevi zararın sosyal risk ilkesine göre idarece tazmini sosyal hukuk devlet ilkesi ve hakkaniyet gereği olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile toplam 150.000,00-TL manevi tazminatın adli yargıda dava açma tarihi olan 11/11/2011 itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, söz konusu mahkeme kararının hukuka ve yürürlükteki mevzuata aykırı olduğu, Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde zarar görenin yakınları lehinde ancak ağır bedensel zarar veya ölüm halinde manevi tazminata hükmedilebileceği, somut olay bakımından davacı dışındaki davacılar lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceğinden, bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ...

Valiliği Zarar Tespit Komisyonu tarafından davacı 'na 12/04/2012 tarihli karar ile 77.205,00-TL bedelinde maddi tazminat aldığı, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminatın düzenlenmediği, olayın terör olayı olduğu ve idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dosya kapsamında manevi tazminatın unsurlarının oluşmadığı, manevi tazminata hükmedilebilmek için hem ağır kusur hem de ağır hasarın koşullarının birlikte oluşması gerektiği, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.

Davacıların tarafından, davacı 'nun 50 yaşında, 2 çocuk sahibi, aşçı olarak çalışan bir vatandaş olduğu, terör saldırısı sonucu ağır yaralandığı, ciddi görme kaybı ve uzuv kaybı yaşadığı, geçirdiği ameliyatlar sonucu kendisine protez göz takıldığı, acı verici ve uzun bir tedavi süreci yaşadığı, idare mahkemesince manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulünün doğru olmadığı, tarafların sosyal ekonomik durumlarının incelenmeden tazminata karar verildiği, somut olayda davacının tamamen kusursuz olduğu, kabul edilen tazminatın zenginleşmeye yol açmayacağının açık olduğu,

faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak adli yargıda dava açma tarihi olarak belirlendiği, faizin olay tarihinden itibaren belirlenmesi gerektiği, davalı taraf lehine hükmedilen ret vekalet ücretinin de hatalı verildiği, dosyada davalı adına avukatın bulunmadığı, Hukuk Müşavir Yardımcısının bulunduğu, avukat olarak beyanda bulunmayan bir kişi için vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, davacıya Zarar Tespit Komisyonu tarafından maddi tazminat ödendiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, dosya kapsamında manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olduğu, vekalet ücretine ilişkin olarak 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uygun olduğu belirtilerek davacılar temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi ile davacıların adli yardım talebi Mahkemece kabul edildiğinden, adli yardım talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle davacılardan için ...-TL, için ...-TL, için ...-TL ve için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'lik kısmının kabulü ile manevi tazminata adli yargıda dava açma tarihi olan 11/11/2011 tarihinden itibaren yasal faiz hesaplanarak davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, temyiz harç ve posta ücretinin mahkemesince tamamlattırılmasına,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

5233 sayılı Kanun, yargısal ve bilimsel içtihatlarla kabul edilen "sosyal risk" ilkesinin yasalaşmış halidir. Bu nedenle, "sosyal risk ilkesi" uyarınca tazmini gereken uyuşmazlıklarda adı geçen Kanunun uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle; 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalarda, zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının bulunmadığı, fakat kişilerin salt toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle zarar gördükleri ve bu nedenle ortaya çıkan bu zararın paylaştırılması gerektiği hallerde, idari yargı yerince 5233 sayılı Kanunun uygulanması suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.

Buna göre; 5233 sayılı Kanunun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucu uğranılan maddi zararların tazminini öngörmesi, diğer bir deyişle, manevi zararların tazminini kapsamaması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararının manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 15. Daire, E. 2016/2708, K. 2019/312, 5 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ... Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
15. Daire
Esas No
2016/2708
Karar No
2019/312
Tarih
5 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2016/2790 K.2019/565
  • Danıştay 13. Daire E.2016/3096 K.2019/352
  • Danıştay 13. Daire E.2016/3309 K.2019/351
  • Danıştay 13. Daire E.2016/4231 K.2019/360
  • Danıştay 13. Daire E.2016/4248 K.2019/359
  • Danıştay 13. Daire E.2016/4378 K.2019/570

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.