KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2016/14469 E., 2020/933 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Esas No
- 2016/14469
- Karar No
- 2020/933
- Temyiz eden (davalı)
- —
- Vekilleri
- —
- Karşı taraf (davacı)
- —
- Vekili
- —
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; … nun … Koordinatörlüğünde sözleşmeli statüde uzman olarak görev yapan davacının, 2016 yılı sözleşmesininin … İl Koordinatörlüğünde imzalaması yönünde tesis edilen … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
… İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacıya isnat olunan olumsuz davranışların soruşturularak, buna göre mevzuatça öngörülen disiplin hükümlerinin uygulanması gerekirken, davacıya isnat olunan söz konusu olumsuz davranışları nedeniyle cezalandırılması mahiyetinde olarak, davacının naklen atanması sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yönetmelikle Başkana verilen sözleşme imzalama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanıldığı, davacı hakkında.
İl Koordinatörlüğünde uzman olarak görev yaparken, proje başvuru sahipleri ve danışman firmalar tarafından yapılan birden fazla şikayetin bulunduğu, şikayet dilekçelerinde davacının agresif olduğu, aşağılayıcı ifadelerle Kurumun imajını zedelediği, bu durumun … 'ta proje yapmak isteyenlerce çekinceyle karşılandığı, belirtilen durumlar karşısında davacı hakkında inceleme raporu hazırlandığı, anılan raporda;
davacının kurumun üstlendiği misyona uygun davranmadığının, pek çok hibe faydalanıcısı ve danışman firma tarafından şikayet edildiğinin, çalışma arkadaşları ile sorun yaşadığının, agresif tarzı ve aşağılamalarıyla … ilinde proje yapmayı düşünenlere karşı Kurumun imajını zedelediğinin tespit edildiği; bozulan çalışma barışı ve huzurun yeniden tesis edilmesi, verimliliğin arttırılması ve proje sahipleri nezdinde kamu otoritesinin yeniden sağlanması için (TKDK) Personel Yönetmeliği'nin 21. maddesinin Başkana tanıdığı yetki doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
… nun … Koordinatörlüğünde sözleşmeli statüde uzman olarak görev yapan davacının, 2016 yılı sözleşmesininin … İl Koordinatörlüğünde imzalaması yönünde tesis edilen … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin birinci fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
16/04/2008 günlü, 26849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Personel Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin Feshi ve Sona Ermesi" başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasında; "Personelin sözleşmesi, sözleşmenin sona ermesinden itibaren Başkanın onayı ile sınavsız olarak yenilenebilir." hükmüne; "Performans, Özlük Dosyası ve Disiplin" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Personel hakkında performans değerlendirmesi yapılır ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun özlük dosyası ve disiplin hükümleri kıyasen uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kulanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içitihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında proje ve iş sahipleri tarafından birden fazla şikayet dilekçesinin verildiği, davacının iş arkadaşları ile amiriyle bir takım sorunlar yaşadığı ve bu durumun kurum içindeki yazışmalara konu olduğu yönündeki iddiaların araştırılması için davalı idarece iki denetçi görevlendirildiği; bunun sonucunda da anılan denetçilerce … günlü, … sayılı inceleme raporunun tanzim edildiği görülmüştür.
Bu durumda; davacı hakkında … günlü, … sayılı inceleme raporu düzenlenmesi ve dosyasına sunulması karşısında, Mahkemece anılan rapordaki tespitler de dikkate alınarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken; "davacıya isnat olunan olumsuz davranışların soruşturularak, buna göre mevzuatça öngörülen disiplin hükümlerinin uygulanması gerekirken, davacıya isnat olunan söz konusu olumsuz davranışları nedeniyle cezalandırılması mahiyetinde olduğu" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 2. Daire, E. 2016/14469, K. 2020/933, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama