İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2018/430 K.2020/3250

…. İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu olayda, Kanunla aile hekimlerinin işyeri hekimliği yapmasına cevaz verilmiş olsa da, davacının Halk Sağlığı Müdürlüğü'nden izin almaksızın işyeri hekimi olarak çalışmaya başladığı,…

Esas2018/430Karar2020/3250Tarih5 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.283 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2018/430 E., 2020/3250 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
5 Kasım 2020
Esas No
2018/430
Karar No
2020/3250
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Valiliği
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Dava Konusu İstem
Dava; … İli, … İlçesi, ... No'lu … Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacının, izinsiz olarak işyeri hekimliği yaptığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshine ilişkin 18/07/2016 günlü ve 15143 sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.283 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti

…. İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu olayda, Kanunla aile hekimlerinin işyeri hekimliği yapmasına cevaz verilmiş olsa da, davacının Halk Sağlığı Müdürlüğü'nden izin almaksızın işyeri hekimi olarak çalışmaya başladığı, dolayısıyla ''işyeri hekimliği yapabilir'' şeklinde makam onayı almadan işyeri hekimliği yaparak Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Kazanç getirici başka iş yapma yasağı'' başlıklı 7. maddesini ihlal ettiği, bu nedenle sözleşmenin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … günlü, E:…, K:… kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, işyeri hekimliği yaptığına ilişkin ilgili bilgi ve belgelerin davalı idareye bizzat kendisi tarafından verildiği, konu hakkında bilgisi olmadığı için sehven gecikmeli olarak başvuruda bulunduğu, herhangi bir kastının bulunmadığı, davalı idare tarafından aynı durumdaki birçok aile hekiminin sözleşmesinin sonlandırılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Temyiz istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce; Danıştay Onikinci Dairesinin 24/01/2018 günlü, E:2018/30, K:2018/139 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

. İli,. İlçesi'nde bulunan. No'lu. Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacının,.

Halk Sağlığı Müdürlüğü'ne başvurarak işyeri hekimi olarak çalışmak için izin talep etmesi üzerine OSGB ile yaptığı sözleşmeye istinaden 03/02/2016 tarihinden itibaren makam onayı almadan işyeri hekimliği yaptığının tespit edildiği, başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/06/2016 tarihli inceleme raporunda davacının Aile Hekimliği Sözleşmesinin sona erdirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, bunun üzerine 14/06/2016 tarihli yazı ile davacıdan savunma istenildiği, davacının 22/06/2016 tarihli savunması yeterli görülmeyerek,

izinsiz işyeri hekimliği yaptığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 7. maddesini ihlal ettiğinden, anılan Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu uyarınca hazırlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin ''Denetim'' başlıklı 33. maddesinde ''(1) Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülkî idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tâbidir.

Denetim yapmaya yetkili amir, ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılığı doğrudan kendisi tespit edebileceği gibi, tespiti yapmak üzere incelemeci veya soruşturmacı da görevlendirebilir. Bu denetimler Kurum tarafından belirlenen denetleme formları ile gerçekleştirilir.

Mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılık tespit edildiği takdirde, Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde ilgililer hakkında işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.

Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi '' başlıklı 13. maddesinde; '' (1) Aşağıdaki hâllerde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesi, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirilir:...c) 7 nci maddede belirtilen faaliyetlerde bulunulduğunun tespit edilmesi...'' hükmüne yer verilmiş; anılan Yönetmeliğin '' Kazanç getirici başka iş yapma yasağı'' başlıklı 7. maddesinde ise.

(1) Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, bu görevleri dışında, bilimsel faaliyetler ve telif hakları hariç olmak üzere, mesleklerinin icrasından menfaat temin edemezler. Sanatsal ve sportif faaliyetler dışında esnaf veya tacir sayılmayı gerektiren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Herhangi bir yerde hizmet akdi ile çalışamazlar.

Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar, ticarî mümessil, ticarî vekil, kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar.'' hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasının 02/01/2014 tarihli, 6514 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik cümlesinde; ''Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir.

Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak iş yeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir. '' hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasının incelenmesinden; … İli, … İlçesi'nde bulunan … No'lu … Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; OSGB ile 03/02/2016 tarihinde iş yeri hekimliği sözleşmesi imzalandığı, akabinde 29/04/2016 tarihli dilekçe ile … Halk Sağlığı Müdürlüğü'ne başvurarak iş yeri hekimi olarak çalışmak için izin talep edildiği, davacının izin talebi üzerine konu hakkında bilgi sahibi olan davalı idarece başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/06/2016 tarihli inceleme raporunda, davacının Aile Hekimliği Sözleşmesinin sona erdirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, konu ile ilgili 22/06/2016 tarihli savunması yeterli görülmeyen davacının, izinsiz iş yeri hekimliği yaptığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği görülmüştür.

İdari işlemler tesis edilirken, idarelerce hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle de bağlı oldukları, bu ilkenin ise, “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu, “elverişliliğin”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gerekliliğin”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılığın” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade ettiği,

bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu veya idareler tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunmasının zorunlu olduğu, ulaşılmak istenen amaç ile yaptırım arasında makul bir dengenin sağlanabilmesi için mevzuata aykırı eylemin karşılığı olarak uygulanacak yaptırımın, hak mahrumiyetine ve temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına engel olacak, ulaşılmasını engelleyecek nitelikte ve ağırlıkta olmaması gerektiği açıktır.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından OSGB ile imzalan iş yeri hekimliği sözleşmesinden kısa bir süre sonra 29/04/2016 günlü dilekçe ile yetkili birime başvurularak izin talep edildiği, davacı hakkında yürütülen incelemenin, anılan başvuru sonucu bilgi edinilmesi üzerine başlatıldığı da dikkate alındığında, davacının yetkili birimden izin almaksızın iş yeri hekimliği yaptığından bahisle aile hekimliği sözleşmesinin feshi sonucunu doğuran yaptırım ile fiil arasındaki dengenin bozulduğu ve ilgilisi açısından hakkaniyete aykırı bir uygulamaya sebebiyet verildiği; bu durumda, öngörülen yaptırımla ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunmaması nedeniyle, dava konusu işlemde hukuk devletinin bir gereği olan ölçülülük ilkesine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2018/430, K. 2020/3250, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2018/430
Karar No
2020/3250
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2018/430 K.2020/3312
  • Danıştay 13. Daire E.2018/431 K.2020/3313
  • Danıştay 7. Daire E.2018/460 K.2020/4498
  • Danıştay 7. Daire E.2018/461 K.2020/4499
  • Danıştay 7. Daire E.2018/462 K.2020/4500
  • Danıştay 4. Daire E.2018/479 K.2020/4380

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.